YEMEK İÇMEK ve KULLANILACAK ŞEYLER HAKKINDA
Haram kötü ve zararlıdır
Sual: Birşey zararlı olduğu için mi haram edilmiştir, yoksa haram edildiği için mi zararlıdır?
CEVAP Bu hususta Ehl-i sünnetin iki büyük imamı olan İmam-ı Eşari ile İmam-ı Matüridi hazretlerinin görünüşte farklı iki ayrı kavilleri var ise de, aralarındaki ayrılık lafızda olup esasta birdir. Her ikisi de, Allahü teâlânın haram kıldığı, yasak ettiği herşeyin kötü ve zararlı olduğunu bildirmişlerdir. Bu hususta âlimler arasında ihtilaf yoktur. Mesela domuz eti zararlı olduğu için haram kılınmıştır. Haram kılındığı için de zararlı ve kötüdür. Allahü teâlânın gönderdiği eski dinlerde, bazı şeyleri yemek haram iken dinimizde helal kılınmış, eski dinlerde helal olan, bazı şeyler de dinimizde haram kılınmıştır. Fakat bunda da bazı hikmetler bulunmaktadır. Bu hikmetler bildirilmemiştir. İnsanoğlu herşeyin hikmetini anlamaktan aciz kalmaktadır.
Emirlerde mantık aramak
Sual: Bazı kimseler diyor ki: (Domuz etini iyice kaynatınca bir zararı olmaz. Bir bardak bira, bir damla şarap içmek, vücuda zarar vermediği için günah olmaz. Gusül ve abdest temizlik içindir. Vücut kirlenmedikçe, gusletmek veya abdest almak mantıksızlıktır. Namaz iyi bir jimnastiktir. Ama bugün modern jimnastik şekilleri vardır. Kapanmaktan maksat da erkekleri tahrik etmemektir. Saçın görünmesi erkekleri tahrik etmez. Kapanmasının hiçbir mantıkî sebebi yoktur. Yakın akraba ile evlenmek, çocukların sakat olma riskinden dolayı yasaklanmıştır.)
CEVAP Dinimizde bir şey haram ise, hikmetini, fayda veya zararını bilmesek de onun haram olduğuna inanmak gerekir. Dinimizin bildirdiği şeylere akla uygun olduğu, yahut tecrübe ile anlaşıldığı için inanmak iman olmaz. Çünkü bu, akli, tecrübeyi tasdik etmek demektir. Haramlarda muhakkak vücuda zarar veren bir şey aranmamalıdır! Bugün tıp, her ne kadar hastalık bulaştıran etin domuz eti olduğunu tespit etmişse de, Domuz etinde bulunan büyüme hormonunun kansere sebebiyet verdiği açığa çıkmışsa da, domuz eti ile trişinoz hastalığı geçiyorsa da, domuz şeridi, mide ve barsak yolu ile kana geçerek, göz, beyin gibi önemli organlarda ağır hastalıklara sebebiyet veriyorsa da, domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura uğradığı, namusunu kıskanmadığı ve daha başka zararları tespit edilmişse de, yine de (Mutlaka şu sebepten dolayı domuz haram edilmiştir.) denilemez. Fakat hiç zararı tespit edilmese de, dinimiz yasak ettiği için, domuz etini yemek haramdır. Besmelesiz kesilen kuzu eti de haramdır. Demek ki, maksat, dinin emrine uymaktır. Bir yudum şarabın, bir bardak biranın vücuda zararı olmayabilir. Bir damla idrarın da zararı olmayabilir. Ama dinimiz bunların damlasını yasak etmiştir. Gusül ve abdest mutlaka maddî kirlerin temizlenmesi için değildir. Öyle olsaydı, su olmayınca toprakla yıkanmak, yani teyemmüm emredilmezdi. Halbuki toprağa bulaştırmak temizlemediği gibi, üstelik elimizi de kirletir. Demek ki gusül ve abdest, maddî temizlikten çok, manevî temizlik içindir. Maddî temizliğe de faydası olur. Ama asıl gaye maddî temizlik değildir. Modern jimnastik yapılsa namaz kılınmış sayılmaz. İyi olur diye üç rekatlık bir namazı dört kılsak namaz sahih olmaz. Demek ki, maksat, daha iyi hareket yapmak, daha çok namaz kılmak değil, dinin emrine uymaktır.
Kadınların kapanmasında, erkeklerin tahrik olma şartı yok. Hiç kimse olmasa da, dinimiz, namaz kılarken kapan diyor. Hiç kimse olmasa da evde, açık dolaşma diyor. Bunların erkekleri tahrikle bir ilgisi yok. Tahrik için olsaydı, cariye denilen kadınların başları, kolları, bacaklarının açık gezmesine, namaz kılmasına dinimiz izin vermezdi. Gaye tahrik olsaydı, bir erkek, ana, bacı, kardeş çocuğu, süt kardeş, hala ve teyzenin saç, kol ve bacakları açık yanlarında oturamazdı. Oturmasına izin verildiğine göre, demek kapanma emrinin mutlaka tahrik ile ilgisi yoktur. Tahrik, belki birçok sebepten birisi olabilir. Demek ki gaye, tahrikle hiç ilgili değildir. Esas gaye, söz dinlemektir. Saçı açmanın insanlara bir zararı yok, saçı kapatmanın mantığı, söz dinlemektir. Bir erkek, kız kardeşi ile evlense çocukları mutlaka sakat olur diye bir şey yok. Yabancı ile evlilikte de aynı hastalıklar olabiliyor. Hz. Adem zamanında kız kardeşle evlenmek Allah'ın emri idi. Eğer mutlaka çocuklar sakat olsaydı, o zaman Allah bunu emretmezdi. Eğer maksat, çocukların sakatlığı olsa idi, 20 yaşındaki bir genç, artık doğurmaları mümkün değil diyerek, menapoz dönemine giren halası ile, teyzesi ile evlenmesinde sakınca görülmez, süt kardeşle evlenmesi yasaklanmazdı.
Bununla beraber, dinimizin emrinde mutlaka faydalar, yasaklanmasında da zararlar vardır. Bir emirde hiç fayda, bir yasakta da hiçbir zarar görülmese de, bunlara riayet etmek gerekir.
Şüpheli gıdaları yemek
Sual: İçinde domuz yağı olma ihtimali olan gıdaları yemek câiz midir?
CEVAP İmam-ı Gazalî hazretleri buyurdu ki: (Haram olmayan, fakat şüpheli olan şeylerden de sakınmalıdır! Hadis-i şeriflerde, (Şüpheli şeyi terk et, şüphesiz şeyi al), (Şüphelilerden sakınan, dinini, ırzını korumuş olur. Şüpheli etrafında dolaşan, harama düşebilir) buyuruldu. Fakat yiyecek ve içeceklerde şüphe edip yememek, takva değil, vesvesedir. Şunu iyi bilmelidir ki, insanlara, (Muhakkak helâl olanı, temiz olanı yiyin!) diye emir olunmadı. Çünkü bunu kimse yapamaz. Onun için (Helâl olduğu, temiz olduğu zannedileni yiyin!) denildi. Yani (Haram olduğu meydanda olmayan şeyleri yiyin) denildi. Eshâb-ı kirâm, kâfirlerin verdiği suyu içerlerdi. Halbuki, pis, necis olan şeyleri yemek haramdır. Kâfirler ise, çok kere pis olur. Elleri ve kapları şaraplı olur. Leş yemekten çekinmezler, yani, Besmelesiz kesilen veya kesilmeyip başka suretle öldürülen hayvanları yerlerdi. Aldıkları kâfir şehirlerinde, kitaplı kâfirlerden et, peynir satın alır, yerlerdi. Halbuki, o şehirlerde müslüman olmayanlar arasında içki satan, fâiz alıp verenler vardı. [İhya] İmam-ı Kastalanî hazretleri buyurdu ki: Peygamber efendimiz, Hayber'de, eshab-ı kiramla bir Yahûdinin zehirli kebabından bir lokma yedikten sonra, (Bu et, bana zehirli olduğunu söyledi) buyurup başka yemedi ve son hastalığında, (Hayberde yediğim zehirli etin acısını hâlâ hissediyorum) buyurdu. (Mevahib) [Bu olay Buhârî ve Müslim'de de geçmektedir.]
Araºtirmak gerekmez
Resulullah efendimiz, bir yahudinin ekmegini ve tereyagli yemegini temiz mi diye sormadan yedi. Bu yag hangi hayvanin [domuz yagi mi, koyun yagi mi], ekmegin hamuru su ile mi, yoksa ºarap ile mi yoguruldu diye sormadi. Temiz mi diye sormadan müºrik kadinin su kabindan abdest aldi. Bunlar, araºtirmanin gerekmedigine birer delildir.
(Berika)
Kâfirler, gidalarimiza necaset katabilecekleri gibi, zehir de katabilirler. Nitekim yahûdi yemeğe zehir katmıştır. Peygamber efendimiz de, araştırmadan o yemeği yemiştir. Çünkü necis olduğu bilinmiyen şeyleri yememek takva değil, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayı emretmektedir.
(Hadika) Dinimiz, "Birºeyin helal olmasi için delil aranmaz, haram olmasi için delil aranir" der. Necis olan bir ºeye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir. (Usul-i Pezdevi) Margarin, sucuk, meºrubat ve diger gidalarin içine necaset katilsa, fakat katildigi bilinmese yemek câiz olur. Bilmek, ya bizzat görmekle veya adil müslümanlarin necaset katildigini biz gördük demeleriyle anlaºilir. Katiliyormuº demekle haram olmaz. (Eºbah) Sabunlara da domuz yagi katilabilir. Fakat necasetli yag ve domuz yagi sabun yapilinca, ºarap sirkeye dönünce temiz olur. Bütün kimyevî degiºmeler böyledir. (Tahtavî) Gida maddelerine hile yapilabilir. Fabrika, içine çeºitli necasetler katabilir. Yahut ihmal yüzünden necaset kariºabilir. Süt sagilirken içine hayvan necaseti kariºabilir. Reçelin, pekmezin içine fare düºüp ölebilir. Imalatçi, kazani dökmeyebilir. Meºrubatlara konan esans alkolde eritilebilir. Bunun gibi çeºitli necaset kariºabilir. Fakat içinde necaset oldugu kesin olarak bilinmiyen bütün gida maddeleri temiz kabul edilir, yenmesi günah olmaz. (ªerh-i Eºbah, Tahrir) Bir tavuk karni yarilmadan, kaynar [yani yüz derece] suya konursa necis olur, yenmesi haram olur. Eger, karni yarilip içi yikanip temizlendikten sonra, kaynar konursa, tüylerine necaset bulaºmamiºsa, yenmesi helal olur. Kaynamiyan [80-90 derece] suda birakilan içi boºaltilmamiº tavugun, yalniz derisi necis olur, böyle bir tavugun içini boºalttiktan sonra, üç defa soguk su ile yikaninca her yeri temiz olur. Bu bakimdan kaynar su ile, kaynamayan sicak su kariºtirilmamalidir. Nasil kesildigi, nasil haºlandigi, necis oldugu kesin olarak bilinmezse, böyle tavuklari yemek günah olmaz. Çünkü necis oldugu bilinmiyen ºeyleri yememek takva degil, vesvese olur. Dinimiz de vesveseden kaçmayi emretmektedir. Vesvese eden, ruhsatlarla amel etmelidir! Üzerinde necaset görünmiyen her ºey temiz kabul edilir. ªüphe etmekle necis olmaz. Gidalarda necis maddeler var zanni ile gida almamak vesvesedir, aºiriliktir. Hadis-i ºerifte, (Aºiri gidenler helak oldu.) buyuruldu. Ifrat ve tefritten yani aºiriliklardan uzak olmak ve orta yolu tutmak gerekir. Hadis-i ºerifte, (Iºlerin hayirlisi vasat olanidir.) buyuruldu. Dinimiz, "Birºeyin helal olmasi için delil aranmaz, haram olmasi için delil aranir" der. Necis olan bir ºeye dair bir delil bulunmazsa, temiz kabul edilir.
"E" maddeli gıdalar Bazı vatandaşlar, gıdalardaki, bilhassa margarinlerdeki domuz yağı söylentisinden tedirgin olmuş. Kod numaraları yazılı bir E listesi göndermişler. Bu işi ciddi şekilde araştırıp bilgi verilmesini istiyorlar. Bu hususta gerekli araştırmalar yaparak birkaç defa uzun yazı yazdık. Dini hükmünü bildirdik. Vatandaşları böyle tedirgin edenlerin günaha girdiklerini açıkladık. Ancak o yazılarımızı okumamış olanlar için, bu defa da, bütün margarin imalatçılarının altında imzası bulunan Bitkisel Yağ Sanayiciler Derneğinin gazetelere verdikleri ilanın özeti şöyle: (Değerli Halkımıza Son günlerde kamuoyunda margarinlerde domuz yağı veya domuzdan üretilen katkı maddeleri kullanıldığına dair çıkarılmaya çalışılan tamamen asılsız söylentileri ve "E listesi" ile ilgili iddiaları üzücü bir haksızlık olarak değerlendirmekteyiz. Gıda katkı maddelerinin belirtilmesinde T.C. Sağlık Bakanlığınca hazırlanan ve 7.6.1990 tarih ve 20541 nolu Resmi Gazetede yayınlanan "Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliği", Avrupa Topluluğu Kodunu benimsemiş ve ambalajlara yazılması zorunluluğunu kanunen getirmiştir. Bu sistem çerçevesinde Europe (Avrupa) kelimesinin baş harfi olan "E" ve ilgili gıda katkı maddesinin kod numarasının ambalaj üzerine konması zaruridir. Sağlık Bakanlığının 17.11.1993 tarih ve 13300 numaralı yazısından da açıkça anlaşılacağı üzere, Türkiyede domuz kaynaklı katkı maddeleri ile domuz yağı içeren mamul gıdalara üretim izni verilmemiş olup, bahsi geçen E listeli katkı maddelerinin domuz kökenli olması kanuni açıdan da kesinlikle mümkün değildir. Margarinlerimizde domuz yağı veya domuzdan elde edilmiş herhangi bir katkı maddesi yoktur, hiçbir zaman da olmamıştır. Öte yandan, halkımızın temel dini ve ahlâki değerlerine olan hassasiyeti sebebiyle ve yanlış bilgilerin doğurabileceği her türlü tereddütü ortadan kaldırmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığı da konuyu inceleyerek bu tür dedikoduları yaymaktan sakınmak gerektiğini ve bu yağları yemenin dinen bir mahzuru olmadığını açıklamıştır. ) Bu yazıdan da anlaşıldığı gibi, Türkiyede imal edilen margarinleri ve diğer gıdaları yiyip içmekte mahzur yoktur. Zaten içinde necis madde bulunduğu kesin olarak bilinmiyen gıdaları yemenin caiz olduğunu bütün İslâm âlimleri ittifakla bildirmişlerdir. (Hadika)
İlaçların içerisine konan bazı alkol maddeleri
Sual: İlaçların içerisine konan bazı alkol maddeleri var. Öksürük, uyku ve benzeri teskin edici ilaçlar içerisinde de muhtelif alkol tipleri var. Kimyevi olarak alkol tabir edilen maddelerden haram olan ve olmayanları konusunda bilgi rica edecektim. CEVAP Sadece etil alkol haram olan alkoldür, diğerlerinin kimyadaki adı öyledir. Alkol çeşitleri şöyledir: İçilmesi haram olan alkol, etil alkoldür. Buna sadece alkol veya ispirto da diyorlar. Başka adı yoktur. Diğerlerinin kimyadaki adı alkoldür. Kullanılması günah değildir. Bunlar: Etanol = Etil alkol = İspirto: Kısaca alkol denir. Şekerli selülozlu ve nişastalı her maddenin Fermantasyonu (Mayalanması) sonucu ortaya çıkar. Lak, vernik, boya, sabun, parfüm ve ilaçların hazırlanmasında çözücü olarak kullanılır. Kullanılması günah olmayan alkollerden bazıları: Metanol = Metil Alkol: Endüstride, çözücü olarak bazı boyaların elde edilmesinde kullanılır. 20 gramdan fazlası öldürür, azı gözü kör eder. Gliserin = Propan triol: Her türlü yağlardan elde edilir. Eczacılıkta, kozmatik ve gıda sanayiinde ve dinamit yapımında kullanılır. Fenil etanol: Gül yağında bulunur. Ester haline getirilerek parfümeride kullanılır. Propanol = Propil alkol: İki çeşidi vardır: Normal propil alkol, izo propil alkol. Gıda sanayin de kullanılmaz. Zehirlidir. Aseton elde edilmesinde ve çözücü olarak kullanılır. Cetyl Alkol= Setil Alkol: Gliserin ile estereşmesinden simil alkol elde edilir. Kozmetik sanayiinde kulanılır. Butil Akol = Butanol: Mısır karbonhidratlarının mayalanmasından elde edilir.
Benzil Alkol: Parfümeride esterleri kullanılır.
Domuzun haram edilmesi
Sual: Domuzun herkese, ipek ve altının erkeklere haram edilişinin hikmeti nedir?
CEVAP Dinimizde birşey haram ise, hikmetini bilmesek de onun haram olduğuna inanmak gerekir. Muhammed aleyhisselamın peygamber olarak bildirdiği şeylere akla uygun olduğu, yahut tecrübe ile anlaşıldığı için inanmak iman olmaz. Çünkü bu, aklı tasdik etmek demektir. Haramlarda muhakkak vücuda zarar veren birşey aranmamalıdır! Domuz, her türlü pisliği yiyen çok pis bir hayvandır. Zararlı bir hayvan olduğu için yalnız Türkler değil, Avrupalılar da, bir kimseye hakaret etmek için "Domuz" derler. Tevratta domuz eti yasak edildiği için bugünkü yahudiler bile domuz eti yemezler. Bugün tıp, insana en çok zarar veren ve hastalık bulaştıran etin domuz eti olduğunu tesbit etmiştir. Domuz eti yiyenlerde [safra kesesi iltihabı, apandisit, barsak iltihabı, çeşitli çıbanlar, mafsal kireçlenmeleri, damar sertliği, romatizma, grip, tansiyon yüksekliği, kalb anjini, infarktüs gibi ] çeşitli hastalıkların görüldüğü meydana çıkmıştır. Domuz etinde bulunan büyüme hormonunun kansere sebebiyet verdiği açığa çıkmıştır. Domuz eti ile geçen trişinoz hastalığının bugün bile tedavisi yoktur. Domuz şeridi [tenya], mide ve barsak yolu ile kana geçerek, göz, beyin gibi önemli organlarda ağır hastalıklara, hatta ölüme sebep olmaktadır.
Kıskançlığı Yok Eder Domuz eti yiyenlerde, kıskançlık hislerinin dumura uğradığı, namusunu kıskanmadığı da tesbit edilmiştir. Domuz yağı, E vitaminini birdenbire yok eder. İnsan, E vitamininden mahrum kalınca nesli söner, E vitamininin yokluğu sevgiyi, aşkı yok eder. E vitamininin noksanlığında erkeklerde kısırlık, kadınlarda çocuk düşürme hastalığı ortaya çıkar. E vitamini yağlardaki acılaşmayı önler. E vitamini tükenince A vitamini acılaşmayı önleyemez. A vitamininin yokluğunda da cinsiyete menfi yönde etki eder. Domuz eti ve yağlı yiyenlerde karakter değişikliğinin ortaya çıktığı da tesbit edilmiştir. Domuz etinin, diğer hayvan etlerine hiçbir üstünlüğü yoktur. Hazmı güç, protein değeri çok düşüktür. Yarın domuzun daha başka zararları da tesbit edilebilir. Yine de (Mutlaka bu veya şu sebebten dolayı domuz haram edilmiştir.) denilemez. Fakat hiç zararı tesbit edilmese de dinimiz yasak ettiği için, domuz etini yemek haramdır. İpek ve altının erkeklere haram ediliş sebebine de bu açıdan bakmak gerekir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Altın ve ipek , kadınlara helal, erkeklere ise haramdır.) [Tahavi]
(Altın ve gümüş kaptan yiyip içmek, ipek giyinmek ve üzerinde oturmak haramdır.) [Buharî]
Gayri müslimlerin yemeklerini yemek
Sual: Hıristiyan kadınları, pişirdikleri yemekten bize getiriyorlar. Biz de bu yemekleri yiyoruz. Bazıları gayr-i müslimlerin pis olduklarını, hediyelerini almanın caiz olmadığını söylüyorlar. Doğru mudur?
CEVAP Gayr-i müslimlerin yemeklerini yemek, verdikleri hediyeleri alıp kullanmakta mahzur yoktur. İslâm âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki: (Tevbe suresi 29. ayet-i kerimesinde (Müşrikler elbette pistir.) buyuruluyor. Hanefi âlimleri bu ayeti, Allahü tealanın (Müşrikler pistir) buyurması, (Müşriklerin kalblerinin, itikadlarının pis olduğu içindir) diye açıklamışlardır. Gayr-i müslimler, temizliğe riayet ederlerse, bedenlerine pis denemez. Çünkü Peygamber efendimiz, bir yahudi evinde yemek yedi, bir müşrikin kabı ile taharetlendi. Hz. Ömer de bir Hıristiyan kadının kabından taharetlendi. Müşriklerin bedenleri de pis olsaydı, onların yemeklerini yemez, sularını içmezlerdi. Eğer müşriklerin bedenleri pis olsaydı, iman edince temiz olmamaları gerekirdi. O hâlde onlara pis denilmesi, kalblerinin pis olduğunu bildirmek içindir. İman edince kalblerindeki bu pislik gider, temiz olur. İtikadlarının, kalblerinin pis olması, bedenlerin de pis olmasını gerektirmez. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Ehl-i kitabın [Yahudi ve Hıristiyanların] pişirdiklerini, kestiklerini yemek helaldir.) [Maide-5] İhtiyat Değil O hâlde, kâfirlere karışan, alış-veriş eden müslümanları pis bilmemelidir! Böyle müslümanların pis olduklarını sanarak, bunların yiyecek ve içeceklerinden sakınmamalı, müslümanlardan ayrılmak yoluna sapmamalıdır! Bu hâl, ihtiyat değil, bu hâlden kurtulmak ihtiyattır.) [Mektubat c.3, m.22] Yine İslâm âlimlerinin en büyüklerinden olan İmam-ı Gazalî hazretleri de buyurdu ki: (Haram olduğu bilinmeyen şeyler yenir. Peygamber efendimiz, bir müşrikin, Hz. Ömer de, bir Hıristiyan kadının testisinden abdest almıştır. Eshab-ı kiram, kâfirlerin verdiği suyu içerdi. Hâlbuki, pis, necis olan şeyi yemek haramdır. Kâfirler ise, ekseriya pis olur. Elleri kapları şaraplı olur. Çeşitli şekilde öldürerek leş ettikleri hayvanları yerler. Eshab-ı kiram, buna rağmen, necis olduğunu kesin olarak bilmedikleri için, onlardan et, peynir gibi gıda maddelerini alıp yerlerdi.) [Kimya-ı Seadet] Dinimiz zımmiye [gayrı müslim vatandaşa] zekât hariç, sadaka, sadaka-i fıtr, adak ve hediye verilmesinin ve onlardan cizye ve hediye almanın caiz olduğunu bildiriyor. (Mevkufat, Dürer) Dinimiz, kâfire itikadlarından dolayı hürmet etmenin ve selam vermenin caiz olmadığını; ama ihtiyaç halinde selam verip müsafeha etmenin caiz olduğunu bildiriyor. (R. Muhtar) Zımmiye zulmetmek, müslümana zulmetmekten daha büyük günahtır. Zımmiyi üzmemek için selam vermek caizdir. (Dürr-ül-muhtar) Hadis-i şerifte ise, (Zımmiye eza edenin hasmı ben olurum) buyuruluyor. (Hatib)
Yine hadis-i şeriflerde (Hediyeyi reddetmeyin!) ve (İstemeden verilen şeyi alınız! Allahü teâlânın gönderdiği rızıktır.) buyuruluyor. [Beyhekî]
İçki hakkında dinimizin emri nedir?
Sual: Şarabın, alkollü içkilerin, sağlığa faydalı olduğu, dozunda içki içmenin günah olmadığı söyleniyor. İçki hakkında dinimizin emri nedir?
CEVAP Kur'an-ı kerimde, hadis-i şeriflerde, Hamr kelimesi, alkollü içki manasında kullanılmaktadır. Biz de kısaca bu kelimeyi içki olarak bildiriyoruz. İçkinin, çeşitli hastalıklara yol açtığı, aklı azalttığı, karaciğeri bozduğu, beyni ve sinirleri harap ettiği, ilmi olarak defalarca tesbit edilmiştir. Bir kimse, müslüman olmasa bile, sağlığa olan zararından dolayı, müslüman ise, dinimizde haram olduğu için, içkiden uzak durmalıdır! Kur'an-ı kerimde mealen buyuruldu ki:
(Şeytan, içki ve kumar ile aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allahı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık hepiniz vazgeçin!) [Maide 91] Bir önceki ayet-i kerimede de içki ve kumar gibi şeylerin şeytanin kötü işleri olduğu, bunları bırakanların kurtuluşa ereceği bildirilmektedir. (Maide 90) İçki ve İlaç İçki çeşitli şeylerden yapılır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(İçkinin haram olduğuna dair kesin hüküm indi. İçki beş şeyden yapılır; üzüm, hurma, buğday, arpa ve baldan. Sarhoş eden her şey içkidir.) [Müslim] İçkinin sarhoş eden miktarı değil, damlası da haramdır. Haram olan şey ilaç olarak kullanılmaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, haram olan şeylerde şifa yaratmamıştır.) [Buharî] İbni Abidin hazretleri bu hadis-i şerifi açıklarken buyuruyor ki: (Haram olan şeylerin ilaç olarak içilmesi, bunun hastaya iyi geldiği, müslüman mütehassıs tabip tarafından biliniyorsa ve o hastalık için başka bir ilaç da yoksa, o zaman bunun kullanılması caiz olur. Caiz olunca da haram olan şey değil, caiz olan şey kullanılmış olur.) [R. Muhtar] Her alkollü içki haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İhtimar [alkol teşekkül] etmiş her içki, sarhoş eden her şey haramdır.) [Ebu Dâvud]
(Çoğu sarhoş eden içkinin, azını da içmek haramdır.) [Nesâî]
(Sarhoş eden her içki haramdır.) [Müslim]
(İçki, bütün kötülüklerin başıdır.) [İ.Neccar]
(İçki kötülük doğurur.) [Beyhekî]
(Allaha ve ahırete inanan içki içmesin, içki içilen sofraya da oturmasın!) [Taberânî]
(İçkiden sakının! Ağaç dal budak saldığı gibi, içki de, kötülük saçar.) [İbni Mace]
(İçki her kötülüğün anahtarıdır.) [Hakim]
(İçki, günahların en büyüğü, bütün kötülüklerin başıdır. İçki içen, namaz kılmaz, anası, halası ve teyzesi ile zina edebilir.) [Taberânî]
(İçki içenin hayâ perdesi yırtılır, şeytan ona yoldaş olur, her kötülüğe sevkeder ve her iyilikten alıkor.) [Taberânî]
(Rahmet melekleri, sarhoştan uzak durur.) [Bezzar]
(İçki ile iman, bir arada bulunmaz, biri, diğerini uzaklaştırır.) [Beyhekî]
(Alkoliğin, kabrinden kalkarken, iki gözü arasında, "Bu Allahın rahmetinden mahrumdur." yazısı görülür.) [Deylemî]
(İçki içenin, kıyamette yüzü kara, dili sarkıktır, pis kokusundan herkes kaçar.) [Zevacir]
(İçkide ilaç özelliği yoktur. Hastalık yapar.) [Müslim]
(Bir zaman gelir ki, içkinin adı değiştirilip helal sayılır.) [İ.Ahmed]
(İçki, zinadan kötüdür.) [R.Nasıhin]
(Suyu da içki içenler gibi içmek haramdır.) [R.Muhtar]
(Alkolik Cennete giremez.) [Hakim]
(Vallahi içki ile imandan biri diğerini uzaklaştırır.) [İbni Hibban]
(İçki içenin kalbinden iman nuru çıkar.) [Taberânî]
İçki Küfre Sürükler İçki, bu kadar kötü olduğu hâlde, her içki içene kâfir denmez. Çünkü Ehl-i sünnet itikadında büyük günah işleyene kâfir denmez. İslâm âlimleri, büyük günahları işliyenler için (Cennete giremez) hadis-i şerifini (Günahının cezasını çekmeden Cennete giremez.) şeklinde açıklamışlardır.
Devamlı büyük günah işliyen, namaz kılamaz, haramlara önem vermez, maazallah imanını kaybedebilir. Bunun için içki içenin birgün iman nuru sönebilir. Atalarımız, (Su testisi su yolunda kırılır.) demişlerdir. Her su testisi, su yolunda kırılmaz. Her içki içen de imansız ölür denemez. Fakat devamlı işlenen günahlar, insanı küfre sürükler. Bu bakımdan büyük-küçük her günahtan kaçmalıdır! (Mektubat-ı Rabbanî)
Meleklerin duasından mahrum kalmak
Sual: Bir müslüman, meleklerin kendisine yapacağı duadan nasıl mahrum kalır? CEVAP Eğer sofrada içki veya meleklerin girmesine mâni olan bir şey varsa, o kişi meleklerin yapacağı bu duâdan mahrum kalır. Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Bana salevat getiren kimsenin, günahlarının affolması için melekler duâ eder,) (Allahın zikredildiği yerlere, melekler rahmet saçar. ) (Kur'an-ı kerimi hatmedene 60 bin melek duâ eder.)
(Bir kimse, uygunsuzluk yapmadıkça, namaz kıldığı yerden ayrılıncaya kadar, melekler, "Ya Rabbi, buna rahmet et" diye duâ ederler.) Eğer salevat getirilen, zikredilen, Kur'an okunan ve namaz kılınan yerde, çalgı aleti veya meleklerin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duâdan mahrum kalınır. Yine hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Melekler, insanlara iyilik öğreten kimselere duâ ederler.) (Din kardeşinin bir işini yapana binlerce melek duâ eder.)
(Abdestli yatan için, o gece bir melek sabaha kadar, "Ya Rabbi, bunu affet" diye duâ eder.) Eğer o yerlerde veya yatak odasında, canlı resmi, kumar aleti veya rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka bir şey varsa, meleklerin yapacağı duâdan mahrum kalınır. Ölüm hastasının bulunduğu odada, hayzlı, cünüp, canlı resmi, kumar aleti, köpek, çalgı aleti ve rahmet meleklerinin girmesine engel olan başka şey bulunmamalıdır. Mümin, ruhunu teslim edeceği vakit, rahmet meleklerini görüp, can verme acısını duymaz. O odaya rahmet melekleri girmezse, o kimse ölürken sıkıntılara mâruz kalabilir. Bir namaz vaktini cünüp geçirmek büyük günahtır. Sarhoş olmak, kumar oynamak ve çalgı çalmak haramdır. Kendisi kullanmasa bile, herhangi bir çalgı aletini evinde bulundurmak günah olur. Kendi yapmasa bile, kötü şeyleri evinde bulundurmak kötü, kendi yapmasa bile, iyi şeyleri bulundurmak iyidir. Mesela, Kur'an-ı kerimi, okumasını bilmese de, bereketlenmek için evinde bulundurmak sevaptır.
Kendi oynamasa bile evde iskambil kâğıdı, tavla gibi kumar aletlerini bulundurmamalıdır. Haramlardan, mekruhlardan kaçılırsa, rahmet meleklerinin yapacakları duâlardan istifade edilir.
Kuş ve hayvan etleri
Sual: Yenmiyen kuşlar, av ve deniz hayvanları nelerdir?
CEVAP
Mizan-ül-kübra, Hadika, Berika, Mezahib-i erbea, Hayat-hayvan gibi kitaplardan alarak yazıyoruz: Maide suresinde yiyip içilmesi haram ve helal olanlar hakkında bilgi vardır.
Avını köpek dişi ile veya pençesi ile yakalayan hayvanın eti yenmez. Karada, suda yaşıyan haşeratı yemek de helal değildir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Azı dişi olan yırtıcı hayvanlar ve pençesiyle avlanan kuşlar yenmez.) [Müslim]
Kuşlardan: Deve kuşu, bağırtlan kuşu, güvercin, bıldırcın, keklik, ekin kargası, tavus, kırlangıç, baykuş, papağan, turna, saksağan, toy, kumru, bülbül, serçe ve sığırcık kuşu yenir. [Şafiîde kırlangıç, tavus, hüdhüd, papağan, yarasa yenmez. Leylek hariç martı, balıkçıl gibi deniz kuşlarının hepsi yenir.] Çaylak, kartal, akbaba, alaca karga, atmaca, şahin yenmez. Bunlar leş yer.
Vahşi hayvanlardan: Geyik, ceylan, zürafa, tavşan yenir. Sincap, samur, sansar, sırtlan, fil, tilki, gelincik yenmez. [Şafiîde tilki, sırtlan, samur, sincap, gelincik yenir.] Fare, kurbağa, kaplumbağa, yengeç, kertenkele, köstebek, kirpi yenmez. [Şafiî ve Malikide kirpi, kertenkele yenir.] At Eti Yenir mi? At eti, tenzihen mekruhtur. [Şafiî ve Hanbelide helal, Malikide haramdır.] [Necaset yemiş olan tavuk, koyun ve sığırı hemen kesip yemek mekruhtur. Tavuğu 3, koyunu 4, sıgır ve deveyi 10 gün hapsetmek, yani necaset yedirmeyip temiz gıda ile beslemek gerekir. Şafiîde ise deve 40, sığır 30, koyun 7, tavuk 3 gün hapsedilir.] Yalnız süt emip başka bir şey yememiş olan küçük kuzuların öldükten sonra karınlarından çıkarılan peynir mayaları temizdir. Koyun, sığır gibi ölmüş hayvanların memelerinden çıkan sütler de temizdir. Her çeşit balık yenir. Balık şeklinde olan deniz hayvanları yenir. Kalkan, sazan, Yunus balığı, yılan balığı yenir. Fakat deniz haşaratı olan yengeç, midye, istiridye, istakoz yenmez. Balık şeklinde olmayan deniz aygırı, deniz hınzırı yenmez. [Şafiîde denizde yaşıyan her hayvan yenir. Bir kısım Şafiî âlimlerine göre ise, taban pis olanlar yenmez. Peygamber efendimiz, (Denizin suyu temizdir, meytesi [bir sebeple öldürülmüş olanı] helaldir.) ve (Kendiliğinden ölüp de, su üstüne çıkan balığı yeme, su çekilip de açıkta kalarak ölmüşse onu ye! Böyle bir sebeple denizde öleni de ye!) buyurdu.] Su içinde kendiliğinden ölüp, karnı üst tarafta duran balık yenmez. Fakat ağ ile, saçma ile, ilaç ile, sarsıntı ile dinamit veya herhangi bir madde ile ölen her balık yenir. Suyun açılıp kurumasında, fazla sıcaktan veya fazla soğuktan dolayı ölen veya kuşlar tarafından öldürülen, su içinde bağlı tutulmakla ölen, buz arasında sıkışarak ölen balıklar yenir. Deniz içinde ölen veya sudan çıkarılmadan tokmak ile vurulup öldürülen veya bıçakla başı kesilen balıklar yenir. Temiz olmayan suların içindeki balıkları yıkayıp yemek caizdir. Avlanan bir balığın içinden çıkan balık, sağlam ise yenir. Besmelesiz Balık Tutmak Balık tutanın müslüman olması ve Besmele ile tutması şart değildir. Çok kimse, bilmediği için, çekirge yenmez zanneder. Çekirgenin helal olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir. Dört mezhebde de yenir. Mezheblerdeki farklı hükümlerin rahmet olduğu hadis-i şerifle bildirilmiştir. Zaruret veya ihtiyaç olunca, başka mezheb taklid edilerek, o mezhebdeki helal olan bir hayvan yenir. Mesela kirpi etinin ekzama, kaşıntı, sedef, baras gibi deri hastalıklarına ve gelincik denilen fil hastalığına iyi geldiği Hayat-ül hayvan kitabında yazılıdır. Hanefi ve Hanbeli mezhebinde kirpi eti yemek haramdır. Şafiî ve Maliki mezhebinde caizdir. Tesirli başka mubah bir ilaç yoksa, hastanın, bu iki mezhebden birini taklid ederek kirpi eti yemesi caiz olur. Kirpinin başını besmele ile kesmek gerekir. Kirpi insanların yanında başını gizler, suya konunca başını çıkarır. Böylece başını kesmek kolay olur. Aç kalıp kendi mezhebine göre helal olan yiyecek bulamıyan kimse, başka mezhebde helal olan bir yiyeceği yer. Hiçbir mezhebde de çare bulamazsa, ölmiyecek kadar haram olan gıdadan yiyip içmesi caiz olur. (Hadika) Sual:
1- Bir tasavvuf kitabının 2. cildinin 21. sayfasında, (kahve, tütün, tömbeki, esrar, şaraptan daha kemdir. Çünkü şaraptan kırk günde kurtulmak mümkündür, ama ötekilerden sıyrılmak çok müşküldür) deniyor. Kahve, tütün, şaraptan daha kötü nasıl olabilir?
2- Yine aynı kitabın 22. sayfasında, (Hacı Bayram-ı Velî ilk şeyhliğinde ücretle on amele tuttu. Bunlar iki sene sonra aşere-i mübeşşere mesâbesinde oldular) deniyor. Hacı Bayram-ı Velî hazretlerinin, kendisinin Eshâb-ı kirâm seviyesine yükselmesi mümkün değilken, nasıl olur da, işçileri yükselebilir?
3- 20. sayfasında ise, (Kadınların Cum'a namazına gitmelerine mâni olunması, kocanın hizmetinden kalmaması içindir. Ondan başka mâni yoktur) deniyor. Demek ki dul kadın ve kızların câmiye ve cum'aya gitmesi gerekiyor. Kocasının hizmeti yoksa, evli kadınlar da gidebilir. Bu nasıl tasavvuf kitabı?
CEVAP
1- Kitaptaki ifâdelerde bir nakil hatâsı olabilir. İstanbul Üniversitesi yayınlarından Gıda Kimyası kitabında deniyor ki: (Çaydaki tein ile, eskiden ayrı bir alkaloit olarak kabûl edilen Kafein'in aynı olduğu tesbit edildi. Çayda %2,5-3, kahvede ise %1,3 oranında kafein bulunur.
Kafein zihni açar Kafein, zihni açar, kan dolaşımını artırır, vücuda sıcaklık verir, yorgunluğu giderir, sindirimi kolaylaştırır. Fazlası sinir sistemi üzerinde etki yapar. Kalb hastalıklarında, sinirleri zayıf insanlarda ve çocuklarda az miktar kahve bile fena etki yapabilir.) [s. 658] Çaydaki kafein, kahvedekinden iki misli fazladır. Kahvedeki kafeine harâm denirse, çaydakine de harâm demek gerekir. Çoğu zarar veren şeyin, zarar verecek miktarını kullanmamalıdır! Vücuda zarar verecek kadar çok yemek de harâmdır. Bazı gıdalar, bazı hastalara zararlıdır. Vücuda zarar verdiği bilinen şeyleri kullanmak doğru değildir. Bir kimseye kahve ve çayın fazlası zarar veriyorsa az içmeli, azı da zarar veriyorsa hiç içmemelidir! Hastaya harâm olan bir şey, sağlama da harâmdır denmez. İmâm-ı Münâvî hazretleri, Câmi'us-sagîr ºerhinde kahve içmenin harâm ve mekruh olmadigini bildirmiºtir. (Hadîka s.143) Çay ve kahvedeki kafein, tütündeki nikotin, fazla alinirsa elbette zararli olur. Çogu zarar veren mubâh bir ºeyin, zarar vermiyen az miktarinin kullanilmasi harâm degildir. Alkollü içkilerin ise, hiç zarar vermese de, damlasi harâmdir. Imâm-i Nevevî buyuruyor ki: Sivi içkilerin azi da harâmdir. Esrarin sarhoº etmiyen miktarini ilâç olarak kullanmak câizdir. (Mühezzeb ªerhi) Afyonun da sarhoº etmiyen az miktari harâm degildir. (Feth-ur-rahîm s.30) Ibni Hacer-i Mekkî hazretleri buyuruyor ki: Afyon ve diger zehirli otlarin alinan çok miktarlari harâmdir, fakat az miktarlarini ilâç olarak kullanmak câizdir. (Zevâcir) Uyuºturucu benc otu mubâhtir. Bununla sarhoº olmak harâmdir. (D.Muhtâr c.3, s.166) Ibni Âbidîn hazretleri, bunu açiklarken buyuruyor ki: Benc otunu ilâç olarak kullanmak câizdir. Sarhoº edici miktari câiz degildir. (Çogu sarhoº edenin azi da harâm olur) hadîs-i ºerîfi sivi içkilere mahsustur. Zehirli bitkileri ve sarhoº edici kati ilâçlari az miktarda kullanmak harâm olmaz. (R. Muhtâr c.5, s.295) Ali Echurî hazretleri, (Tütün içmek akli giderir veya nafaka temininin terkine sebep olursa, harâm olur. Böyle bir durum olmazsa harâm olmaz) buyuruyor. (Gâyet-ül-beyân) Tütün mubâhtir. (Essulh-u beynel-ihvân, El-ukudüddürriyye, Tahtâvî, Berîka)
Tütün zararlidir Bursali Ismail Hakki hazretleri, ilk yazdigi kitaplarinda, tütüne harâm diyordu. Çünkü zamanin padiºahinca tütün yasaklanmiº, içene cezâ veriliyordu. Tütüne isrâf yönünden hiçbir âlim harâm dememiºtir. Fakirin su yerine meºrubat içmesi isrâftir, fakat aliºtigi için çay, kahve veya tütün içmesi isrâf olmaz. ªâfi'î âlimlerinin çoğu, sigaraya tenzîhen mekrûh dedi. (Tahtâvî) Büyük bir âlim, mubâh olan bir şeyi yasaklarsa, talebelerinin itâat ederek, o şeyi kullanmamaları gerekir. Fakat bu herkese şâmil edilemez.
Tütünün bazı zararları
1- 45 yaşın altındakilerden, kroner kalb hastalığından ölenlerin % 80'i sigara tiryakisidir.
2- Sigara içenlerde akciğer kanseri, içmiyenlere nisbetle 15 kat fazladır.
3- Akciğer kanserine yakalananların % 94'ünün sigara tiryakisi olduğu ortaya çıkmıştır.
4- Sigara içmiyen kadınlarda kısırlık % 3,8, sigara içenlerde, % 41,8'dir.
5- Günde bir paket sigara içilen evdeki çocuklar da, günde 5 adet sigara içmiº gibi etkilenir.
6- Bilhassa hâmile ve emzikli iken sigara ve alkole devam eden anneler, çocuklarinin hayatlarini tehlikeye sokmuº olabilirler.
Sual: Dinimizde avciligin yeri nedir?
CEVAP Allahü teâlâ, insanlar için çeºitli hayvanlar yaratmiºtir. Bildircin, tavºan, balik gibi hayvanlarin etinden; sansar, porsuk, tilki gibi hayvanlarin postundan; geyiklerin derisinden; tipta ve itriyatta kullanilmak üzere misk ceylanlarinin miskinden; deniz hayvanlarinin incisinden, mercanindan; filin diºinden istifâde etmek için avlamak; kurt, domuz, yilan, fâre gibi hayvanlari da zararlarini önlemek için, iºkence etmeden, meselâ yakmadan, suda bogmadan öldürmek câizdir. Avcilik yaparken baºkalarinin mahsullerine zarar vermemelidir. Maalesef, (zevk için balik tutmayi ve avcilik yapmayi, ince ruhlu müslümanlara hiç yakiºtirmam. Kendilerine daha normal ve meºru eglenceler bulsunlar) diyen yazarlar türemiºtir. Ticâret için olmasa da, sirf balik yiyebilmek için balik tutmak harâm veya mekruh degildir. Câizdir. Hattâ balik yemeye hiç ihtiyâci olmasa bile, sirf üzerindeki stresi atmak için balik avlayip, tuttugu baliklari muhtâçlara vermek de câizdir. Cenâb-i Hak, Kur'ân-ı kerîmde balık avlamayı helâl kılmış, (Deniz avı yapmak ve onu yemek helâl kılındı) buyurmuştur. (Mâide 96) Allahü teâlânın helâl kıldığı avcılığı gayri meşru iş gibi göstermek yanlıştır. Vahşî hayvanları avlamak, mubâh bir kazanç yolu ise de, ticâret, ziraat, san'at gibi diğer kazanç yolları bundan daha efdaldir. Sırf eğlence için avcılık hoş değildir. Kalbe sıkıntı verir, hayvanlara karşı şefkat duygularını köreltir, merhamet duygusunu azaltır. Fakat avcılığa, hayvan kesmeye harâm veya gayri meşru iş demek câiz değildir. Kasap da hayvanları kesmektedir. Kasabın yaptığı işe vicdansızlık denir mi? Avlanırken, hayvan öldürürken, hayvanlara işkence edilmiyorsa, dînimizin bildirdiği hudutlara riâyet ediliyorsa mesele yok demektir. Avcılık; tüfekle, tuzak kurmakla yapıldığı gibi, talîm görmüş köpek, tazı, şahin, atmaca, doğan gibi hayvanlarla da yapılır. Talîm görmemiş hayvanlarla avcılık yapılmaz. Yanî hayvanin, avı kendisi için değil, sahibi için avlaması lâzımdır. Bir hayvanın talîm görmüş olduğu, peşpeşe üç defa tuttuğu avı yemeden sahibine getirmesinden anlaşılır. Atmaca, şahin gibi tırnaklı kuşların ise, bırakıldıktan sonra, çağrıldığı vakit uçup gelmelerinden anlaşılır. Bir köpek avladığı hayvanı yese veya bir atmaca çağırıldığı hâlde gelmese, böyle hayvanların avladığı hayvan yenmez. Avın yenebilmesi için şunlara riâyet lâzımdır:
1- Av; keklik, tavşan gibi eti yenen hayvan olmalıdır.
2- Avcı, müslüman veya ehl-i kitap olmalı, ava silâh atarken veya talîm görmüş hayvanı ava gönderirken Besmele çekmelidir! Besmele unutulursa mahzuru olmaz. Kasten terk edilirse avın eti yenmez. Kitapsız kâfirlerin, mürtedlerin kestiği, avladığı hayvanı yemek ise harâmdır.
3- Av, aldığı yaradan ölmelidir. Ölmeden ele geçirilirse besmeleyle kesilmesi lâzım olur.
4- Avcı, hemen koşup gitmeli, yara alan av hayvanını hemen boğazlamalıdır! Gidene kadar ölürse mahzuru olmaz, yanî eti yenir. Av, gözden kaybolduktan sonra başka uzak bir yerde ölü olarak bulunursa eti yenmez. Çünkü başka bir sebeple ölmüş olabilir. Meselâ yüksekten düşerek veya bir ağaca çarpıp ölebilir. İlk aldığı yara derin ise, kan akmışsa yenir.
5- Yara alan bir avı, başka birisine âit talîm görmüş bir hayvan tutup öldürürse yenmez. Kendi hayvani öldürmüş olmalıdır.
6- Talîm görmüş bir köpek, tuttuğu avın etinden yerse, o avı yemek câiz olmaz. Fakat şahin gibi bir kuş yakaladığı avın etinden yerse mahzuru olmaz. Çağırılınca gelen avcı kuşun tuttuğu av yenir. Avını köpek dişi ile veya pençesi ile yakalıyan hayvanın eti yenmez.
7- Av tutanın olur. Bir kimse, bir avı vurup düşürdükten sonra, av kalkıp kaçarken, başkası yakalarsa, av yakalayanın olur.
8- Kara ve su kaplumbağası ile istiridye ve midye gibi deniz haşerâtı yenmez.
9- Balık suretinde olmayan deniz hayvanları yenmez. Su içinde kendiliğinden ölüp, karnı üst tarafta bulunan balık yenmez. Ağ ile, saçma ile, ilâç ile, sarsıntı ile, buz arasında sıkışarak ölen balık yenir.
10- Besmelesiz tutulan veya kâfirlerin, avladığı balıkları yemek helâldir. Fakat avladıkları diğer hayvanları yemek ise harâmdır. Hanefî mezhebinde, domuzdan başka her hayvan ölünce kılı, kemiği, siniri ve dişi temiz olur. Leşin derisi, necis olmayan madde ile dabağlanınca temiz olur. Necis madde ile dabağlanınca, üç kere yıkayıp sıktıktan sonra temiz olur. Domuz ve yılan derisi hiçbir zaman temiz olmaz. Bunlarla yapılan cüzdan, kemer, çanta, elbise ile namaz kılmamalıdır! Domuz ve yılan hariç, eti yenmiyen hayvan, dine uygun kesilince veya avlanınca yalnız derisi temiz olur. Böyle öldürülmüş bir hayvanın postu üzerinde namaz kılmak câiz olur. Şâfiî mezhebinde, karada yaşıyan hayvanların leşleri, necis olduğu gibi, bunların bütün parçaları, tüyleri, kılları, kemikleri, derileri ve bunlardan çıkan her şey necistir. Sadece ölmüş tavuktan çıkan yumurta temizdir. Domuz ve köpek hariç, eti yenmiyen hayvanların derileri dabağlanınca temiz olur. (Hidâye, Hindiyye, S.Ebediyye)
Hayvan Öldürmek
Sual: Yemeklere zarar veren karıncaları ve insanları sokma ihtimali olan akrebi ayakla çiğneyip öldürmekte mahzur var mıdır?
CEVAP Akrebi ve yemeklere zarar veren karıncayı eziyet etmeden, suda boğmadan ve ateşte yakmadan öldürmek caizdir. (Berika) Karıncaları öldürmeden başka bir yere atma imkanı olursa, daha iyi olur. Hiçbir hayvanı mecbur kalmadıkça ayakla çiğnememelidir. (Şira)
Sual: Eti yenen ve yenmiyen vahşi hayvanları herhangi bir maksatla öldürmek günah mıdır? Mesela sansarı postu için, ceylanı eti için avlamak caiz midir?
CEVAP
Hiçbir hayvana eziyet, işkence etmek, suda boğarak veya ateşte yakarak öldürmek caiz değildir. Hayvana işkence etmek, gayr-i müslim vatandaşa işkence etmekten daha büyük günahtır. Gayr-i müslim vatandaşa eziyet etmek de müslümana eziyet etmekten daha büyük günahtır. (Dürr-ül muhtar) Maksatsız olarak bir hayvanı öldürmek caiz değildir. Ahirette (Onu niçin öldürdün?) diye sorguya çekilecektir. Hayvanları birbiri ile döğüştürmek de caiz değildir. Hayvanların hakkına riayet etmeli, onlara acımalıdır. Hadis-i şerifte, (Merhamet et ki, merhamet olunasın!) buyurulmuştur. (Şira) Zararlı hayvanları öldürmek caiz olduğu gibi, sansar, porsuk gibi hayvanları derisi ve kürkü için, geyik, ceylan gibi hayvanları eti için öldürmek de caizdir. Domuz hariç, eti yenmiyen çeşitli hayvanları para karşılığı gayrı müslimlere ihraç etmek de caizdir. (Şerh-i Nikaye) Zararsız hayvanları öldürmek caiz değildir. Zararlıları da eziyetsiz öldürmek caizdir.(Berika)
Hayvanı Kısırlaştırmak
Sual: Hayvanlara her türlü eziyet etmek haram olduğuna göre, kısırlaştırmak haram değil midir?
CEVAP Lüzumsuz olarak hayvanı kısırlaştırmak, hayvana eziyet olacağı için haramdır. Fakat bir menfaat için caizdir, günah olmaz. (Hindiyye) Kısırlaştırılan öküzler, iş yapmada daha verimli olur. Kısırlaştırılan koçlar, daha yağlı ve etleri de daha lezzetli olur. Peygamber efendimiz, kısırlaştırılmış bir koç kurban etmiştir. (B. Arifin)
Sual: Köyümüzde danayı kısırlaştırmak (hadım) maksadıyla dananın husyesini dövdüler bu dana kan kaybından öldü. Eti yenir mi? CEVAP
Husyeler dövülmez, çok yanlış etmişler. Hayvan burulur. Kendiliğinden ölen böyle hayvanın eti yenmez. Öleceği zaman besmele ile kesilmesi gerekirdi. Derisinden istifade edilebilir.
Hayvanlara da acımak gerekir
Sual: Hayvanlara da acımak gerekmez mi?
CEVAPHayvanlara da acımak ve iyilik etmek gerekir. Peygamber efendimiz, (Merhametli olmadan imanlı olamazsınız.) buyurunca, oradakiler, (Ya Resulallah, hepimiz merhametliyiz.) dediklerinde, (Yalnız insanlara değil, bütün mahlukata merhametli olmak gerekir.) buyurdu. (Taberânî)
Mesela bir hayvan kesecek kimse, bıçağı hayvanın gözü önünde bilememelidir. Bir gün bir kimse, bir koyunu kesmek için yere yatırır, bıçağını bilemeye başlar. Peygamber efendimiz bunu görüp buyurur ki; (Sen bu hayvanı kesmeden, ona ölüm mü tattıracaksın? Hayvanı yatırmadan önce niçin bıçağını bilemedin?) [Hakim] Bir köpeğin susuzluktan dili çıkar. Bir kuyunun yanında durur. Fakat su derinde olduğu için içemez. Bir kimse, bu köpeğe acır. Ayakkabısı ile kuyudan su çıkarıp köpeğe verir. Bundan dolayı Allahü teâlâ onun günahlarını affeder. Eshâb-ı kiram dediler ki: Ya Resûlallah, hayvanlara iyilikte de, sevap var mıdır? Peygamber efendimiz, (Her canlı hayvana yapılan iyilikte sevap vardır.) buyurdu. (Buhârî) Sahabeden bir zat anlatır: (Resulullahın, kedi su içtikten sonra kalanı ile abdest aldığı da olmuştur.) [Ebû Nuaym] Hayvanlara iyilik edince sevap olduğu gibi, eziyet edince de günah olur. Peygamber efendimiz buyurdu ki; (Bir kadın, bir kediyi bağlayıp ölünceye kadar bir şey vermediği ve başka şey yiyip içmesine de müsaade etmediği için cehennemlik oldu.) [Müslim] Sahabeden bir hanım anlatır: Eshabı kiramdan Ebû Katâde'nin abdest alması için bir kaba su koymuştum. Bir de, kedi gelip bu kaptan su içiverince Ebû Katâde biraz daha su içmesi için, kabı kedinin önüne uzattı. Benim kendisine hayretle baktığımı görünce: niye hayret ettin ey kardeşimin kızı, Resulullah efendimiz, (Kedi pis değildir, etrafınızda dolaşır.) buyurdu. (Tirmizî] Hazreti Ebû Hureyre anlatır: "Bir gün elbisemin içinde küçük bir kedi taºiyordum. Resulullah efendimiz beni görünce, «Nedir bu?» buyurdu. Ben de; "Kedicik!" dedim. Bunun üzerine Resulullah, "Ey Ebû Hureyre" buyurdu. Yani kediyi seven, onlara ana babalık eden kimse buyurdu. Bir gün Ahmed Rıfâî hazretlerinin paltosunun eteğinde, kedisi gelip uyudu. Namaz vakti geldi, kediyi uyandırmaya kıyamadı. Bir süre onu şefkatle seyretti. Uyanmayacağını anlayınca kedinin yattığı yeri kesip namaza gitti. Geldiğinde kedi uyanıp oradan gitmişti. Kesik parçayı paltosuna dikti.
Ebû Bekir Vasiti hazretleri anlatır: "Bir gün giderken başımın üzerinde bir kuş uçmaya başladı. Dalgınlıkla kuşu yakaladım. O elimde iken, başka bir kuş daha uçuyordu. Elimdeki kuşun annesi sanarak kuşu elimden bıraktığım anda, kuş öldü. Buna çok üzüldüm. O günden sonra bende bir sıkıntı başladı ve bir sene geçmedi. Bir gece Peygamber efendimizi rüyamda gördüm. Bir senedir, o kadar çok sıkıntının tesirinde kaldığımı, çok zayıflayıp ayakta namaz kılamaz hâle geldiğimi arz ettim. O zaman; "Bunun sebebi, o kuşun, senden şikâyetçi olmasıdır." buyurdu. Evimizdeki kedi yavrulamıştı. Ben bu sıkıntı içinde düşünürken, bir yılanın kedi yavrularından birisini yakalamaya çalıştığını gördüm. Bastonumu yılana vurunca, kaçtı. Kedinin annesi gelip yavrusunu alıp gitti. Ondan sonra iyileştim; namazlarımı ayakta kılmaya başladım. O gece rüyamda yine Peygamber efendimizi gördüm. (İyi olmanın sebebi, bir kedinin senin için teşekkür etmesidir.) buyurdu.
Sual: Şimdiki çocuklar istenildiği gibi neden eğitilemiyor? Müslümana kâfir kanı vermek caiz midir?
CEVAP Çocuğu helâl gıdâ ile beslemelidir! Harâm gıdânın etkisi çocuğun özüne işler, çocukta uygunsuz işlerin meydana gelmesine sebep olur. Hadîs-i şerîfte (Yiyip içtikleriniz helâl, temiz olsun! Çocuklarınız, bunlardan hâsıl olur) buyuruldu. Çocukları, ahlâksız kadınlara da emzirtmemelidir! Peygamber efendimiz, ahmak kadınları da süt anne olarak tutmamayı, sütün kötü etkisinin olacağını bildirmektedir. Buradan kâfir kadını süt anne olarak tutulmaz ma'nâsı çıkarılmamalıdır! Zîrâ fıkıh âlimi İbni Âbidîn hazretleri, (kâfir kadının müslüman çocuğa ve müslüman kadının kâfir çocuğa süt anne tutulması câizdir) buyurmaktadır. (R.Muhtâr) Ölümden kurtarabilmek için, müslümana kâfir kanı vermek câizdir. (El-Hedyül-İslâmî) Bazıları, (Kan necistir, harâmdır. Harâmla tedâvide de şifâ olmaz) diyorlar. İşin ehli olan İbni Âbidîn hazretleri buyuruyor ki: (Harâm olan şeylerin ilâç olarak kullanılması, bunun hastaya iyi geleceği bilinirse ve helâl olan ilâç bulunmazsa, câiz olur. Şifâ olduğu tecrübe edilen maddeler, ilâç için helâl olur. Harâm olan bir şeyin hastaya iyi geleceğinin bilinmesi, mütehassıs olan müslüman bir doktorun söylemesi ile anlaşılır. Hadîs-i şerîfte, (Allahü teâlâ, harâm olan şeylerde size şifâ yaratmadı) buyuruldu. Etkisi tecrübe ile bilinen harâm maddeleri, zarûret hâlinde ilâç olarak kullanmak câizdir.) [R.Muhtâr] (Zarûretler harâmları mubâh kılar) kâidesine göre, bir hastalığı tedâvi için harâm bir şey kullanmak, yedirmek, içirmek gerekince, bu harâm şey mubâh oluyor. Hasta, harâm olan şeyi değil, mubâh olan şeyi kullanmış oluyor. Yanî harâm, mubâh hâle geliyor, şifâ mubâh madde ile sağlanıyor. Bir misâl verelim: Böbrekteki taşı eriten, hiç bir ilâç bulunmazsa, müslüman bir doktor da bira tavsiye etmişse, ilâç bulunmadığı için içki içme zarûreti hâsıl olmuştur. Zârûretler harâmları mubâh kılacağından harâm madde kullanmak mubâh olur. Hasta şifâ bulursa, mubâh sayesinde şifâ bulmuş olur. Harâm olan madde sayesinde şifâ bulmuş olmaz. Bu husûs iyice anlaşılınca, harâm maddenin, mubâh hâle geldikten sonra kullanılması, (Harâmda şifâ yoktur) hadîs-i şerîfine aykırı olmadığı görülür.
Doyduktan sonra yemek Acıkmadan veya doyduktan sonra fazla yemek de isrâftır. Nefis yemekler yemek, kıymetli, yeni elbise giymek, büyük binalar yapmak, lüks vasıtalara binmek ve haram olmayan daha bunun gibi şeyler, kibir ve övünmek için olmazsa, isrâf değildir. Borcundan çok malı olmayan, çoluk çocuğu sıkıntıya sabredemediği hâlde, bunların ihtiyacını karşılayacak maldan fazlası bulunmayan veya sıkıntıya katlanamadığı hâlde, kendi muhtaç olanın sadaka vermesi isrâf olur. Malı isrâf etmek, cimrilikten de, daha kötüdür.
Etkisi kesin olan ilaçları kullanmamak günah mıdır?
Sual: Hastalanınca, etkisi kesin olan ilâçları kullanmamak günâh mıdır?
CEVAP Elbette günâhtır. Bazı ilâçların, meselâ antibiyotiklerin ve sülfamidlerin bakterilere karşı tesîri; ekmeğin açlığı, suyun susuzluğu gidermesi gibidir. Yangını su ile söndürmek de böyledir. Tesîri kesin olan bunun gibi ilâçları kullanmamak tevekkül değil, ahmaklıktır, harâmdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Her hastalığın ilâcı vardır. Yalnız ölüme çâre yoktur.) [Taberânî]
Hz. Mûsâ, hastalanınca, (İlâçsız da Allahü teâlâ şifâ verir) diyerek ilâç kullanmadı. Allahü teâlâ, (İlâç kullanmazsan şifâ ihsân etmem) buyurdu. İlâcı kullanınca iyi oldu. Fakat sebebini merâk etti. Allahü teâlâ, (Tevekkül etmek için, benim âdetimi, hikmetimi değiştirmek mi istiyorsun? İlâçlara te'sîr veren kimdir? Elbette tesîrleri yaratan benim) buyurdu. (K.Saâdet) Doktora gitmeli, ilâç kullanmalıdır. Fakat, şifâyı doktor ve ilâçtan değil Allahü teâlâdan beklemelidir. Kur'ân-ı kerîmde buyuruldu ki: (Îmânınız varsa, Allahü teâlâya tevekkül ediniz!) [Mâide 23] İlâç almak, âyet-i kerîme ve duâ okumak ve yanında taşımak, insanın ömrünü uzatmaz, ölüme mâni olmaz, eceli geciktirmez. Ömrü olanın dertlerini, ağrılarını giderip, sıhhatli, rahat ve neş'eli yaºamasina sebep olur. Ilâç kullanip da iyi olmayan, ameliyat masasinda ölen az degildir. Bu bakimdan, ilâca, doktora degil, Allaha güvenmelidir. Allahü teâlâya güvenen müslüman da, dînimizin emrine uyarak doktora gidip ilâç kullanir.
Reva ..... ªifa duâsi
Imam-i Ali Riza hazretleri Niºapura gelince, yirmibinden çok ilim adami kendisini karºiladi. Dedelerinden gelen bir hadis-i ºerif okumasi için yalvardilar, Imam hazretleri, (La ilahe illallah sigiinagimdir. Bunu okuyan, kalaya siginir. Kalaya giren de, azabindan kurtulur.) hadis-i kudsiyi okudu. Ehl-i sünnet âlimleri, bunu aºagidaki gibi, okuyup üzerine üflenen hastalarin ºifa bulacaklarini bildiriyor. Aºagidaki yazinin islâm harfleri ile yazilip, dogru okunmasi gerekir.
Insan parçasini kullanmak ve kadin sütü içmek
Sual: Insan parçasini kullanmanin ve kadin sütünü içmenin hükmü nedir?
CEVAP Insan parçasini zarûretsiz kullanmak ve kadın sütünü içmek harâmdır. Nihâye, Hâniyye ve Tehzîb kitablarında deniyor ki: Tabîb-i müslim-i hâzık [Müslüman ve mütehassıs doktor] şifâ vereceğini ve başka ilâç olmadığını söyleyince hastanın kan içmesi, leş yemesi câizdir. Hele ölümden kurtulmak için sözbirliği ile helâl olur. (R. Muhtâr c.5, s.249 ) Müslüman, mütehassıs tabîb, kadın sütünün muhakkak iyi edeceğini ve başka ilâç olmadığını söylerse, hastanın kadın sütü içmesi câiz olur. (İ.Hümâm-Feth-ul Kadîr) Görüldüğü gibi kadın sütü içmek, zarûret olurca câiz olmaktadır. Bu bakımdan damara kan verilmesinin de câiz olduğunu, Şeyh Tâhir-üz-Zâvî, (Hedy-ül islâmî)de bildirmiştir. Kan ve organ naklinin câiz olmadığını söyliyenler, tamamen mesnetsizdir.
Haramda Şifa Aramak
Sual: Bazısı, mubah ilaç bulunmayınca, haram olan bir şeyle de tedavinin caiz olduğunu söylüyor. Hâlbuki Buharîdeki hadis-i şerifte, Allahın, haram olan şeyde şifa yaratmadığı bildiriliyor. Şifası olmayan şeyin kullanılmasının sebebi nedir?
CEVAP
İbni Abidin hazretleri buyuruyor ki: (Haram olan şeylerin ilaç olarak kullanılması, bunun hastaya iyi geleceği bilinirse ve helal olan ilaç bulunmazsa, caiz olur. Şifa olduğu tecrübe edilen maddeler, ilaç için helal olur. Haram olan bir şeyin hastaya iyi geleceğinin bilinmesi, mütehassıs olan müslüman bir doktorun söylemesi ile anlaşılır.) [R. Muhtar] (Zaruretler haramları mubah kılar) hükmüne göre, bir hastalığı tedavi için haram birşey kullanmak, yedirmek, içirmek gerekince, bu haram şey mubah oluyor. Hasta, haram olan şeyi değil, mubah olan şeyi kullanmış oluyor. Yani haram mubah hâle geliyor, şifa mubah madde ile sağlanıyor. Bunu bir misalle açıklayalım! Böbreklerdeki taşı eritecek, hiç bir ilaç bulunmazsa, müslüman bir doktor da haram bir madde ile tedaviyi tavsiye etmişse, ilaç bulunmadığı için haram madde kullanma zarureti hasıl olmuştur. Zaruretler haramları mubah kılacağından, haram madde kullanmak mubah olacaktır. Hasta şifa bulursa, mubah sayesinde bulmuş olacaktır. Haram olan madde sayesinde şifa bulmuş olmıyacaktır. Bu husus iyice anlaşılınca haram maddenin, mubah hâle geldikten sonra kullanılması (Haramda şifa yoktur) hadis-i şerifine aykırı olmaz.
Bal Şifalıdır
Sual: Doktorlar bal yememi söyledi. Balın dindeki yeri nedir?
CEVAP Kur'an-ı kerimde balın şifa olduğu bildirilmektedir. (Nahl 69) Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Hafızayı kuvvetlendirmek için bal yiyin!) [M.Nasihat]
(Bedeni besliyen üç şeyden biri de bal yemektir.) [Şira]
(Hastaya, bal gibi şifalı birşey yoktur.) [Ebu Nuaym]
(Balda bereket ve şifa vardır. Yetmiş peygamber bala duâ etmiştir.) [B.Arifin)]
(Şifa olan şeyden biri de bal yemektir.) [Buharî]
(Faydalı tedavilerden biri de bal şerbeti içmektir.) [Buharî]
(Her ay, 3 sabah aç karnına bal yiyene, büyük bir hastalık isabet etmez) [Beyhekî]
(Lohusaya taze hurma hastaya bal şifalıdır.) [Ebu Nuaym]
(Helal para ile alınan bal, yağmur suyu ile şerbet yapılıp içilirse her derde deva olur.) [Deylemî] Baldan başka tatlının şifası yok. Zehirden başka acının zararı yok.
Gözün sıhhati için tavsiye
Sual: Göz için ilaçlardan pek faydalanamadım. Gözün sıhhati için ne tavsiye edilir?
CEVAP Her ilaç, herkese aynı şekilde tesir etmez. Başka doktora da gidip kullanılan ilaçları göstererek başka ilaçları denemek iyi olur. Çünkü hadis-i şerifte buyuruluyor ki: (Allahü teâlâ, her hastalığın ilacını yaratmıştır. Yalnız ölüme çare yoktur.) [Taberânî] Göğe, denize ve yeşile bakmak insanı dinlendirir. Yeşilliğe bakmanın göze cila verdiği, gözü kuvvetlendirdiği, denize bakmanın ibâdet olduğu, Peygamber efendimizin akarsuya ve yeşilliğe bakmaktan hoşlandığı hadis-i şerifle bildirilmiştir. (Ebu Nuaym) Yine hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Üç şey, göze cila verir: Yeşilliğe, akarsuya ve güzel yüze bakmak) [Hakim]
(Sürme çekmek, yeşilliğe ve güzel yüze bakmak gözü kuvvetlendirir.) [İ.Süyuti]
(Aksırınca "Elhamdülillah" diyen göz ağrısı görmez.) [Taberânî]
Bakması helal olan kimselere bakmak faydalıdır. Yoksa, yabancı kadınlara bakmak, gözü zayıflatır, kalbi karartır. Göz ağrısı için, Kur'an-ı kerimi okumasını bilmiyenin de, Mushafa bakması çok faydalıdır. Peygamber efendimiz gözü ağrıyınca, Cebrail aleyhisselam (Mushafa bak!) dedi. (Şira)
Sual: Erkeklerin gözlerine sürme çekmesi caiz midir?
CEVAP Erkeklerin süs, zinet için sürme çekmeleri caiz değildir. Fakat tedavi maksadıyla sürme çekmeleri caizdir. Kirpiklerin dökülmemesi, gözlerin kuvvetlenmesi için sürme çekmek iyidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(İsmid ile gözlerinize sürme çekin! Çünkü o, gözü kuvvetlendirir, kirpikleri çoğaltıp uzatır.) [Tirmizî] [Peygamber efendimizin her gece sürme çektiği bildirilmiştir.]
(En iyi sürme, ismid sürme taşıdır. Çünkü o, gözü parlatır, kirpikleri uzatır.) [Nesâî]
(İsmidle sürmelenmeye devam edin, çünkü o, kirpikleri uzatır, göz çapaklarını giderir ve gözü kuvvetlendirir.) [Taberânî] [Sürme, göz kalemi denilen boyalardan farklıdır. Attarda bulunur. Bazı hacılar, Hicazdan gelirken sürme de getiriyorlar.]
Sual: Dinimizce, işkembe, karaciğer, dalak ,vb.. gibi hayvanların sakatatlarının yenmesinde bir mahzur var mıdır?
CEVAP Üçünü de yemek caizdir. Kur'an-ı kerimde kan haram edildiği için, aklını ölçü alan bazı kimseler ve bazı müsteşrikler, (dalak kandır, ciğer kandır, öyle ise yemek haramdır) diyorlar. Kur'an-ı kerimde (Meyte ve kan size haram kılındı) buyuruluyor. (Maide 3) Meyte, kendiliğinden ölen, leş olan hayvandır. Bir müsteşrik, bu ayete bakarak kendi kendine ölen balığın haram olduğunu söyler. Müsteşrike göre sadece delil Kur'andır. Hâlbuki Allahü teâlâ mealen (Bir işte anlaşamazsanız, bu işin hükmünü öğrenmek için Kur'ana ve sünnete bakın!) buyuruyor. Kur'an-ı kerime bakınca müsteşrik balığın yenmiyeceğini anlar. Dalak kandır. Müsteşrik, ayete bakınca bunun da haram olduğunu anlar. Fakat sünnete bakılınca balık ve dalağın helal olduğu görülür. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Size iki meyte ve iki kan helal kılındı. İki meyte balık ve çekirge, iki kan da karaciğer ve dalaktır.) [İbni Mace]
Peygamber efendimiz Meyteyi açıklamasaydı, hiçbir müslüman balık yiyemezdi.
Yurda kaçak getirilen etler
Sual: Yurda kaçak getirilen Buffalo denilen hayvan yenir mi? Bir de zürafa, zebra (yaban eşeği), kanguru, deve kuşu ve Yunus balığı yenir mi? CEVAP Hepsi de yenir. Avını köpek dişi ile yakalayan hayvanın eti yenmez. Avını pençesi ile yakalayan, leş yiyen kuşların eti yenmez. Hadis-i şerifte (Azı dişi olan yırtıcı hayvanlar ve pençesiyle avlanan kuşlar yenmez.) buyuruluyor. Buffalo, sığır gibi ot yer, geviş getirir. Zürafa ve zebra ceylan gibi ot yer, kanguru, tavşan gibi ot yer. Bunların köpek dişleri yoktur. Deve kuşu, hindi gibidir, avını pençesiyle yakalamaz, leş yemez. Yumurtası da yenir. Balık şeklinde olan deniz hayvanları yenir. Kalkan, Yunus ve yılan balığı yenir. Fakat deniz haşaratı olan yengeç, midye, istiridye, istakoz yenmez. Balık şeklinde olmayan deniz aygırı, deniz hınzırı yenmez.
Yemeğe konan şarap sirkeye dönüşmez
Sual: Aşağıdaki yazıda doğruluk payı var mıdır?
(Alkol ve alkollü içkiler, keyif verici, uyuşturucu olarak içildikleri takdirde haramdır. Bunlar kaynatılır, pişirilen yemeklere katılır ve içki olmaktan çıkarılırlarsa normal gıdaya döner, haram listesinden çıkarlar. Hz. Ömer, kaynatılmış şarabı içmiş, içmek istemeyen Ubade b. Samit adlı sahabîye şöyle çıkışmıştır: 'Ey ahmak! O kaynadı, şaraplığı kalmadı. Sen, sirkeyi içmiyor musun? O da bu sudan...' O halde, alkolün pişmekte olan yemeklere, lezzet verici olarak katılmasının (et ve balığa bir miktar şarap ekleyerek pişirmek gibi) dinen hiçbir sakıncası yoktur.) (bk. Ebu Zehra; 299)
CEVAP
Zerre kadar doğruluk payı yoktur. Üstelik Hz. Ömere de iftiradır. Ebu Zehra mezhepsiz bir yazardır. Şarap, sirke mayası ile mayalanır, alkol sirkeye dönüşür. Kimyasal değişmeye uğradığı için sirke içmek günah değildir. Yemeğe konan şarap sirkeye dönüşmez. Mezhepsiz Yazar dinimizi sulandırmaya çalışmaktadır.
Sual: Annem bazen yemeklerin içine şarap koymaktadır. Ne kadar ısrar ettiysem de kafasına takmış ve bazı yemeklere şarap olmazsa olmaz diyor ve ben görmeden koyuyor ve tabii ki sonra da inkar ediyor. Koymadım diyor. Ama ben annemi biliyorum, yemek huylarından kolay vazgeçen biri değil. Şimdi, bildiğimiz kadarıyla şaraptaki alkol yemek piştiği için yok oluyor ve yemek yedikten sonra insana kötü tesirde bulunmuyor. Bu durumda neden caiz olmuyor?
CEVAP
Bir damla alkol içilse de haramdır. Ölçü, zarar vermesi veya zarar vermemesi değildir. Besmelesiz kesilen kuzu eti yenmez, leş olur, haram olur. Bir damla kan veya bir damla idrar içmek insana zarar vermez, ama haramdır. Dinin emrinde bir sebep aranmaz, sadece o emre uyulur.
Yemekten önce dua etmek bidat midir?
Sual: Yemekten önce dua etmek bidat midir? CEVAP
Yemekten önce de dua etmek caizdir. Besmele çekmek ve hayır bereket için duâ etmek de yiyip içmenin sünnetlerindendir. İbni Abbas hazretleri, Resulullah efendimizin (Yemeğe başladığınız zaman, Allahümme barik lena fihi ve etimna hayren minhü deyiniz) buyurduğunu rivayet etmistir. Enam suresinin (Üzerlerine Allahın ismi anılmayanlardan yemeyin) mealindeki 121. ayetin, Besmelesiz kesilen hayvanların leş olacağını, yenmeyeceğini bildirmektedir. Bazı âlimler, (diğer yiyecekleri yerken de Besmele çekiniz) manasının da bulunduğunu bildirmişlerdir. Burada Allahın adının anılması, yenecek yemeğin kudsiyetini, iyiliğini ve devamlılığını sürdürmek içindir. Böylece Allahü teâlâyı hatırlamış ve bu nimetlerin devamlılığını ve hayrını elde etmiş oluruz. Yemek yeme anı, insanların en çok gaflete düşeceği andır. Zira yemek, acıkan nefsi kendine en çok çeken, ona her şeyi unutturan nesnedir.
Sual: Yemekten sonra nasıl dua edilir? CEVAP Yemeğe başlarken besmele çekmek yani (Bismillahirrahmanırrahim) demek ve sonunda (Elhamdülillah) demek sünnettir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Yemekten sonra, "El-hamdülillahillezi etamena hazettaame ve rezekana min gayrı havlin minna ve la kuvveh" duâsını okuyanın günahları affolur.)
(Yiyip içtikten sonra, "El hamdülillahillezi atameni ve esbeani ve sakani ve ervani" duâsını okuyan, anasından doğduğu günkü gibi günahsız olur.) Peygamber efendimiz yemekten sonra (El-hamdü-lillahillezi etamena ve sakana ve cealena müslimin) duâsını okurdu. Yemeklerden sonra, yukarıdaki duâları da içine alan şu duâyı okumak daha uygundur:
(El-hamdü-lillahillezi eşbeana ve ervana min-gayrı-havlin minna ve la kuvveh. Allahümme at'imhüm kema at'amuna. Allahümmerzukna kalben takiyyen, mineşşirki beriyyen la kâfiren ve şakiyyen velhamdülillahi rabbilalemin)
Yemek içmek ile ilgili çeşitli sorular
Sual: İçini temizlemeden çiroz balığını kurutuyor, sardalyanın da salamurasını yapıyoruz. Böyle balıkları yemekte mahzur var mıdır?
CEVAP İçini temizlemek gerekir. (Tahtavi)
Sual: Balıktan çıkan havyar yenir mi?
CEVAP Yenir. (Berika)
Sual: Çiğ yumurta içmek, sucuk gibi çiğ et yemek günah mıdır?
CEVAP Çiğ yumurta içmek, sucuk, pastırma ve çiğ köfte yemek günah değildir.
Sual: Dinimizde kan haram olduğuna göre, dalak da haram mıdır? Dr. Haluk Bey, "Sonsuz Nur" kitabında haram diyor. Bu hususta dinimizin hükmü nedir?
CEVAP Dinimizde kan yalamak, kan içmek haramdır. Fakat dalak yemek caizdir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (İki kan helaldir. Bunlar, karaciğer ve dalaktır.) [İbni Mace]
Sual: Bir müslümanın besmelesiz kestiği hayvanın etinin leş, Şafiîde ise caiz olduğunu yazdınız. Besmelesiz olarak kesildiği bilinen veya öyle zannedilen bir hayvanın etini yerken Şafiî mezhebini taklid etmek gerekir mu?
CEVAP Evet gerekir. (Hulasat-üt-tahkik)
Sual: Yemek kablarını kapalı mı tutmak lazım? CEVAP
Gece hiçbir yemeği açık bırakmamalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Yiyecek-içecek kaplarını kapatın, yılda bir gece veba iner, kapanmıyan kabların içine düşer. Kapıyacak şey bulunmazsa, Besmele ile bir çubuğu üstüne koyun.) [Müslim] Her zaman tertipli, düzenli olmak, temizliğe riayet etmek çok iyi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Kap kacağı yıkamak, evi temiz tutmak, zenginliğe sebeb olur.) [Hatib]
Sual: Bazı kimseler, sirkenin şaraptan yapıldığını, bu bakımdan sirke yemenin doğru olmayacağını söylüyorlar.
CEVAPBir çok necis şey, kimyevi değişmelerle temiz olur. Sirke üzümden başka maddeden de yapılır. Fakat üzüm şirasından yapılan daha makbuldür. Şıra önce şarap, sonra sirke olur. Şarap sirke haline dönünce, artık bir daha şaraplaşmaz. Onun için sirke kullanmakta mahzur yoktur. Hadis-i şerifte, (Sirke ne güzel yiyecektir) buyuruldu (Müslim)
Sual: Haşhaşlı ekmek yemek günah mıdır?
CEVAP Günah değildir. Çöreklere konan, haşhaşın tohumudur. Tohumu yağlı bir maddedir, içinde afyon yoktur. Tohumundan, yağ da çıkarılır. Yağında da, posasında da afyon yoktur. Haşhaşın afyon kısmı kapsülünde olur. Bu kısmı da zeten çöreklere konmaz.
Sual: Nezle olunca burnum tıkanıyor. Alkollü ilâcın buharını teneffüs câiz mi?
CEVAP Alkolsüzü yoksa, alkollüsünü ilâç olarak kullanmak câizdir.
Sual: Sarmısak yiyerek toplum içine çıkıyorlar. Çok rahatsız olunuyor. Böyle yapmaları uygun mudur?
CEVAP Soğan, sarmısak yiyerek, sigara içerek, kötü koku ile başkalarını rahatsız etmek doğru değildir. Kötü kokudan melekler de rahatsız olur. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ağzınızı temizleyin! Kirâmen kâtibîn melekleri için, ağızdaki yemek artıklarının kokusundan daha kötü birşey yoktur.) [Deylemî]
(Kur'ân okuyorsunuz, ağzınızı misvakla temizleyin!) [Ebû Nuaym]
(Gece namaz kılmak için kalkan kimse, ağzını misvâkla temizlesin! Çünkü bir melek namazda Kur'ân okuyanın ağzına yaklaşarak dinler.) [Deylemî]
Sual: İnek sütü, kefir mayası ile mayalanarak tadı keskin hâle getiriliyor. Mayalanma esnâsında alkol de teşekkül ediyor. Buna kefir deniyor. İlâç olarak kefir kullanmak câiz midir? Bir de halk arasında yaygınlaşan kombu çayı vardır. Kombucha mantarı'nın üremesi ile elde ediliyor. Fermantasyon esnasında az da olsa alkol teşekkül ediyor. Birçok hastalıklara iyi geldiği söyleniyor. İlâç olarak kullanmakta mahzûr var mıdır?
CEVAP Kefir ve kombu çayı, bira gibidir. Zarûretsiz içilmez. Bugün kefir ve kombu çayının yerini tutan ilâç çoktur. Bunları kullanmaya zarûret de yoktur. Eğer, sâlih bir doktor, (Kefir veya kombu çayı, şu hastalığa iyi gelir. Bu hastalık için mubâh başka ilâç yoktur) derse, o zaman kefir ve kombu çayını kullanmak câiz olur. Kısrak sütü de mayalanarak alkol teşekkül ediyor. Buna kımız diyorlar. Bu da, kefir ve kombu çayı gibidir.
Sual: Bakkallarda bira mayası adı altında satılan mayayı kullanmak câiz midir?
CEVAP Bira mayası denilen mayanın içinde alkol yoktur. Bira mayası diyorlar. Aslında hamur mayasıdır. Hamur mayalamak için kullanmakta mahzûr yoktur. Arpalar ıslanınca filizlenir. Filizler koparılıp, arpalar da kurutularak un yapılır. Buna malt denir. Malt, sarı toz veya şerbet hâlinde, skorbut denilen kanama veya zâfiyette ve çocuk mamalarında kuvvet verici ve hazım için kullanılır. İçinde alkol yoktur. Bunu da yiyip içmek günâh değildir. (S.Ebediyye)
Sual: Salam ve jambon yemek câiz mi?
CEVAP Avrupa'da genel olarak salam, domuz etinden yapılır. İnek etinden de yapılanı vardır. Türkiye'de inek etinden yapılıyor. Domuz etinden yapılanı var mı bilmiyoruz. Salamın domuz etinden yapıldığı kesin olarak bilinmiyorsa, salam yemekte mahzûr yoktur. Jambon, Fransızca domuz sucuğu, domuz pastırması demektir. Fakat Türkiye'de inek etinden yapılıyorsa, yenmesinde mahzûr olmaz. Sırf isminden dolayı bir gıdâya harâm denmez.
Sual: Kakao likörü bulunan çikolatayı yemek câiz midir?
CEVAP
Likör, meyve, alkol ve esans karışımından yapılan bir içkidir. Yurtdışından gelen likörlü şeker ve çikolatalar vardır. Bunları yemek câiz değildir. Fakat kakao likörü, likör karışmış kakao değildir. Kavrulmuş kakao çekirdeğinin öğütülerek akıcı hâle getirilmiş şeklidir. İçinde alkol yoktur. Türkiye'de, kelimeler üzerinde kavram [mefhum] kargaºasi vardir. Birçok kelime yerinde kullanilmiyor. Meselâ (Mucize yaratti) diyorlar. Mucize peygamberlerden baºkasi için kullanilmaz. Yaratmak da sadece Allaha mahsûstur. Yanlış kelime kullanmaktan sakınmalıdır!
Sual: Çatalı ekmeğe ve diğer unlu mamüllere batırmakta mahzûr var mıdır? Ekmeğe hakaret olur mu?
CEVAP
Bunlar âdettir, mahzûru yoktur. Fakat lüzumsuz, keyf için batırılmaz. İhtiyâç hâlinde câiz olur. Çatalı ekmeğe batırmayı âdet hâline getirmemelidir.
Sual: Hanımlar toplanıyor, kitap okuyor, sohbet ediyoruz. Beyinin rızâsı yok iken, kendi malını ikrâm eden kadının davetine gidilir mi?
CEVAP Kendi malından verdiğine göre gitmekte mahzûr yoktur.
Sual: İnsana saygı için kesilen hayvanın eti harâm mıdır?
CEVAP Eti harâm değildir. Saygı için kesmek harâmdır.
Sual: Yurt dışına istakoz ihrâç etmek câiz mi? CEVAP Evet câizdir.
Sual: Bazıları, kirazın içindeki kurdun, kendiliğinden meydana geldiğini, bunun için kurtlu kiraz yemekte mahzur olmadığını söylüyorlar. Kurtlu kiraz yemek uygun mu?
CEVAP Kirazdaki kurt "Kiraz sineği" denilen bir sineğin kiraz içine koyduğu yumurtalardan hasıl olur. Kurtlu kiraz yenmez. Kiraz alınca 3-5 tanesinin içi açılır. Kurt yoksa diğerlerini açmadan yemek caiz olur. Eğer bir tane bile kurt görülse, hepsinin içine bakmak gerekir. (Berika)
Sual: Tavuk yemlerine kan karıştırıldığı söyleniyor. Bu yemi yiyen tavukları yemek caiz midir? CEVAP Dinimizde görmeden kesin hüküm vermek caiz olmaz. Görerek veya adil bir müslümanın söylemesi ile anlaşılır. Fakat sorup araştırmak gerekmez. Bir kısmına hile yapıldığı görülünce, diğer hepsine de hile yapıldığı kesin olarak söylenemez. Bir tavuğun necaset yediği kesin olarak bilinince, o tavuk üç gün ayrı bir yere konur. Bu üç gün zarfında tavuğun içindeki necaset kimyevi değişikliğe uğrar. Üç gün sonra o tavuğu yemek helal olur. Şarap da sirke olunca temiz olur. Domuz yağı dahil, necasetli yağlar, sabun yapılınca temiz olur. Bütün kimyevi değişmeler böyledir. (R. Muhtar, S. Ebediyye)
Sual: Necaset yemiş tavuk yenir mi? CEVAP Necaset yemiş olan tavuk, koyun ve sığırı hemen kesip yemek mekruhtur. Tavuğu 3, koyunu 4, sığır ve deveyi 10 gün hapsetmek, yani necaset yedirmeyip temiz gıda ile beslemek gerekir. Şafiîde ise deve 40, sığır 30, koyun 7, tavuk 3 gün hapsedilir.
Sual: Kuş veya başka hayvan şeklinde pasta yapmak câiz midir?
CEVAP Hayır. Mubâhlarda da dîne uymakta hayır-bereket vardır.
Sual: Kaçan sığırı, koyunu, tavuğu tüfekle, tabanca ile vurunca yemek câiz midir?
CEVAP Sığır, koyun, tavuk, av hayvanı olmadığı için tüfekle vurulunca ölürse yenmez. Onun için ölmeden önce kesilirse yenir.
Sual: Bir eve gidince, küçük çocuk, şeker getiriyor. Almak câiz midir?
CEVAP Ana-babasının gönderdiğini düşünerek almak câizdir
Sual: Bir arkadaş, başka yerdeki arkadaşına vermem için bir kutu çikolata verdi. Yolda çikolataların yarısını yedim. Varınca, çikolataların yarısını yediğimi söyleyip helallaştım. Habersiz yediğim için günah oldu mu?
CEVAP Emanete hıyanet etmişsiniz. Helallaşmadan ölebilirdiniz de. Fakat helallaştığınıza göre, sadece mekruh olur. (Hindiyye)
Sual:
Kanada ve Amerikada yaşayan Müslümanların bazısı onların kestiği etleri yemiyor, bazısı ise yiyor. Yemiyenler onların Asr-ı saadetteki hıristiyanlar olmadıklarını, ehl-i kitap hükmüne girmedikleri için kestikleri yenilmiyor diyorlar. Bir kısmı da zaten fabrikasyon kesim olduğu için hıristiyanların bile kesmediklerini söylüyor. Bunu açıklar mısınız?
CEVAP Bir islam ülkesi olan Türkiyede bile, kesenler arasında dinsiz kimseler vardır. Fakat hüküm genele göre olduğu için gerek Türkiye ve Amerikada ve gerekse diğer hıristiyan ülkelerinde kesilen etleri yemek tenzihen mekruhtur.
Sual: Yurtdışında yaşıyorum. Burada Türkiyedeki gibi helal kesilmiş ete rastlamak pek olmuyor. Yabancı bir restauranta, mesela bir Yunan veya İtalyan restaurantına gittiğimiz zaman orada ki eti yemek uygun olur mu? (Mesela Yunan restaurantında bizim eti kızarttıkları grillde aynı zamanda domuz eti de pişiriliyor. Bu şekilde de yemek uygun olur mu acaba? Burada hayvanlar fabrikalarda kesiliyor, bir kapıdan canlı girip, diğer kapıdan parçalar halinde çıkıyor.)
CEVAP Kitaplı kâfirlerin yani hıristiyanların ve yahudilerin kestiği hayvan yenir. Domuz pişen grill'de koyun eti pişiyorsa yenmez.
Sual: Sigara az içince günah olmayınca, bazı otlar var onlar günah olur mu diyorlar, eroinin daha hafifi imiş?
CEVAP Eroin hafif değil, çok kuvvetli uyuşturucudur. Sarhoş etmeyen otları yemekte mahzur yok. Sarhoş edenleri de sarhoş etmeyecek kadar yemek caizdir.
Sual: Kâfirin ikram ettiği yenir mi, verdiği hediye alınır mı, bardağından içilir mi, vs...?
CEVAP Üçü de Evet.
Sual: Dinsiz komşular aşure veya tatlı gibi şeyler yapıp bize de getiriyorlar bunları yemek caiz mi?
CEVAP
Necis olduğu bilinmedikçe dinsizlerin yemeği yenir. Yani domuz eti ve şaraplı olduğu bilinmezse yenir. Kesin bilinirse yenmez.
Sual: Sandalyenin arkasına yaslanıp yemek yemek uygun mudur? Yaslanmayıp yemek daha mı efdaldir?
CEVAPSofraya edepli bir şekilde oturmalı ve bu edebi sonuna kadar muhafaza etmelidir! Resul-i Ekrem, yer sofrasına bazan diz çöker, bazan da sağ ayağını bükerek sol ayağı üzerine oturup buyururdu ki: (Yaslanarak yemek yemem! Ben ancak, Allahın bir kuluyum; köle nasıl yerse öyle yer, nasıl oturursa öyle otururum.) [Buharî] Yaslanarak yemek yimek haram veya mekruh değildir. Başkalarının yanında mazeretsiz yaslanmak edebe aykırıdır. Sandalyede dayanarak yemekte de mahzur yoktur. Kibirli şekilde yemek uygun değildir. Dayanınca rahat ediliyorsa dayanılır. Önemli olan başkalarına hava atmamalı, kibirli oturmamalı, rahat oturmalı.
Sual: Portakal, limon, elma gibi meyvelerin kabuğunda alkol olduğuna göre kabuklarından reçel yapmak câiz olur mu?
CEVAPAlkol teşekkül etmeyen olgun bir meyve yoktur. Bunlardan meyvelere, ekmeğe dinimiz izin vermiştir. Dinin yasak ettiği alkol içilmez.
Sual: İlmihalde diyor ki, (Dondurma yememelidir.) Yerken ağzımızda erittikten sonra yutsak yine uygun olmaz mı?
CEVAP Ağızda eritilince, bademciklere zarar veriyormuş. Boğaz hastalıklarına sebebiyet veriyormuş. Yenmesi tavsiye edilseydi, ağızda eritilerek yensin denirdi. Dondurma yemek günah değildir. Fakat vücuda zarar verirse, verecek kadar yenirse o zaman günah olur. Çok yemek yemenin günah olduğu gibi. Soğuk vücuda zarar verir, hastalandırır. Hastalandıran şeyler günahtır.
Sual: Suda ölen balığı yemekde bir mahzur var mıdır?
CEVAP Balık kendiliğinden ölmüşse hastalıktan ölmüştür yenmez. Ama bir yere sıkışarak veya buz arasında kalarak veya elektirikle falan ölmüşse yenir.
Sual:Ben Avrupada yaşayan müslümanım. Burada helal kesilen tavukların tüylerini çıkarmak için, içini temizlemeden sıcak suya atıp sonra temizliyorlar. Bunları yiyebilir miyiz?
CEVAP Sıcak su ile kaynar su farklıdır. Sıcak suya atılmasının mahzuru yoktur. Kaynar suya atılırsa yenmez. Kaynar suyun sıcaklığı 100 derecedir. Yüz dereceden aşağı sıcak suya atılırsa yenir. Genelde 70-80 derece olur yüz derece hemen hemen olmaz, olursa yenmez. Çünkü pislik ete karışır.
Sual: Kokoreç yemek caiz olup olmadığı konusunda bilgi verebilir misiniz?
CEVAP Kokoreç yenir. İçine koç yumurtası da konuyor diyorlar. Konuyorsa yenmez, konmuyorsa yenir.
Sual:Amerika'ya geleli nerede ise iki ay oluyor. Burada hangi tür gıdalarda domuz yağı olabilir, içindekileri okuyoruz yazmayanları alıyoruz. Bu domuz yağlı mamullerin özel işaret veya numaraları var mı? Burada margarinlere domuz yağı katılıyor mu? (daha hiç margarin almadım). Domuz sütü diye bir şey oluyor mu veya peynir gibi şeylere katılma durumu olur mu?.
CEVAP
Domuz ürünü yazmıyorsa yemekte mahzur yoktur, yani içinde domuz yağı olsa bile bilmediğimiz için bize günah olmaz. Kasden yemek günahtır.
Sual:Ecnebi bir komşum var Almanyada. Bana pipo içelim demişti bende tamam dedim. Yalnız tütünün, içkinin içinde banyo edilmiş olduğunu öğrenince içmedim. Böyle tütünü piponun içine koyup içmek uygun mu?
CEVAP
Alkol olduğu kesin ise içilmez.
Sual: Ben yurt dışında yaşıyor ve çalışıyorum. Çalıştığım yerdeki etli yemekleri yemek haram mıdır?
CEVAP
Yurtdışı deyince memleketini bildirmeniz gerekir. Amerikada Almanya da yurt dışı Japonyada yurt dışı. Hıristiyanların kestiği etler yenir, japonların, çinlilerin, dinsizlerin kestikleri et yenmez.
Sual: Şimdiki Hıristiyanlar kan akıtmadan, hayvanların kafasına kurşun sıkarak ya da boğarak öldürüyorlar.Yahudiler hâlâ kan akıtarak kesiyorlar, o tamam. Ama şimdiki hıristiyanların yukarıda belirttiğim gibi öldürdükleri hayvanları yemek caiz midir? CEVAP
Boğarak veya kurşun sıkarak öldürdükleri kesin olarak biliniyorsa yenmez.
Sual: Hayvanı kesmeden şoklamanın dinen mahzuru var mı?
CEVAP Şoklamak dinimize aykırı ama kesilenin haram olmasını gerektirmez. Canı varken, yani ölmeden önce kesilirse yenir. Şoklamanın bir zararı olmaz. Yani yemek açısından mahzuru olmaz.
Sual: 1-Olta ile balık tutmanın dinimizde hükmü nedir? Deniz mahlukatından hangilerini yemek dinimizde yasaklanmışdır?
CEVAPOltayla balık tutmakta mahzur yoktur. Dinamitle falan da öldürmek caizdir. Bıçakla keserek öldürülse de yenir. Koyunları da bıçakla kesmek onlara eziyet olmaz.
Üç mezhepte denizden çıkan her hayvan yenir. Hanefi'de ise sadece balık şeklinde olanlar yenir. Midye, istiridye gibi deniz haşaratı yenmez.
2-Midye, istiridye gibi deniz haşaratı yenmez diyorsunuz. Midyenin yenmemesinin sebebi kadınlar gibi ay hali olduğundan yenmez diye bir ifade duymuştum bu doğru mudur?
CEVAP
Midye deniz haşaratı olduğu için yenmez. Hayz gördüğü sözü yanlıştır.
Sual: Bir prof. olta ile tutulan ve dinamitle öldürülen balıklar yenmez. Çünkü balığa eziyet yapılmaktadır diyor. Biz böyle tutulmuş balıkları yedik, ne yapmamız gerekir?
CEVAP
Olta ile de, dinamitle de öldürülen balıklar yenir. Sığırlar, davarlar da bıçakla kesiliyor. Kesilmek onlara eziyet midir? Prof. kafalı Avrupalı hayvanlara eziyet olmasın diye bayıltıp kesiyorlar. Akıl ile din olmaz. Avrupalının da bilmesi gerekir ki ve yahudiler de gayet iyi bilirler ki, Hz. İbrahim oğlunu kurban etmek için kesmeye götürdü. Sonra koçu bıçakla kesti. Dinimiz de bıçakla kesilmesini emretmektedir. Eğer hayvana eziyet olsa idi, Allah kesilmesini emretmezdi.
Sual: Cennet ehline verilecek "ªeraben tahura" diye buyurulan "Temiz ºarap"tan maksat nedir?
CEVAP
Kur'an-ı kerimde cennet ehli için, (Tertemiz şarap içerler) buyuruluyor. (İnsan 21)
Cennet ehline verilecek "ªeraben tahura" diye buyurulan "Temiz ºarap"tan maksat, temiz bir içecektir. Türkçe olarak meºrubat denebilir. Alkollü olan ºarap ile, bir alakasi yoktur. Kur'an-i kerimde alkollü içki haramdir. (Maide 90)
Arapça ºarap, içilen ºeylere denir.
Sual: Boza içmek günah mi?
CEVAP
Taze boza içmek caizdir. Ekºiyerek alkol teºekkül ederse o zaman günah olur. Yoksa boza içmek helaldir.
Sual: Bir arkadaº, içki içmek haram, ben içmiyorum, satmasi niye haram oluyor diyor. Içkiyi satmak da haramsa bu konuda hadis var midir? Bira da içki sinifina girer mi?
CEVAP
Her alkollü içki haramdir. Hadis-i ºeriflerde buyuruldu ki:
(Alkol teºekkül etmiº her içki, sarhoº eden her ºey haramdir.) [Ebu Dâvud]
(Cebrail aleyhisselam geldi ve dedi ki: "Allah içkiye, onu yapana, yaptirana, içene, taºiyana, kendisine taºinilan kimseye, satana, satin alana, sakiligini yapana ve onu içirene lânet etti." [Hâkim]
(Allah içkiye, içene de, sunana da, satana da, satin alana da, sikana ve siktirana da, taºiyana da, kendine götürülene de ve parasini yiyene de lânet etsin.) [Ebu Davud]
(Allah içkiye, onu içene, dagitana, satana, satin alana, üzümünü sikana, kendisi için siktirana, taºiyana ve kendisine taºinana ve parasini yiyene lânet etsin.) [Tirmizî]
(Allaha ve ahirete inanan içki içmesin, içki içilen sofraya da oturmasin!) [Taberânî]
Sual: Dördüncü Muradin içki içtigi söyleniyor. Dogru mudur?
CEVAP
Diger Osmanli sultanlari gibi, Dördüncü Murat Han da içki içmezdi. Din düºmanlari "içki içerdi" diye iftira etmiºlerdir. Tütün, enfiye ve içkiyi yasak etmiºti. Kâbe-i muazzamayi yeniden yaptirdi.
Sual: Ramazanda bulaºiklari yikamadan sabaha kadar bekletmek günah diyorlar. Bir hoca, (Sadece Ramazanda degil, her zaman bulaºiklari sabaha birakmak günahtir, fakirlik alametidir. Çünkü yarin yaparim diyenler helak olur buyuruluyor) dedi. Dogru mu?
CEVAPImkan varsa her iºi zamaninda yapmak, yarina birakmamak iyi olur. Fakat bulaºiklari sabaha birakmak günah degildir. Günah oldugunu hiç bir kitapta görmedim. (Yarin yaparim diyen helak oldu) hadis-i ºerifi, tövbe gibi, farz olan ibadetlerle ilgilidir. Yoksa bulaºik yikamakla ilgili degildir. Fakirlige sebep olanlar arasinda bulaºiklari geç yikamak diye bir ºey yoktur. Hadis-i ºerifte, fakirlige sebep olanlar sayilirken (Çanagi ve çömlegi, yikamadan yemek koymak. Kap kacagi, örtüsüz birakmak.) buyuruluyor. Bulaºiklari sabah yikayip temiz olarak konunca mahzuru olmaz. Yemeklerin üstünü açik koymak da uygun degildir. Buzdolabina konunca açik konmamiº olur. Yahut örtecek bir ºey bulamiyan bir çubuk bile koysa caizdir.
Sual: Bazen arkadaºlar köyüne gidiyor ve orada yetiºtirdikleri meyvelerden, sebzelerden getiriyorlar. Ama köylü genelde faizli kredi kullaniyor. Bu meyve, sebzeleri yememiz caiz midir? CEVAP Caizdir. Peki hediye olanda böyle ºüphe olunca para ile pazardan aldiklarimizda ayni ºüphe olmaz mi? Bu devirde herkesin elindekini kendi mülkü bilmeliyiz.
Sual: Çok su içmek zararli midir?
CEVAP Evet, din kitaplarinda çok su içmek zararlidir deniyor. Bu konuda doktorumuza sordum. O da dedi ki: Çok fazla su içerse su zehirlenmesi olur, kalp yetmezligi, ödem geliºebilir, herºeyin fazlasi zarardir. Böbreklerden atilma hizindan daha fazla su alinirsa vücudda birikir. Ödem ve tansiyon yükselmesi yapabilir. Ancak idrar olarak atabiliyorsa problem olmaz. Çikardigi idrar miktarindan 600-700 cc fazla sivi alinabilir. Adam günde 2 litre idrar yapiyorsa 6 litrede su içerse, bunun bir litresini de ter ve akciger yolu ile atsa geriye 3 litre sivi vücudda kalir.Bu da insanin fazla sivi yüklenmesine ve dolayisi ile dolaºim ve solunum sistemlerinde problemlere yol açar. Çok su içmeyi gerektiren durumlar da vardir.
Sual: 1-Sagdan baºlamak, suyu ayakta içmek mekruh degil midir? CEVAP
Sünnet-i zevaid: Resulullah sallallahü aleyhi ve sellemin, ibâdet olarak degil de adet olarak devamli yaptigi ºeylere denir. Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh degildir. Peygamber efendimizin giyiniº ºekli, entari giyinmesi gibi, iyi ºeyleri yapmaya sagdan baºlamasi gibi, sag el ile yiyip içmek gibi, suyu ayakta içmek gibi ºeyler sünnet-i zevaiddir. (R.Muhtar) (Muhtar-ül ehadis)deki hadis-i ºerifte buyuruldu ki: (Adetlerle ilgili sünnete uymak bir fazilettir, terki ise hata degildir.) Peygamber efendimizin, sagdan baºlamak, entari giymek gibi adet olarak yaptigi ºeyleri yapmamak bid'at degildir. Bunlari yapip yapmamak, ülkelerin ve insanlarin adetlerine bagli olup, dini hükümler degildir. Her ülkenin adeti baºka baºkadir. Hatta bir ülkenin adeti zamanla degiºir. Bununla beraber, adete bagli ºeylerde de, zevaid sünnetlerde de [Bir mazeret yoksa] Resulullaha tabi olmak, dünya ve ahirette insana çok ºey kazandirir ve çeºitli saadetlere yol açar. (Mektubat-i Rabbanî c.2, m.55)
Adetlere ilgili sünnetlere elimizden geldigi kadar uymaya çaliºacagiz, fakat unutursak veya tembellikle yapamazsak mekruh bile olmaz. Solak kimsenin sol el ile iº yapmasi mekruh degildir.
2-Bir arkadaºtan iºittim. Peygamber efendimiz sol eliyle yemek yiyen birine "sag elinle ye" buyurduklarinda "Yiyemiyorum" diye cevap veriyor. Peygamber efendimiz de "yiyeme" buyuruyorlar. Bu duydugum dogru mu?
CEVAP Evet öyle buyuruyor ve adamin eli felç oluyor. Çünkü Resulullaha karºi yalan söylüyor. Yoksa Peygamber efendimiz, sol el ile yedigi için beddua etmiyor.
Sual: Yabani eºek eti yemek caiz mi? CEVAP Caizdir.
Sual: Doktor, taº düºürdügümü ve bol bol su içmemi söyledi. Bir komºum, 10 gün boyunca her sabah aç karnina 1 bardak bira içersen taslar düºer dedi. Bira alkol oldugundan, haram. Ögrenmek istedigim, ilaç niyetine bu tarife göre içilse haram olur mu? CEVAP Taº düºüren baºka ilaç bulunmazsa, ve salih doktor biranin iyi geldigini söylerse o zaman haram olan bira ilaç olarak kullanmak o zaman caiz olur. Bugün için ilaç çoktur, bira kullanilmasi haramdir.
Sual: Çok et yemek kalbi karartirmiº. Ölçüsü ne bunun? Ayda kaç kere yenirse çok olur?
CEVAP
Devamli kirk gün yenirse çok yenmiº olur.
Sual: Sardalyanin içi temizlenmeden yapilan salamurasi yenir mi?
CEVAP
Içini temizleyerek yemek câizdir.
Sual: Suyu ayakta içmek daha mi iyidir?
CEVAPSuyu oturarak içmek sünnettir. Su ayakta içilmez. Eger ayakta içilirse sünnete aykiri olur. Ihtiyaç olunca ayakta içmek mekruh olmaz.
Sual: Köylere ve mahsul ekili bir tarlaya gittigimiz zaman sahipleri bize o mahsulden veriyor, biz yiyoruz. Halbuki uºru verilmemiº mali yemek haramdir. Adamlarin uºur verip vermediklerini bilmiyoruz. Ya uºur vermiyorlarsa biz haram mi yiyoruz? CEVAP Günahi bize degil, kendine olur. Uºur vermedigini bilsek bile bize günah olmaz.
Sual: Agiz kokusu olmasin diye sakiz çignenebilir mi? CEVAP Evet çignenebilir.
Sual: Midye, istiridye, kerevit ve karides gibi kabuklu deniz haºarati yenir mi? CEVAP Hanefi mezhebinde hiç birisi yenmez.
Sual: Doyduktan sonra yemek haram. Zayif olan birisinin kuvvetlenmesi için doyduktan sonra da yemesi helal midir?
CEVAPDoyduktan sonra yemek vücuda zararlidir. Zararli oldugu için haram edilmiºtir. Harami mubah kilacak bir özür olmali ki o iº yapilmalidir. Doyduktan sonra yemekle insan kilo alir mi? Kilo aldirici gidalar yenir. Baºka imkanlar varken o yol tercih edilmez, yani doyduktan sonra yenilmez.
Sual: Bildiginiz gibi besmelesiz kesilen hayvanin eti yenmez. Ingilteredeyim. Çaliºtigim yer itibariyle et yedim. Bu konu hakkinda bana etraflica bilgi verirseniz sevinirim.
CEVAPIngilterede de hiristiyanlarin kestigi yenir.
Sual: Dahiliyeci doktorum. Bir su bardagi sade gazoz içerisinde 2 adet aspirin eritilir ve içilirse ishali kestigi tecrübe edilmiºtir.Yaz ishallerinin çogalmasina binaen tecrübe edilen bu reçeteyi arzediyorum.
CEVAPTeºekkür ederiz.
Sual: Ibni Sebeci bir personelim bugün aºure getirdi, yememiz uygun mu efdal olan nedir acaba?
CEVAP Aºurenin suçu yok. Ibadet diye aºure yapmak bid'attir. Kâfirlerin getirdikleri bile yenir. Yemezseniz bir komºuya verin, bir köpege verin. Yeseniz de mahzuru olmaz.
Sual: Içi ayiklanmadan yapilmiº konserveyi sonradan yerken içi ayiklansa bile yemek caiz mi?
CEVAP Evet caizdir. Içi temizlenmeden piºirilen balik yenmez. Fakat salamurasinin içi temizlenerek yenir.
Sual: Leº olarak ölmüº tavuktan çikan yumurta yenir mi? CEVAP Yenir.
Sual: Alkol verilen dövüº horozu, yara alinca kesiliyor. Eti yenir mi? CEVAP Necaset yemiº tavuk gibidir.
Sual: Et üstündeki kan baºka ete bulaºirsa necis olur mu? CEVAP Hayir. Akan kan necistir. Akmiyan, etteki kan necis olmaz.
Sual: Meyve yemekten sonra mi yenir? CEVAP Âdete ve ºahsin durumuna göre degiºir.
Sual: Canli balik, legen içindeki suda ölünce yenir mi? CEVAP Hastaliktan ölmedigi için yenir.
Sual: Mentollü mendilde alkol var mi? CEVAP Yoktur.
Sual: Hastalik için koç yumurtasi yenir mi? CEVAP Tedavi edici ilaç varken, haram ºey kullanilmaz.
Sual: Bir eve gidince, küçük çocuk, ºeker getiriyor. Almak caiz mi? CEVAP Ana-babasinin gönderdigini düºünerek almak caiz.
Sual: Yerde bir tek, findik, elma, bulan zengin, bunu yiyebilir mi? CEVAP Yiyebilir.
Sual: Piºmiº et biçakla kesilmez. Döner yemek uygun mu? CEVAP Hazirlayanin kesmesi mekruh degildir.
Sual: Ekmege yapiºtirilan küçük kagit etiketi yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Testinin içine bakmadan kaldirip içmek uygun degildir. Üç litrelik cam ºiºeleri dikip içmek caiz mi? CEVAP Içi görüldügü için caizdir.
Sual: Ayakta sigara içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ayakta çekirdek yemek caiz mi? CEVAP Zaruretsiz ayakta ve sokakta bir ºey yemek mekruh.
Sual: Yumurtayi yikamadan kaynatmak, tavaya kirmak caiz mi? CEVAP Evet. Yikamak efdaldir.
Sual: Almanyadaki müslüman kasap, domuz eti kestigi biçak ile koyun eti kesiyor. Caiz mi? CEVAP Hayir. Biçagi yikayip kesmeli. Mekruha da önem vermeyen mürted olur. Mürtedin kestigi ise yenmez.
Sual: Biri gasbettigi bahçeye agaç dikse, sahibi bahçesini geri alsa, gasbeden agaçlarindaki meyveleri yese haram olur mu? CEVAP Olur.
Sual: Içkili lokanta sahibinin hediye ettigi yemegi yemek caiz mi? CEVAP Caizdir
Sual: Hiristiyanin boynunu kopartarak öldürdügü tavuk leº mi olur? CEVAP Evet.
Sual: Küçük çay bardagi ile su içerken, her bardagi, bir nefeste olmak üzere, üç bardagi peºpeºe içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Alkolige doktor, bira içmesini söylemiº. Içmesi lazim mi? CEVAP Hayir içmemelidir.
Sual: Kokmuº et necis mi? CEVAP Degildir.
Sual: Yetiºtirme yurdu personeli, yurdun yemegini yiyebilir mi? CEVAP Yiyebilir. Yetimin velisi onun malindan yiyebilir.
Sual: ªifa ayetlerinin fotokopisini suya koyup, suyu içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Un, zeytin, fasulye gibi gidalar kurtlaninca yemek caiz mi? CEVAP Kurtlanmiº ºeyler yenmez.
Sual: Zemzemi ayakta mi içmek lazimdir? CEVAP Evet.
Sual: Zayiflamak niyetiyle aç karnina su içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Çig yumurta içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Tahlil için kan alirken ölen tavugu yemek caiz mi? CEVAP Hayir.
Sual: Soluk borusu ve ºah damari kesilmese, baºka damari kesilip az miktarda kan aksa, bu hayvanin eti yenir mi? CEVAP Yenir.
Sual: Hanefide helal, baºka mezhebde haram olani yemek caiz mi? CEVAP Mekruh olmaz.
Sual: Esansi, alkolde eritilen çayi, yikayip içmekte mahzur var mi? CEVAP Mahzur yoktur.
Sual: Yumurtadan çikan az kani atip yumurtayi yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Mülci ikrah ile ºarap içmeyen günaha girer mi? CEVAP Caizligini bilmeyen, içmeyip öldürülürse ºehiddir.
Sual: Kaz düºen kuyudan, 6 aydir su çekilmiº. ªimdi temiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Koyun sagilirken kig düºüyor. Bu sütü kullanmak caiz mi? CEVAP Zaruret oldugu için, hemen alinirsa caiz olur.
Sual: Elmanin kurtlu yerini atip diger yerlerini yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bir incirde kurt görülüyor. Bütün hoºafi dökmek mi lazimdir? CEVAP Görülen yenilmez.
Sual: Tereyagini kizartarak yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bir kazan hoºafta 3-5 kurt görülse dökmek gerekir mi? CEVAP Gerekmez.
Sual: Balik canli iken baºini kesip temizlemek caiz olur mu? CEVAP Ölmeden önce baºini kesmemeli.
Sual: Yere düºen hapin tozunu silip içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Alkolsüz bira içmek caiz mi? CEVAP Necis olmayan idrar demeye benzer. Bira, alkollüdür. (Alkol yoksa bira denmez. Alkolsüz arpa suyu denebilir.)
Sual: Gölde donmuº balik yenir mi? CEVAP Darbe ile ölmüº gibidir.Yenir.
Sual: Ithal peynirleri yemek caiz mi? CEVAP Yerlisi varsa ve iyi ise, yerli peyniri tercih etmeli.
Sual: Marti yenir mi? CEVAP Leº yiyen kuºlar yenmez.
Sual: Çikolata likörü yazili çikolatayi yemek caiz mi? CEVAP Haramdir.
Sual: Kurbanlik koyuna taksi çarpip kan akarak öldü. Eti yenir mi? CEVAP Yenmez.
Sual: Urfadaki balikli gölden balik yiyen ölür deniyor.Yenir mi? CEVAP Zararli oldugu bilinen ºeyi yemek caiz olmaz.
Sual: Ilaçla öldürülen baligi yemek caiz mi? CEVAP Insana zarar vermezse caizdir.
Sual: Toplanti yapilan eve habersiz giden, verileni yese, caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Yeºil küflü küp peynirlerini yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Taze sirkede alkol oluyor. Böyle taze sirke yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Her çeºit çekirge yenir mi? CEVAP Evet.
Sual: Abdest alip musluktan su içmek, abdestten artan suyu içmek gibi ºifa mi? CEVAP Evet.
Sual: Hamur iºlerinde karbonat kullanmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Iºi aksatmamak için ayakta çay içmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Önüme konan ekmegin birazini evime götürmem caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bölünmeden mirastan gelen hediyeyi yemek caiz mi? CEVAP Hayir.
Sual: Zemzemi baºi kapali içmek mi evladir? CEVAP Evet.
Sual: Solak olanin, sol ile ile yiyip içmesi caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Dudaga bulaºan artigi ekmekle silip yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ekmegi belden aºagi tutarak götürmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Misafir, yanindaki misafire önüne konan meyve ve yemekten ikram edebilir mi? Evine götürebilir mi? CEVAP Ev sahibinin rizasi oldugu anlaºilirsa, caizdir.
Sual: Taze hamsilerin et kisminda degil, iç kisminda kurtlar oluyor. Böyle hamsileri yemek uygun mu? CEVAP Evet. Yaza dogru ete de geçer. O zaman yenmez.
Sual: Ali efendiye verilecek hediyeyi götürürken yarisini yolda yedim. Durumu Ali efendiye anlatip helallaºtim. Caiz oldu mu? CEVAP Mekruh oldu.
Sual: Eti ispirto alevine tutarak piºirmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Üstüne dökülen alkolü yakarak eti piºirmek caiz mi? CEVAP Caiz; fakat müslümanlar böyle piºirmez.
Sual: Dengeli beslenmek için bir yemekte tek gida mi yemeli? CEVAP Tek gida sihhate sebeptir.
Sual: Kurºun attigim keklik, yaralanip önüme düºtü. Biçak olmadigi için, kellesini kopardim. Yemek caiz mi? CEVAP Kurºun ile kan çikti ise caiz olur.
Sual: Ekmegi sag, üzüm salkimini sol ele alip yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Delhide muhallebinin üstüne dökülen ince gümüº yenir mi? CEVAP Yemek caiz.
Sual: Çig sebze yemek caiz mi? CEVAP Sihhate zararli olunca, günah olur.
Sual: Çig et yemek caiz mi? CEVAP Zararlidir.
Sual: Tecrübeli biri, hastaligim için ördek kani ile bal ye dedi.Caiz mi? CEVAP Tecrübe sahibi, hazik tabib yerine geçer.
Sual: Lokanta gibi, fiyati maktu yerde, pazarliksiz yiyip içilir mi? CEVAP Evet.
Sual: Civcivi küçükken yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Tavuklar, bir anda kesiliyor.Hepsine bir besmele kâfi mi? CEVAP Her tavugu, kesim makinasina koyarken, besmele çekilir. Keserken de, müºterek bir besmele okumak kâfidir.
Sual: Komºunun agacinin bizim bahçeye sarkan dalindaki meyveleri yemek caiz mi? CEVAP Izinsiz caiz olmaz.
Sual: Arkadaºlara ( Ben yokken masamin üstündeki ºekerden ve sigaradan alin) diyorum. Götürmeleri caiz mi? CEVAP Orada yemeleri caizdir. Götürmeleri caiz degildir.
Sual: Hiristiyanlarin paskalya günlerinde yaptigi çörek, pastanede hergün yapiliyor. Bu çöregi, paskalya haricinde yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Eºit para ile yiyecek alip beraber yiyoruz. Caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bir ºahsin meyve agaci diktigi araziyi, tapusu olmadigi için devlet aldi. Bu agaçlardan meyve yememiz günah mi? CEVAP Evet.
Sual: Doyduktan sonra yerken, Besmele çekmek haram mi? CEVAP Hayir. Çünkü yemegin kendi haram degildir.
Sual: Çaldigi sütü içtikten sonra, tazmin etse, helal olur mu? CEVAP Evet.
Sual: Zaruretsiz çaliºan kadinlarin çayini içmek caiz mi? CEVAP Çayini içmek caiz, zaruretsiz konuºmak caiz degildir.
Sual: Isviçrede hayvani bayiltip kesiyorlarmiº. Yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kanadi kesik keklik birakilirsa ölür. Kafese konsa caiz mi? CEVAP Kesip yemelidir.
Sual: Soganli salata yerken, Besmele çekmek mekruh mu? CEVAP Besmele çekmek lazimdir.
Sual: Mezbahada sabah bir besmele çekiliyor. Digerleri besmelesiz kesiliyor. Etleri yerken ºafiiyi taklid lazim mi? CEVAP Evet.
Sual: Çömelerek su içmek, oturarak su içmek hükmünde mi? CEVAP Evet.
Sual: Pis kokuyu duymamak için, helada sigara içmek uygun mu? CEVAP Uygun degildir.
Sual: Yiyip içmekte sünnet ºekli nedir? CEVAP Doymadan sofradan kalkilir, acikmadan ve sofra haricinde yemek yenmez. Su her zaman içilir.
Sual: Agaçtaki meyve hediye edilmez. Mal sahibi ye dese caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kumarda kazanan çay ismarliyor, içmemek için ne yapmali? CEVAP Emrivaki olursa, içilebilir.
Sual: Haram olarak ensesinden kesilen hayvani yemek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kesin izin verecegini bilinen kiºinin malini yemek caiz mi? CEVAP Caiz.Ama sui zanna sebep olacak ºeyden uzak durmali
Sual: Su içen Elhamdülillah derse, yerhamükellah demek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Doyduktan sonra çok yiyen (Elhamdülillah) dese caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Uºur vermiyen akrabanin, yemegini yemem caiz mi? CEVAP Fitneye, harama sebep olmamak için caizdir.
Sual: Zemzem ile çay piºirmek mekruh mu? CEVAP Evet.
Sual: Birkaç arkadaº yolculuk yaptik. Dönerken leblebi gibi kuruyemiºler aldik. Aldigimiz 1'er kg.lık paketler otobüste karışmış. Elimde başkasının almış olduğu kuruyemişler var. Bunu ne yapmalıyım?
CEVAP
Miktarları aynı olduğu için herkesin aldığı kendisinin olur.
Sual: Yemek yerken Besmele unutulursa ne yapmalıdır? CEVAP
Hatırlayınca bismillahi evvelihi ve ahirihi demeli.
Sual: Kanguru ve buffalo eti yenir mi?
CEVAP
Evet.
Sual: Tecavüze uğrayan inek kesilince eti yenir mi? CEVAP Fıkıh kitaplarında "Hanefi mezhebinde eti yakılır" veya etini yemek caizdir de deniliyor. Şafiî ve Malikide ise böyle bir hayvanın etini yemek günah değildir.(Mizan-ül-kübra)
Sual: Burada tavukları ağızlarına bıçak sokarak beyinlerini parçalayıp öldürüyorlar. Besmele çektiklerini veya Allahın adını andıklarını da görmedim. Böyle kesilen tavukları müslümanların yemesi caiz olur mu?
CEVAP Bahsettiğiniz şekilde kesilen tavukları müslümanların yemesi caiz olmaz. (Tahtavi)
Sual: Kasap olarak sürekli hayvan kesmek caiz değil midir? CEVAP Caizdir.
Sual: Besmele çekince veya ezan okununca şeytanların kaçtıklarını ve bir daha oraya uğramadıklarını söylüyorlar bu doğru mudur? CEVAP Besmele çekince ve ezan okunurken şeytan kaçar. Fakat ezan bitince geri gelir. Yemekte Besmele çekince o yemeği yiyemez. Devamlı Allah zikredilirse, vesvese veremez, zikri bırakınca hemen gelir.
Sual: Dışarıda yemeğe gittiğimizde sol ile çatal sağ ile bıçak tutuyoruz ama şeytan sol elle yer, böyle yemenin hükmü nedir?
CEVAP
Dışarıda dikkati çekiyorsa yenmesi caiz olur, mekruh olmaz.
Sual: Almanya`da marketlerde küflü peynir satıyorlar. Bunları yemek uygun mu?
CEVAP
Tulum peyniri ise yenir, hiç mahzuru olmaz. Tulum peyniri olması şart değil, kuru peynirler küflenir, bu küfün zararı olmaz. Taze teneke peynirlerinki küflenirse küfü zararlı olur. Kuru peynirlerin küfleri zararlı olmaz, hatta lezzetli bile olur.
Sual: Turşunun içine olgun üzüm salkımı koymak caiz mi? CEVAP Caizdir. Ekmek hamuruna maya koymaya benziyor.
Sual: Bazı kimseler, gerek Emekli sandığı, gerek SSK ve gerekse Bağ-Kur'dan emekli olmanın caiz olmadığını söylüyorlar. Bu hususta açıklama yapar mısınız?
CEVAP Bu kimseler delil olarak, Necm suresinin, (İnsana ancak çalışarak [ihlas ile] yaptığı işler [ahirette] fayda verir.) mealindeki ayet-i kerimeyi gösteriyorlar. Hatta emekli maaşı almayacağım diye gazetelerde ilan edenler de vardır. Köşeli parantez içindeki ifadeler, ayet-i kerimenin açıklaması mahiyetindedir. Bu ayetin devamı olan ayetlerde, çalışmasının karşılığının eksiksiz verileceği bildiriliyor. Herkes ektiğini biçer demektir. Bu ayet, emekliliğe mani değildir. Emekli olmak caiz değil diyenlere göre, az şeye çok karşılık vermek veya karşılıksız bir mal vermek câiz değildir. Halbuki miras, hediye bir çalışmanın, alın terinin karşılığı değildir. Hediye de miras da câizdir. Devlet, ihtiyarlara bir ihsan olarak yaşlılık maaşı bağlamıştır. Aynı şekilde bazı belediyeler, ihsan olarak ihtiyarlara ücretsiz seyahat hakkı tanımıştır. Bayramlarda da herkesten seyahat ücretini almıyor, köprüden geçiş ücreti kaldırılıyor. Bunlar birer ihsandır, hiç mahzuru yoktur. Devlet, gazilere, asker ailelerine maaş bağlıyor. On çocuğu olana ikramiye de verebilir. Depremden zarar görenlere karşılıksız yardım edebilir. Yahut sırf vatandaş olduğu için herhangi bir yardım yapabilir. Devlet bir kimseye böyle çeşitli yardımlar yaptığı gibi, bir fert de dilediği kimseye, milyonlarca, milyarlarca yardım yapabilir. Hediye verebilir. Bu paranın muhakkak alın teri ile alınması gerekmez. Devlet, bir memuruna, bir işçisine anlaşma gereği, haftada bir gün veya iki gün izin verebilir. Yılda bir ay, iki ay izin verebilir. Birkaç ay hastalık izni verebilir. Bu izinli olduğu zamanlarda da maaşından kesmeyebilir. Devlet, 25 yılda emekli ettiği gibi, bunu 50 yıla da çıkarabilir veya on yıla indirebilir. Çalışamayan hastaları malulen emekli edip, ömür boyu maaş verebilir. Devlet, emekli memura ölünceye kadar maaş verdiği gibi, Allahü teâlâ da, iman edenlere sonsuz mükâfat vermektedir. İman ettiği için, kuluna sonsuz mükâfat veren Allahü teâlâya, "Niçin sadece iman karºiligi bu kadar nimet veriyorsun" diye suâl edilemeyeceği gibi, belli bir hizmet veya prim karşılığı ölünceye kadar maaş almaya haram demek çok yanlıştır. İhsan yani iyilik etmeyi dinimiz tavsiye etmektedir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Allah, adaleti, ihsanı ve akrabaya vermeyi emreder.) [Nahl 90]
(Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de ihsanda bulun!) [Kasas 77]
(İhsanın karşılığı ancak ihsan olur.) [Rahman 60]
(Ana babaya ihsan edin!) [Nisa 36]
(Allah ihsan edenleri sever.) [Maide 13]
(Allahü teâlâ, ihsan edenlerle beraberdir.) [Ankebut 69]
(İhsan edenleri müjdele!) [Hac 37]
(İhsan edenlere Allahü teâlânın rahmeti elbette çok yakındır.) [Araf 56]
(Allah ihsan edenlerin ecrini zayi etmez.) [Tevbe 120] Hz. Yusuf ve Hz. Musa'ya verilen nimetler bildirilip buyuruluyor ki:
(İhsan edenleri işte biz böyle mükâfatlandırırız.) [Yusuf 22]
İhsan etmekle ve hediye vermekle ilgili hadis-i şeriflerden bazıları da şöyledir: (Allahü teâlâ ihsan sahibidir. Öyle ise siz de ihsanda bulunun!) (İdarecilerin ihsanını, ihsan olarak kaldığı sürece alın!) (İhsan ehlinden olun!) (Ömrü ihsandan gayrısı artırmaz.) (Ana babanıza ihsan ederseniz, çocuklarınız da size ihsan eder!) (Uzun ömür ve bol rızık isteyen, ana babasına ihsanda bulunsun.) (İhsan kapısını açana, Allah dünya ve ahiret hayrını verir.) (Komşuna ihsanda bulun ki, mümin olasın!) (Hediye Allahın gönderdiği güzel bir rızıktır.) (Hediyeyi reddeden, Allahın hediyesini reddetmiş olur.)
(Allahü teâlâ, "Biz malı insana ibadet etmesi için ihsan ettik" buyurdu.)
Ödünç ve Nema
Sual: Bir kimse, 1 milyon lira ödünç borcunu öderken 3 milyon lira verip, "fazlası hediyedir" dese, bu fazlalığı almak câiz olur mu? Devlet de paralarımızdan kesinti yaparak nema adı altında bir fazlalık veriyor. Bu fazlalığı almak câiz olur mu?
CEVAPKâr getiren ödünç, harâm olur. Ancak, bir anlaşma yapmadan verilecek 2 milyon lira hediye olur. Almak câiz olur. Devletin verdiği de böyledir. Devlet, ömür boyu emekli maaşı bağlasa, bu maaşı da almakta mahzûr yoktur. Karşılıksız verilen şeyi de almak câizdir. Az bir şeye karşılık çok şey de verilir. Bunları da almakta hiç mahzûr olmaz. (R.Muhtâr)
Başlık Parası
Sual: Başlık parası almakta mahzur var mıdır?
CEVAPKızın babasının veya akrabasının nikaha veya kızı vermeye razı olmaları için damaddan istedikleri para veya mal rüşvet olur. Rüşvet ise haramdır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Rüşvet alan da, veren de Cehennemdedir.) [Taberânî] Erkek de, kız da evladdır. İnsan evladının mesud olması için elinden gelen yardımı yapmalı, damaddan para almak yerine, gücünün yettiği nisbette damada yardım etmelidir! Kız evladın kıymeti büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Kimin kız çocukları olur, onların sıkıntılarına katlanır, iyi yetiştirir ve dengi ile evlendirirse, bu kız çocukları onun için Cehenneme perde olur.) [Tirmizî]
(Kız çocuklarını hor görmeyin; çünkü ben kızlar babasıyım.) [M.Cinan]
(Allahtan zahmetsiz çocuk istedim. Bana kız çocukları verdi.) [Şira]
(İlk çocuğunun kız olması, kadının bereketindendir.) [İbni Asakir] Başlık parası yüzünden evlenemiyenler, kötü yola düşenler görülmektedir. Evliliği zorlaştırmak günahtır.
Bulunan şeyler
Sual: Yerde bulduğumuz bir şey bizim olur mu?
CEVAPBulunan şeylerle, selin, ırmağın getirdiği ve sokağa atılan şeylerin hükmü farklıdır. Bulunan şeyler, genel olarak kıymetli şeylerdir. Sahibi onu atmamış, kaybetmiştir. Bulunup, sahibi bilinmeyen mala Lukata denir. Sahibine vereceğinden emin olanın, korumak için alması sünnettir. Orada kalınca zarar gelecekse, helak olacaksa alması farz olur. İki şahit yanında "Arayan olursa bana gönderin" der. Kalabalık bir yerde tarif ederek sahibini arar. Sahibi çıkıncaya veya durmakla bozuluncaya kadar saklarken helak olursa ödemez. Sahibi çıkmayacağını veya bozulacağını anlarsa, artık aramaz. Zengin ise, bir fakire sadaka olarak verir. Yahut fakir olan ana-babasına, evladına veya hanımına bu malları sadaka olarak verir. Şayet bunlar, aldığı şeyleri kendine hediye ederse, kendi de kullanabilir. Sahibi sonradan çıkarsa, bunları kendi öder veya alan fakire ödettirir. Selin getirdiği meyve, ağaç ve dallar ise bundan farklıdır. Irmağın, selin getirdiği tahta parçalarını, ağaçları, dalları, meyveleri, zengin de olsa herkesin alması, toplaması caiz olur.
Sual: (Bulunan bir parayı almak zengine haram oluyor da fakire niçin helal? Haram zengine de fakire de haram değil mi?
CEVAPDinimizin hükmü böyledir. Niçin böyle hüküm konulmuş denemez. Zekât fakirin hakkıdır. Zengin, zekâtını başka zengine verse kabul olmaz. Zenginin veya bir günlük yiyeceği olan fakirin dilenmesi haramdır. Zekât fakirin hakkı olduğu gibi, bulunan para da sahibi bilinmiyorsa fakirin hakkıdır. İçine haram karışmış helal parayı hediye olarak herhangi bir kimseye vermek caizdir. Hepsi haram olan parayı hiç kimsenin alması caiz değildir. Bir kimse, haram bir parayı fakire verse, fakir de haram olduğunu bilmese, günahı fakire olmaz.
Delinin Durumu
Sual: Yirmi yaşın üzerinde, akıl-baliğ olmayan, kadın-erkek münasebetlerini bilmiyen, konuşamıyan zararsız deli olan biri erkek, diğeri kız olmak üzere iki çocuğum var. Alış-verişleri, hediye vermeleri, birine zarar vermeleri gibi hukuki durumları ile kadın-erkek münasebetlerindeki durumları nedir? Komşu kadınlar, oğlumun yanında başı açık oturabilirler mi? Bunlarla halvet olur mu?
CEVAPMecellenin 979. maddesinde, delinin, mümeyyiz olmayan küçük çocuk hükmünde olduğu bildirilmiştir. Bir çocuk, satın alınan malın, mülk olacağını ve satınca mülkten çıkacağını anlarsa, buna mümeyyiz, yani akıllı denir. Mümeyyiz çocuk, alım satıma aklı eren, alış verişte aldanmıyan çocuktur. Mümeyyiz olmayan çocukların bütün sözleşmeleri bâtıldır. Delinin durumu da böyledir. Mümeyyiz olan çocuğun zararlı olan işlerdeki sözleşmeleri, velîsi izin verse de, sahih değildir. Ödünç, hediye vermesi böyledir. Faideli olan işler için sözleşmeleri velîsi izin vermese de sahih olur. Hediye kabul etmesi, ücret ile yaptığı işin ücretini alması böyledir. Zararlı da, faideli de olabilen sözleşmelerinin sahih olması için, velîsinin izin vermesi gerekir. Kendi malı ile alış-veriş yapması böyledir. Bunamış olan ihtiyar da, mümeyyiz çocuk gibidir. Alış-verişini, velîsi isterse kabul, isterse red eder. Bir malı veya canı telef ederse, öder. Sözleşmeler yönünden delinin durumu da böyledir. Kızınız, her ne kadar, kadın-erkek münasebetlerini bilmese de, netice itibarıyla bir kadındır. Ona şehvetle bakmak, onunla halvet etmek haramdır. Açık gezmesinin ona günahı olmaz ise de, bakanlara günah olacağı için, tesettüre riayet ettirmeye çalışmalıdır! Yabancı kadınların oğlunuzla halvet etmeleri ve yanında açık durmaları haramdır.
Televizyon seyretmek
Sual: Bazı kadınlar, "Televizyon Batıdan geldiği için seyretmek günahtır. Televizyonda dinin emirleri de bildirilse, hatta Cennet bile gösterilse bakmak haramdır." diyorlar. TV izlemek günah mıdır?
CEVAPBatıdan geldiği için televizyona zararlı demek doğru olmaz. Bugün tıpta, sanayide ve diğer alanlarda kullandığımız makinaların çoğu Avrupadan gelmiştir. Hadis-i şerifle de bildirildiğine göre, dinimizde fen, müminin kaybedilmiş malıdır, nerede bulursa alması gerekir. Televizyon çok iyi bir haber ve eğitim vasıtasıdır. Televizyon, bir bıçak gibidir, iyi bir silahtır. Bıçakla faydalı çok işler yapılır. Bu faydalı alet, düşmanın eline geçerse, gözümüzü oyar, gırtlağımızı kesebilir. Düşman, bıçağı, böyle kötü bir işte kullandığı için "Bıçak kötü alettir" denemez. Bıçağı kötü işte kullanan kimse kötülenir. Modern silahların müdafaada büyük rolü olur. Bu silahlar anarşistlerin veya başka düşmanların eline geçerse, çeşitli katliamlara girişebilirler. İşte tvler de böyledir. İyi kimselerin elinde bulunursa, insanlığa büyük hizmetleri olur. Kötülerin elinde olursa insanlığa büyük zararları olur. Gösterilen filmin, bir sahnesinde, din ile alay eden birşey olsa, bunu seyreden müslüman da buna gülse, o müslümanın imanı gider. Ayrıca dine aykırı hususlar, müstehcenlik, iyi birşey gibi gösterilmeye devam edilirse, ister istemez seyircilerin beyni menfi yönde yıkanır. Bu bakımdan güzel yayın yapan televizyonu, seyretmelidir.
İntihâr etmek hakkında
Sual: Düşmanın işkence ve tecâvüzüne mâruz kalacağını bilenin kendini ve yakınlarını öldürmesi veya acı duymamak için uyku hapı ile intihâr etmesi günâh mi?
CEVAP
Hastalık ve dünya sıkıntılarından kurtulmak için ölümü istemek câiz değildir. Fakat dindeki fitneler sebebiyle ölüm istenebilir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Ölümü istemeyin! Çünkü bir kişi iyi ise, yaşadıkça iyiliği artar. Kötü ise, hatâlarından dönüp doğru yola gelebilir.) [Buhârî]
Düşmanın her türlü işkence ve tecâvüzüne mâruz kalacağını bilen kimsenin kendini ve yakınlarını öldürmesi câiz değildir. Zorla tecâvüze uğrayan günâh işlemiş de olmaz. Ayrıca düşman elinde ölen şehîd olur. Şehîd olan kimse, ölüm acısını duymaz.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Şehîd, ölüm acısı duymaz, kabirde üzülmez, kıyâmetin dehşeti, hesâb, mîzân, sırât onu rahatsız etmez, doğruca Cennete gider.) [Beyhekî]
Genel olarak îmânsız veya îmânı zayıf olan intihâr eder. Müslüman, intihârı düşünmez. Çünkü intihâr, bir çâre, bir kurtuluş değil, aksine tarîfi imkânsız azâblara kendini atmak demektir.
Ölüm acısı çok şiddetlidir.
İntihâr etmek, küfre yakın çok büyük günâh olduğu için, ölürken dayanılmaz acılara mâruz kalınır. Ölüm acısı, sanıldığı gibi bir ân değildir. İntihâr edince âhırette de daha büyük acılara girilir. Âhıret sıkıntıları dünya sıkıntıları gibi değildir. Çok ağırdır. Dünya sıkıntılarına dayanamayıp intihâr eden, ölüm acısına ve âhıret sıkıntılarına nasıl dayanır? İntihâr eden, dirilene kadar intihâr acısını duyar. Kendini öldürmek, başkasını öldürmekten daha büyük günâhtır.
Kur'ân-ı kerîmde buyuruldu ki: (Kendinizi öldürmeyiniz!) [Nisâ 29]
Hadîs-i şerîflerde de buyuruldu ki:
(Bir şeyle canına kıyana, Cehennemde onunla azâb edilir.) [Buhârî]
(İple boğazını sıkarak intihâr eden, boğazı sıkılarak azâb görür. Herhangi bir bıçakla intihâr eden, Cehennemde bıçaklanarak azâb görür.) [Buhârî]
Bir kâfir, uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok şiddetli olan ölüm acısını duyar. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Ölüm meleğini görmek, bin kılıç darbesinden daha şiddetlidir.) [Ebû Nuaym]
(Ölüm acısı çok şiddetli ise de, ölümden sonraki acılara göre çok hafiftir.) [İ.Ahmed] Dirilene kadar ölüm acısı duyulur. (İ.Evzâî)
Narkozlu hasta, ameliyat acısını duymadığı gibi, sâlih mü'min de kurºun yagmuruna tutulsa, vücudu dilim dilim dilinse ölüm acisini duymaz. Hz.Yûsüf'ün güzelliği karşısında kendinden geçen kadınlar, ellerini kestikleri hâlde farkına varamadılar. Ölüm meleğinin güzel sûretini gören mü'mine Allahü teâlâ acı duyurmaz. İntihâr etmek çok büyük günâh ise de, intihâr eden kâfir olmadığı için cenâze namazı kılınır.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (İntihâr etmiş olsa da, tevhîd ehli her ölünün cenâze namazını kıl!) [Deylemî]
Bizde, Tanzimat'tan sonra tek tük intihâr olayları görülmeye başladı. Müslümanların çok olması intihârın yaygınlaşmasını önlemiştir. İntihâr kelimesi, Tanzimat'tan önce yazılan lügatlarda bile yoktu. Dinsizliğin ve inanç zayıflığının intihâr üzerindeki etkisi büyüktür. Avrupa'da, hayat standardı yüksek olan yerlerde, intihâr oranı daha yüksektir. Bu oran, kuzeye gidildikçe artıyor. Avrupa'daki intihâr oranı Türkiye'dekinden 15-20 kat daha fazladır. Meselâ Fransa'da 100 bin kiºiden 44'ü intihâr etmektedir. İntihârda Türkiye en alt sıralardadır.Eskiden İstanbul'da yıllarca kalmış olan araştırmacı Fransız Dr. A. Bayer diyor ki:
(Batı ülkelerinde insanların yalnız kalması, hayattan nefret etmeye, hattâ intihâra yol açmaktadır. Hâlbuki Müslüman Türkler arasında hiçbir zaman bu hâle tesâdüf edilmez; medenî sayılan milletlerde çok sık görülen intihârı onlar bilmez. Müslümanlar, Allahın kendilerine bahşettiği varlığa tecâvüzün, Allaha karşı gelmek olduğuna inandıkları için, intihârı düşünmezler. Bunun için, intihâr eden hiçbir islâm âlimi yoktur.)
Sual: İntihâr eden veya öldürülen kimse, eceli ile ölmez mi?
CEVAP
Muteber kitaplarda diyor ki: Öldürülen kimse de, eceliyle ölür, ömrü ortadan kesilmiş olmaz. Ecel birdir.
(Akâid-i Nesefî s.3, Cevheret-üt-tevhîd 89. beyt, Avn-ül-mürîd c.2 s.982, Bed-ul-emâlî 62. beyt, Merah-ul-meâli s.209, Hediyyet-ül-mehdiyyîn s.5, Nur-ul-islâm s.246, Fikhi ekber şerhi 334, Hadîka c.1 s.265, Teftâzânî-Şerh-il-akâid s.211, Ithaf-ul-mürîd s.213, Tenvîr-ul-kulub s.61, Berîka s.233, Nuhbet-ül-leâlî s.36, Hak dini Kurân dili c.2 s.1195)
Organ Nakli Caiz midir?
Sual: Mısırlı Fârûk el-Angutânî, organ naklini birkaç yönden câiz görmemekte, hep kafadan konuşup, indî yorumlara girmektedir. Meselâ Angutânî, (Ameliyat edilen insan eziyet görmüş olur. Eziyet ise harâmdır. Şu hâlde ameliyat harâmdır) diyor. Angutânî, aynı bozuk mantıkla, (Peygamber, "Ölünün kemiğini kırmak, onu diri iken kırmak gibidir" buyurduğu için ölüden bir organ almak, diriden almak gibi harâmdır. Ameliyat edilene ve organı alınan ölü müslümana eziyet edilince de, "Müslümana eziyet eden, bana eziyet etmiº olur. Bana eziyet eden de Allaha ezâ etmiº olur" hadîsine göre, Cenâb-ı Allaha eziyet edilmiş olur) diyor. Daha başka şeyler de söylüyor. Cevap verir misiniz?
CEVAPVazîfesini yapamıyan el, ayak, parmak, burun, diş, göz, yürek ve başka organların yerine, mâden, plâstik koymak, diri ve ölü insandan organ nakletmek câiz ve çok iyidir. Çünkü bir organı kurtarmak, hayatı kurtarmak gibi zarûridir. Zarûret olunca birçok yasaklar mubâh olur. Ölünün de, dirinin de bir yerini kesmek harâmdır, ona eziyettir. Fakat, zarûret olunca, bu harâmlık kalkar. Çünkü dînimizde fıkhî bir kaide vardır: (Zarûretler, yasak olan şeyleri mubâh kılar.) [Mecelle] Ölmüş bir kimsenin bir organını kesmek de ölüye eziyettir. Ancak kesilen organ, bir müslümana verilecekse, ölü bundan dolayı zevk alır. Bir kimse, birine iyilik etmek için çok yorulsa, yorulmasından şikâyet etmez, aksine (Hizmet ettim, iyilik ettim) diye zevk alır. Parasını kaybeden kimse, üzülür. Fakat bunu istiyerek bir hayır kuruluşuna, bir fakîre veren kimse ise buna sevinir. İşte bunlar gibi, kurbanlık koyun da, bir müslümana faydam oldu diye sevinir. O acı, ona zevk verir. Halbuki hayvana da eziyet etmek harâmdır. Dînimize uyulunca eziyet edilmiş olmuyor. Ölüm acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Bir kimse uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok şiddetli olan ölüm acısını duyar. Fakat mücâhidler, kurşun yağmuruna tutulsa, bu acıyı duymaz. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Şehîd, ölüm acısını duymaz.) [Beyhekî]
Müslüman, mütehassıs tabîbler, bir hastanın ölümden kurtulması için, diriden veya ölüden organ naklinden başka çâre olmadığını bildirdikleri zaman, bunu yapmak câiz olur. Din ayrılığı gözetilmez.
(El-Hedyül-İslâmî) Çocuğun yaşıyacağı ümit edildiği zaman, çocuğu annesinin karnından çıkarmak için, ölmüş olan annesinin karnını yarıp ameliyatla almak câizdir. Çünkü, müctehid âlimlerin en büyüğü olan İmâm-ı a'zam hazretleri, bu sebeple bir kadının karnının yarılmasını ve çocuğun çıkarılmasını emretmiş, kurtarılan çocuk uzun seneler yaşamıştır. (Eşbâh s.123) Angutânî, kendini mezhep imâmlarından da üstün görmektedir. İmâm-ı a'zam hazretlerinin bu uygulaması organ naklinin câiz olduğuna kâfi delil değil midir? Angutânî, İslâmî ilimlerinin zayıfladığı Mısır'da meydanı boş bularak diyor ki: (Organ naklinin câiz olduğuna dâir bir âyet ve hadîs bulamazsınız. Âlimlerin ictihâdı da bize senet olmaz.) Burada iki büyük hatâ ediyor. Dînimizde delil, yanî edille-i şer'ıyye sadece âyet ve hadîs değil, icmâ ve kıyâs-ı fukaha da vardır. Bu ikisini inkâr etmek mezhepsizlik olur. Diğer hatâsı da, şudur: Bir şeyin harâmlığı hakkında âyet, hadîs ve edille-i şer'ıyye'de bir hüküm yoksa, o ºey câizdir. Çünkü hadîs-i ºerîfte, buyuruluyor ki: (Allahü teâlânin, helâl ve harâm diye bildirmedigi ºey, Allahin affettigi ºeylerdendir) [Hâkim] Angutânî diyor ki: (Sâlih bir kimseden alinan organ, bir kâfire takilsa, yarin âhirette bu organ hangisinde konuºacak? Benim sahibim iyi mi, kötü mü idi diyecek? Sâlih kimsenin organi, takildigi kâfirle birlikte Cehennemde yanmasi haksizlik olacagi için, organ nakli câiz degildir.) Burada da birçok hatâ var. Allah âciz degildir. Her insan, ayni boy ve ºekilde, fakat baºka zerrelerden yapilmiº bir bedenle mezardan kalkacaktir. ªimdiki beden, çürüyüp toprak olacaktir. (Kimya-i saâdet) Cevap verecek olan, çürümüº organ degil, baºka organdir. Nakledilen organ bile olsa, (Ben müslümanda iken ºu iyilikleri yapiyordum, kâfire takilinca, ºu kötülükleri iºledim) diyemez mi? Allahü teâlânin hesâb görmesinde hiç âcizlik, yanliºlik olur mu? Organlarin konuºacaklari Kur'ân-ı kerîmde bildirilmektedir. (Nûr 24, Yâsîn 65) Ruhun organa bağlılığı Rûh, sütte yağın bulunduğu gibi, bedende bulunmaz. Bunun için kolu kesilen kimsenin rûhundan eksilme olmaz. Başkasının yüreği ile yaşayan bir insanın rûhunda değişiklik olmadığı için, başkasının o adama hiç te'sîri olmaz. Kalb ile yürek aynı şey değildir. Yürek, hayvanda da bulunur. İnsana mahsûs olan kalbe, gönül denir. Gönül görünmez, fakat te'sîrleri ile anlaºilir. Kalb, elektrik cereyani, yürek de ampul gibidir. Ampuldeki elektrigi, ampul iºik verdigi zaman anliyoruz. Elektrik gibi kalb de madde degildir, bir yer kaplamaz. Yürekte eserleri görüldügü için, kalbin yeri yürek denir. Yürek degiºtirmek, sanki ampul degiºtirmeye benzer. Yanî takilan yürek nasil olursa olsun, takilan kimsenin kalb kuvvetinin tesîri görülür. Ampulün degiºmesiyle ºehir cereyaninda azalip çogalma olmadigi gibi, yüregin degiºmesiyle, o kimsedeki kalb kuvvetinin te'sîri değişmez. Rûh da, elektriğe benzetilebilir. Yanmakta olan bir ampul, sökülünce, yanî cereyanla olan irtibatı kesilince, cereyanın bir miktarı kesilmiş olmaz. Başka bir ampul takılırsa onun da rezistans telini ısıtıp ışık saçmasına sebep olur. Sâlih bir kimsenin yüreği, fâsığa veya kâfire takılınca, o kimsenin kalbi yine hep günâh işlemek ister, kötü düşünür. Tersine, fâsığın yüreği, sâlih bir kimseye takılırsa, o kimsenin kalbi yine günâh işlemek istemez, hep iyi düşünür. Yüreğin manevî bir fonksiyonu yoktur. Öldükten sonra çürüyüp gidecektir. Yâhut hayvan yese veya yansa fark etmez. Çünkü insan rûh demektir. Beden değişse de rûh değişmez. Bir başka misâl de şudur. İnsan, rûhu sayesinde ayakta durur. Aklı, düşüncesi, rûhu sayesinde vardır. İnsanın vücûdu, bir marangozun âletleri gibidir. İnsan ölünce, âletleri olmadığından, ruh bir iş yapamaz. Bir kimseye, başkasının bütün organları takılsa, o insanın aklında, düşüncesinde değişiklik olmaz. Marangozun eski âletleri yerine, yeni âletleri gelmiş demektir. Âlet değişmekle, marangozdaki bilgi, kabiliyet değişmez. Kesmiyen bir testere yerine, iyi kesen bir testere gelirse, daha kolay iş yapar. Görmiyen gözün yerine sağlam göz takılırsa görür. Kanı, kalbi, beyni de değişse, yine düşünceye te'sîr etmez. Sağlam organ takılmışsa, daha kolay iş görür. Çünkü insan, rûh demektir. Bir insan yanmakla yok olmaz. Sadece âletleri elinden alınmış olur. Âhırette ona yeni âletler verilir. Mü'min ise Cennete, kâfir ise Cehenneme gider. Rûh, kendisine verilen vücût sâyesinde, ya ni'mete kavuºur veya azâba düçâr olur. Rûhun mâhiyetini bilmiyen veya Allahü teâlânın kudretinden şüphe eden kimse, insan yanınca yok olduğunu, kabir suâli ve kabir azâbının olmadığını zanneder. Halbuki kabir azâbının olduğunu dînimiz açıkça bildiriyor. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: (Kabir azâbı haktır.) [Buhârî] Organ nakli câiz olunca, organı satmak da câiz mi diye bir suâl hatıra gelir. Mal olmayan şeyi satmak bâtıl olduğu için, kan dâhil, insanın hiçbir organını satması câiz değildir. Fakat zarûret olunca, satın almak câiz olur. Müslüman, mütehassıs tabip, şifa vereceğini ve başka ilacı olmadığını söyleyince, hastanın, kan içmesi, leş yemesi caiz olur. (Nihâye, Hâniyye, Tehzîb) Tabîb-i müslim-i hâzık, bir hastaya, hastalığı için, kadın sütünün iyi geleceğini, bu hastalığın başka ilâcı da olmadığını söylerse, hastanın, kadın sütü içmesi ve satın almasının câiz olduğu fıkıh kitaplarında yazılıdır. Halbuki kadının sütünü zarûretsiz içmek harâmdır. (Feth-ul-kadîr) (Ölünce organlarımın alınmasını vasıyet ettim) demek câiz değildir. Bu vasıyetin sahîh olabilmesi için, mütekavvim mal ile yapılması lâzımdır. İnsanın hiçbir parçası mal değildir. Fakat, (Ben öldükten sonra, zarûret olursa, kanımın, organlarımın bir müslümana verilmesi için izin veriyorum) demek câiz olur. Yahut hiç bir şey söylemese, ihtiyâç olunca, yeni ölmüş bir kimsenin organını alıp, hasta olan bir kimseye nakletmek câizdir. (S.Ebediyye) Angutânî, (Denizde boğulmak üzere olanı kurtarmak iyi bir iş sanılmamalıdır. Çünkü kurtarılmayıp ölürse, o kişi şehîd olur) diyerek dînimizin emrine karşı çıkıyor. Kur'ân-ı kerîmde, (Kendinizi tehlikeye atmayın) buyuruluyor. (Bekara 195) Şehîd olacak diye kurtarmamak iyi olsaydı, peygamber efendimiz, hendek kazdırmaz, mücâhidlerini düşmanın üstüne gönderirdi. Onların çoğunun şehîd olacağı belliydi. Cihâda gidince, nasıl olsa, şehîd olmak büyük fazîlet diye düşmanla çarpışmıyacak mıyız? Angutânî, kendi grubundan olmayan müslümanlara şucu, bucu diye bir isim takarak, hepsine kâfir diyor. Halbuki, hadîs-i şerîfte, (Müslümana kâfir diyenin kendisi kâfir olur) buyuruldu. (Buhârî) Ölü, organ naklinde acı duyar mı?
Sual: Ölü, organ naklinde acı duymaz mı?
CEVAPDuyar. Fakat bir müslümana faydası olduğu için acıdan zevk alır. Cömert insanların yaptıkları hayır hasenatlardan zevk almasına benzer. Halbuki, malını, parasını, mesaisini hatta sıhhatini vermektedir. Cömertlerin yaşadığı huzur, tattığı zevk bilindiği halde anlatılamaz, ancak bunu yaşayan bilir.
Biraz daha açıklayalım. Bir kimse, birine iyilik etmek için çok yorulsa, yorulmasından şikayet etmez, aksine hizmet ettim, iyilik ettim diye zevk alır. Parasını kaybeden kimse, üzülür. Fakat bunu isteyerek bir hayır kuruluşuna, bir fakire veren kimse ise buna sevinir. İşte bunlar gibi, mesela, kurban da, bir Müslümana faydam oldu diye sevinir. O acı ona zevk verir. Ölüm acısı, dünya acılarının hepsinden daha acıdır. Bir kimse uyku hapı içerek veya narkozla her tarafı uyuşturulduktan sonra da ölse, çok şiddetli olan ölüm acısını duyar. Fakat bazı müminler, kurşun yağmuruna tutulsa, bu acıyı duymaz. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Şehit ölüm acısını duymaz.) [Beyhekî] Yusuf aleyhisselamı gören kadınlar ellerini kestiler de acısını duymadılar. Çünkü başka zevk alıyorlardı. Ölü de müslümana iyilik ettiği için aldığı zevk, acıyı duyurmaz.
Yüzük takmak
Sual: Yüzük takmak hususunda dinimizin hükmü nedir?
CEVAP
Erkeklerin altın yüzük takmaları, dört mezhepte de câiz değildir. Altın ile gümüşü süs olarak takmak yalnız kadınlara helâldir. Fakat, bunları mahrem olmayan erkeklere göstermeleri haramdır. Altın ve gümüşü süs olarak takmak erkeklere haramdır. Taş, tunç, pirinç, plâtin, bakır ve diğer madenlerden ziynet olarak yüzük takmaları, kadınlara da haramdır. Altın yaldızlı gümüş yüzük ve gümüş kaplı altın yüzük takmak da câizdir. Yüzük takmamak daha iyidir. Bayramlarda herkesin yüzük takması müstehabdır. Gösteriş için, öğünmek için takmak ise haramdır. (R. Muhtâr) Resûlullah, gümüş yüzük kullanır ve yüzüğünü sağ eline takardı. Sol eline de taktığı görülmüştür. Sağ ele de, sol ele de takmak câizdir. Küçük parmağa veya yanındaki parmağa takılır. Üzerinde yazı bulunan yüzüğü, halâya girerken, sol elden sağ ele geçirmek iyi olur. Numan bin Beşîrin parmağındaki altın yüzüğü gören Resulullah, (Cennete girmeden önce, niçin cennet ziynetini kullandın?) buyurdu. Demir yüzük kullanmaya başladı. Bunu görünce, (Niçin Cehennem eşyası taşıyorsun?) buyurdu. Bunu da çıkardı. Bronz yüzük taktı. Bunu görünce, (Niçin sende put kokusu duyuyorum?) buyurdu. Nasıl yüzük kullanayım, yâ Resûlallah dedi. (Gümüş yüzük takabilirsin. Ağırlığı da bir miskâli [4.8 gramı] geçmesin ve sağ eline tak!) buyurdu. (Mevâhib)
Sual: Peygamber efendimizin ve diğer büyük zatların yüzüklerinde kıymetli sözler yazılı imiş. Ne yazılı idi?
CEVAP
Peygamber efendimizin yüzüğünde, (Muhammedün Resûlullah) yazılı idi. Muhammed aleyhisselam Allahü teâlânın peygamberi demektir. Hz. Süleymanın yüzüğünde, (La ilahe illallah, Muhammedün resulullah) yazılı idi. Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed aleyhisselam onun resulü demektir. Hz. Ebû Bekr'inkinde, (Ni'mel kâdir Allah) yazılı idi. Her şeye gücü yeten Allah ne güzel, ne büyük kudret sahibi demektir. Hz. Ömer'inkinde, (Kefâ bil-mevt vaizan) yazılı idi. Vaiz olarak, nasihatçı olarak ölüm kâfi demektir. Ölümü günde yirmi kere hatırlayanın şehit olarak öleceği hadis-i şerifle bildirilmiştir. Hz. Osman'ınkinde, (Le-nasbirenne) yazılı idi. Elbette sabredeceğiz demektir. Sözünde durdu ve sabrederek şehit oldu. Hz. Ali'ninkinde, (El-mülkü lillah) yazılı idi. Mülk Allahın demektir. Hz. Hasan'ınkinde, (El-izzetü lillah) yazılı idi. İzzet, şan ve şeref Allahü teâlâya mahsus demektir. İbni Ömer'inkinde, (Abedallah lillah) yazılı idi. Allah rızası için, Allaha ibadet eden demektir. Hz. Muaviye'ninkinde, (Rabbigfir-lî) yazılı idi. Ya Rabbi beni mağfiret eyle demektir. Oğlununkinde ise, (Rabbünallah) yazılı idi. Rabbimiz Allah demektir. İmam-ı Ali Rıza'nınkinde, (Hasbiyallah) yazılı idi. Allahü teâlâ bana kâfi gelir demektir. Kadı İbni Ebî Leylâ'nınkinde, (Ed-dünya garûrün) yazılı idi. Dünya aldatıcıdır, güvenilmez demektir. İmâm-ı a'zam Ebû Hanîfe'ninkinde, (Kul-il-hayr ve illâ fesküt) yazılı idi. Hayır konuş, hayır konuşmayacaksan sus demektir. İmam-ı Ebû Yusuf'unkinde, (Men amile bi-re'yihî nedime) yazılı idi. Danışmadan, kendi görüşü ile hareket eden pişman olur demektir. İstişareye, ehline sormaya önem verilmesini bildirmektedir. İmam-ı Muhammed'ininkinde, (Men sabere zafire) yazılı idi. Sabreden zafere kavuşur, sabreden muradına erer, arzusuna kavuşur demektir. Allahü teala, Kur'anı kerimde, sabredenlerle beraber olduğunu, sabredenlere mükâfatlarını hesapsız vereceğini bildirmektedir. İmam-ı Şâfi'îninkinde, (El-Bereketü fil kanâ'ati) yazılı idi. Bereket kanaattadır, kanaat eden, kurtuluşa erer, zenginleşir demektir. Kanaat edene Allah kâfidir. Kanaat yenilmez ordu, bükülmez kılıçtır. Kanaat eden şükretmiş olur.
Sual: Babamızın ve hocamızın resimlerini duvara asmak uygun mudur?
CEVAP Uygun değildir. Üç zararı vardır:
Birincisi, insan ve hayvan resmini, belden yukarı asmak haramdır. Bitki ve cansızların resmini asmakta mahzur yoktur.
İkincisi, canlı resmi bulunan odaya rahmet melekleri girmez. Resimli gazete bile bulunsa girmez. Gazeteyi okuduktan sonra kapalı bir yere koymalıdır!
Üçüncüsü, duvarda resim bulunan odada namaz kılmak mekruh olur.
Sual: Çocuk odasında bulunan avizenin üzerinde balık resimleri var, resimler baskı halinde yapılmış, yani bizim bildiğimiz normal fotoğraf değil, buna göre bu avizenin kullanılması rahmet meleklerinin girmesine veya evde kullanılmasına engel teşkil eder mi?
CEVAPResmin net olup olmaması önemlidir. Mesela battaniyelerde genelde aslan resimleri oluyor. Fakat gözleri falan net olmuyor. Bunları kullanmak caiz oluyor. Ama resmi hatırlattığı için alırken almamak gerekir. Alınmışsa, hediye gelmişse, kullanılabilir. Vazolardaki balık resimleri de öyle... Net bir resim değilse, caiz olur. Avizedeki resimlerin net olmadığı ve caiz olduğu anlaşılıyor. Bir eşyayı alırken resim olup olmadığına dikkat etmelidir.
Hediyesinden vazgeçmek
Sual:Hediye ettiğimiz bir şeyi hediye ettiğimiz şahsın haberi olmadan, geri alabilir miyiz veya izinsiz kullanabilir miyiz?
CEVAP
Hediye verilince o insanın olur, izinsiz kullanamazsınız.
Zengine verilen hediyeyi zaruret varsa geri istemek caizdir. Ama fakire verilen hediyeyi geri almak caiz değildir. Çünkü fakire verilen hediye sadaka olur. Sadakayı ise geri almak caiz değildir.
Mahrem akrabası veya nikahlısı olmayan kimseye hediye edilen malı geri almak caizdir. Fakat hediye veren, az da olsa karşılık olarak bir şey almışsa, verilen şey çoğalmışsa, yahut ikişinden biri ölmüş ise veya verilenin mülkünden çıkmış ise, artık o hediyeyi geri isteyemez. Mecbur kalmadıkça hediyeyi geri istememeli! Çünkü hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Hediyesinden vazgeçip geri istiyen kimse, kustuğunu yalayan köpeğe benzer.)
Kıbleye bakan cami duvarını süslemek
Sual: Yeni yapılmakta olan bir camide insanların kıbleye bakan cami duvarına fayans değil de Kâbemizin resmini yapmak istiyoruz. Bunun herhangi bir sakıncası var mı? CEVAP Kâbe duvarına başka dualar, resimler uygun değildir. Sade olması lazımdır. Hatta Allahü tealanın isimleri de yazılmamalı. Yan duvarlara yazılmasında mahzur yoktur. Kâbeyi de yan duvara yapabilirsiniz.
Kuru Temizleme
Sual: Necaset bulaşığı olmayan bir elbise ile, kanlı ve idrarlı bir elbise kuru temizlemede temizlenir mi ve ötekileri kirletir mi? Yani kuru temizlemeciye verdiğimiz necaset bulaşmamış elbise ile namaz kılabilir miyiz?
CEVAPKuru temizlemede sadece kirler temizlenir. Yıkanmadıkça idrar ve kan temizlenmiş olmaz. Fakat idrarlı elbise diğerlerini kirletmez. Yani kuru temizlemeciye verdiğimiz necaset bulaşmamış elbise ile namaz kılmamızda mahzur olmaz. Dinde zan ile hüküm verilmez. Kâfirlerin elbiselerine idrar ve şarap bulaşmış olma ihtimali kuvvetlidir. Buna rağmen dinimiz, kâfir elbisesini yıkamadan, o elbise ile namaz kılınabileceğini bildiriyor. (Eşbah şerhi) Dinimizin emri böyle iken, kuru temizlemeciye verilen temiz elbise ile namaz kılınmıyacağını veya kesin bilgi olmadan gıdaların içinde, necis madde bulunduğu için yenmiyeceğini söylemek halkı huzursuzluğa sevkedeceği, fitneye sebep olacağı için günahtır.
Çeşitli sorular
Sual: Saçımın dökülmemesi veya başağrısı için başıma kına yakmam caiz midir?
CEVAPEvet, tedavi için kına yapmak caizdir. (Bahr)
Sual: Altı toprak, dört tarafı betondan yapılmış kabirler satılıyor. Böyle bir kabrin içine lahd kazıp meyyiti defnetmek caiz olur mu?
CEVAPÖlü, toprağa defnedildiği için mahzuru olmaz. (R. Muhtar)
Sual: Saçlarım döküldüğü için başıma saç ektirdim. Günah diyorlar. Ektirdiğim saçları söktürmem gerekir mi?
CEVAPErkeklerin peruk taktırması veya saç ektirmesi günah değildir. (Hadika, Fetava-i kübra)
Sual: Dövme yaptırmak günah mıdır?
CEVAPDövme yaptırmak günahtır. Ancak dövme gusle ve abdeste mani değildir.
Sual: Gümüş bıçak ve gümüş çay kaşığı kullanmam caiz midir?
CEVAPYağı gümüş bıçakla ekmeğe sürmek ve bu ekmeği eli ile yemek caizdir. (R. muhtar) Gümüş çay kaşığı ile çay karıştırmak caizdir. Gümüş kaşıkla yemek yemek caiz değildir.
Sual: İpek kravat caiz midir?
CEVAPİpek kravat kullanmak caizdir. Yalnız eni dört parmaktan fazla olmamalıdır.
Sual: Kendiliğinden ölen veya besmele ile vurulan tilkinin derisini dabağlamadan satmakta mahzur var mıdır?
CEVAPKoyun, sığır gibi, eti yenen hayvan kendiliğinden ölürse leş olur. Leş derisini dabağlamadan satmak bâtıldır, caiz değildir. Tilki, sansar besmele ile öldürülürse derileri temiz olur. Dabağlamadan satmak caizdir. Kendiliğinden ölürse dabağlamadan satmak caiz olmaz. Domuz ve yılan derisi dabağlansa da temiz olmaz. (Halebi)
Sual: Muhabbet kuşu ve kanarya gibi kuşları alıp satmak ve beslemek caiz midir?
CEVAP
Caizdir. Kafese alışmış serbest bırakılınca hayvanlar tarafından öldürülebilen kuşları kafeste beslemek caiz olur.
Sual: Dantelden veya kumaştan yapılmış haç, papaz başlığı vb. şeyleri süs olarak duvara, perdeye asmakta, haç şeklinde saç tokası kullanmakta veya kolye olarak takmakta mahzur var mıdır?
CEVAPHıristiyanlığın dini sembolü olan böyle şeyleri kullanmak câiz değildir. (İ. Abidin, Birgivî)
Sual: Gıda paketlerinin veya deterjanların içinde bardak, tava gibi şeyler çıkıyor. Bazılarının içinden bir kâğıt çıkıyor. "Bu kâğıdı getirene şu hediye verilecektir" deniyor. Paket içinden çıkan malı ve kâğıdı götürüp verilecek şeyi almak günâh olur mu?
CEVAPHayır günâh olmaz. (R.Muhtâr)
Sual: İlahileri defle söylemek veya böyle doldurulan kasetleri dinlemek caiz mi? Caiz değilse hükmü nedir?
CEVAP İlahileri defle söylemek küfürdür. Başka çalgı aletleri ile söylemek de küfürdür. Bunları tasvip etmeyerek dinlemek küfür değildir. Fakat tasvip ederek dinlemek de küfür olur. Çünkü küfre rıza küfürdür.
Sual: Arkadaşlarla sohbet ederken ben ilahilerin müzik aletiyle çalınmasının caiz olmayacağını söyledim bu arada ağzımdan (defle ilahi söylense neyse ne) diye çıktı. Küfre mi düştüm? CEVAP Kasten şuurla söylemediğiniz için mahzuru olmaz. Def de çalgı aletidir. Def ile de ilahi söylenmez. Düğünlerde def çalmak caizdir, fakat ilahi ile çalmak caiz değil.
Sual: Lise 2. sınıfta okuyan 17 yaşında bir gencim. Arkadaşlarım dövme yaptırıyor. Ben de onlara özendiğimden yaptırmayı düşünüyorum. Fakat dövme yaptırıldığı zaman bir daha gusül abdesti alınamadığını duydum. Doğru mu? CEVAP Dövme yaptırınca da gusül sahih olur. Fakat dövme yaptırmak günahtır, haramdır. Heveslenecek bir şey yoktur.
Sual: Erkekler veya kadınlar el ve ayaklarına kına yakabilirler mi? CEVAP Erkekler kına yakamazlar, kadınlar ise, yakabilirler ancak yabancılara gösteremezler. Çünkü süstür. Süs yabancıya gösterilmez. Tedavi için, baş ağrısı için falan erkekler de kına yakabilirler.
Sual: Estetik ameliyatta caiz olan şekil hangisidir?
CEVAP Tabiî olan şekli, süs gayesiyle, değiştirmek câiz değildir, mesela burnu biraz büyük olan, küçültmek niyetiyle değiştiremez. Fakat herkesin dikkatini çeken, nefreti gerektiren bir durum varsa, uygunsuz nahoş bir durum varsa bunu estetik ameliyatla düzeltmekte mahzur yoktur.
Sual: Adet zamanında kullanılan hazır petleri yıkamadan atmanın bir mahzuru var mıdır? CEVAP Mahzuru yoktur.
Sual: Kur'an okutulduğunda hocaya para vermek doğru mudur? CEVAP İstemeden verilmesi caizdir, günah olmaz. İsterse haram olur.
Sual: Kendi kazandığım paradan eşimin bilgisi olmadan harcama veya birikim yapmam caiz midir? CEVAP Elbette caizdir.
Sual: Kokulu sıvı sabunlar var, onları kullanmak caiz mi?
CEVAP
Hiç mahzuru yok.
Sual: Bayanlar altın ve gümüş eşya kullanabilir mi?
CEVAP
Bayanların da altın veya gümüş eşya kullanmaları caiz değildir, tahrimen mekruhtur. Bayanlar altın ve gümüş takı takabilirler, yani bilezik, küpe, kolye, yüzük takabilirler; fakat altın veya gümüş eşya kullanamazlar. Mesela altın veya gümüş kaşık çatal, bıçak da kullanamazlar.
Sual: Cep telefonumun melodili çalması uygun mudur?
CEVAP Uygun değildir, haramdır. Geçen gün camide birisinin telefonu çaldı, nerede ise namazda insanlar oynayabilirdi. Kol saatinin de, alarmı düz olmalı, melodili olmamalıdır. Evdeki ziller ve bütün ziller melodisiz olmalı, düz olmalıdır.
Sual: Bir arkadaş, cep telefonundaki melodi seslerinden çok hoşlandığını söylüyor. Ben de haram değil mi dedim. Olsa olsa mekruh olur, ne olacak o kadar melodi dinlesek dedi. Az da olsa melodi dinlemek günah değil mi?
CEVAP
Mekruha önem vermemek küfürdür. Sünnete önem vermemek de küfürdür. Haram işlemek küfür olmaz. Onu basit görüp dinlemek veya dinlemese bile ne olacak o kadar müzik demek küfür olur. Her müslüman dini hassasiyet sahibi olmalıdır.
Sual: İpekten yorgan çarşafı, yastık kılıfı caiz mi? CEVAP Vücuda temas ederse haram olur.
Sual: Yatak odasına dini levha asmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Çocuğa gelen hediyeyi, zengin olan babası nasıl kullanır? CEVAP Çocuktan satın alıp, başka bir çocuğuna verebilir.
Sual: Düğmeleri, küflenmemesi için altın suyuna batırmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Çayın posa kısmını helaya dökmek caiz mi? CEVAP Mekruhtur.
Sual: Balık oltasına solucan takmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Yumurta boyamak caiz mi? CEVAP Niyetsiz olursa mekruh. Hıristiyanlara benzemek için olursa haram. Nevruz günü mecusilere benzemek niyetiyle olursa küfürdür.
Sual: Beyaz ayakkabı giymek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Sulamada çeşitli hayvan ölüyor. Günah mı? CEVAP Öldürmek kastedilmediği için günah olmaz.
Sual: Balig olmayan çocuğun parasını babası kullanabilir mi? CEVAP Muhtaç ise caizdir.
Sual: Hastaya veya misafirliğe giderken çiçek götürmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kadın çocuk olmaması için spiral kullansa, caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Leylek ve başka hayvan şeklinde Besmele yazmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Kehribar veya gümüş tesbih kullanmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ter silmek için ipek mendil kullanmak mekruh mu? CEVAP Evet.
Sual: Şifa ayetlerini muska yaparak üzerimizde taşımak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Talebeye öğretmek için Kâbe maketi yapmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Hacıların getirdiği içi ayet yazılı tastan yemek yemek caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Cami resmi bulunan kağıtla kitap kaplamak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Zurna çalmak hanefide caiz mi? CEVAP Hayır. Harbde caizdir.
Sual: İspirtolu kalemle ayet yazmak caiz mi? CEVAP Vernik, ilaç, mürekkep gibi ispirtolu hizmet maddelerinin, necis olmadığını bildiren fetva S.E.de vardır.
Sual: Gece çamaşır yıkamak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Eskiyen seccadeyi yırtıp yer bezi yapmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Süte okunup içiliyor, mum da yakılıp söndürülüyor. Caiz mi? CEVAP Mum yakmak bid'at, bir şeye okumak faydalıdır.
Sual: Minare resimli seccadede namaz kılmak mekruh mu? CEVAP Değildir.
Sual: Erkeğin gümüş yüzüğüne pırlanta taş koyması haram mı? CEVAP Evet.
Sual: Şifa ayetlerini görünür şekilde pvcleyip taşımak caiz mi? CEVAP Açık gibidir. Görünmez şekilde kaplanırsa caiz olur.
Sual: Dini yazı bulunan gazeteyi belden aşağı tutmak mahzurlu mu? CEVAP Evet
Sual: Personelin vesikalık resimlerini yukarı asmak caiz mi? CEVAP Zaruretsiz caiz olmaz.
Sual: Sıkıntıyı gidermek için akik taşlı yüzük kullanmak uygun mu? CEVAP Evet.
Sual: Müzik alarmlı kol saati, kapı zili mekruh mu? CEVAP Evet.
Sual: Sabah namazına uyanabilmek için müzikli kol saati caiz mi? CEVAP Düz alarmlı kullanmalıdır.
Sual: Domuz derisinden kalb kapakçığı taktırmak caiz mi? CEVAP Zaruretsiz caiz değildir.
Sual: Sap artıkları ile içindeki böcekler de yanıyor. Günah mı? CEVAP Hayır.
Sual: Allah kelimesinin hat olarak bir düzünü bir de simetrik olarak tersini yazmak, duvara asmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Arkadan çekilmiş resmi duvara asmak caiz mi? CEVAP Caizdir, namaza zararı olmaz.
Sual: Namazı mekruh etmiyen resimli odaya rahmet meleği girer mi? CEVAP Girer. Çünkü resim hükmünde değildir.
Sual: Din kitaplarını dolabın içine belden aşağı koymak caiz mi? CEVAP Caiz. Mushafı daima belden yukarı koymalıdır.
Sual: İmza atmak için okuldaki talebemden kalem almam caiz mi? CEVAP Caiz. Yanınızda kalem bulundurmaya çalışmalısınız.
Sual: İslam yazısı bulunan yüzükle helaya girmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Her biri 3 gram olan iki gümüş yüzük takmak, caiz mi? CEVAP 4.8 gramı geçtiği için caiz değildir.
Sual: Yılbaşında firmalara hediye vermek caiz mi? CEVAP Yılbaşından sonra, yeni yıl niyetiyle vermek caizdir.
Sual: Elma, portakal gibi meyvelerin kabuklarını yakmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kadın saçından fırça yapmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Deri kaplı, fermuarlı küçük mushafla helaya girmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kağıt peçeteleri kullanmak uygun mudur? CEVAP Mahallerinde kullanmak caizdir.
Sual: Hayvan ve insan motifleri işlemek günah mı? CEVAP Evet.
Sual: Battaniyedeki aslan resmi net değildir. Resim hükmünde mi? CEVAP Resim hükmünde değil. Fakat, resimli almamaya, dikkat etmeli. Şüphelilerle meşgul olmak harama sebep olur.
Sual: Fakir, bir arkadaşından bir kalem istese haram olur mu? CEVAP Haram olmaz. Fakat hediye istemek ayıptır.
Sual: Birine saat ısmarladım. Getirince hediye etti. Caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Renkli mum caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kadınların kol saati takmaları ziynete girer mi? CEVAP Girer.
Sual: Eczacının, eczacıya ısmarladığı ilacı hediye etmesi caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Dükkanımız, bir iş hanının bitişiğindedir. Hanın masraflarına iştirak etmiyoruz. Hanın hela ve suyunu kullanmamız caiz mi? CEVAP Masrafa iştirak edenin birinden izin almak kâfidir.
Sual: Erkeğin madeni künye ve gümüş kolye takması caiz mi? CEVAP Yalnız tedavi için caizdir.
Sual: Komşu, evinin anahtarını verip (Buzdolabımdan istifade et) dedi. Evime gelen misafire (Sen de istifade et) desem caiz mi? CEVAP İzin alınmışsa caiz olur.
Sual: Alçıdan manken kullanmak caiz mi? CEVAP Başı olmazsa, caizdir.
Sual: Kadın, kocası için ameliyatla karnını küçültse caiz mi? CEVAP Değildir.
Sual: Erkeğin peruk takması caiz mi? CEVAP Abdeste ve gusle mani olmazsa caizdir.
Sual: Anne kızına, baba oğluna verdiği hediyeyi geri alabilir mi? CEVAP Alamaz.
Sual: Anneye, kayınvalideye verilen hediyeyi geri almak caiz mi? CEVAP Hayır. Çünkü aralarında nikahı, ebedi haram eden bir akrabalık bulunmak, verilen hediyeyi geri almaya manidir.
Sual: Kadınların resimli altın takmaları caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Halıdaki (Latif) ismi boyansa, kullanmak caiz olur mu? CEVAP Evet.
Sual: Dakikada bir kâbe resmi çıkan kol saati kullanmak caiz mi? CEVAP Evet. Görünmezse helaya da girilebilir.
Sual: Mushaf okunmuş rahleyi, tabure olarak kullanmak caiz mi? CEVAP Zaruret olursa caizdir.
Sual: Dini yazı bulunan gazeteyi divanın, karyolanın altına koymak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Tıptan mezun olurken dört köşe başlık giymek caiz mi? CEVAP Evet. Çünkü başlık ibadet maksadı ile yapılmamıştır.
Sual: Babam öldü. Birine verdiği hediyeyi istemem caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Beş arkadaş bir odada çalışıyoruz. Sigara içmeyen içenden rahatsız oluyor. Sigara içme yasağı konulsa, içen rahatsız oluyor. Sigaradan hasta olan bile oluyor. Ne yapmak lazımdır? CEVAP Zarara mani olmak tercih olunur.
Sual: Kanlı pamuğu yakmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Âyet-i kerime yazılı gazeteleri ne yapmak lazımdır? CEVAP Yakıp külü denize, ayak basmıyan temiz yere dökülür.
Sual: Sahabenin temsili resimlerini yapmak caiz mi? CEVAP Değildir.
Sual: Eti için ada tavşanı ve keklik beslemek caiz mi? CEVAP Koyun eti bulunmayan yerlerde caizdir.
Sual: Cami resimli çay tabağı kullanmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: İnsan başlı pipo yapmak mekruh mu? CEVAP Evet.
Sual: Salip yani haç işaretli biblo yapmak haram mı? CEVAP Evet.
Sual: Kemikleri kırılan kedimi iğne vurarak öldürmem caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Çay ve su bardağını tam doldurmak lazım mı? CEVAP Hayır, içilecek kadar doldurulur.
Sual: Kobay ve tavşanı deney hayvanı olarak kullanmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Karahisarinin yazdığı okunmaz besmele duvara asılır mı? CEVAP Duvara asmak caiz değildir.
Sual: Piyangodan çıkan kalemi hediye ettiğime günah olur mu? CEVAP Ona günah olmaz. Size olur.
Sual: Üçüncü hamur kağıtla el kurulamak caiz mi? CEVAP Mekruhtur.
Sual: Donmamak için lağıma tuz koymak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Zaruret olunca, böbrek nakli caiz mi? CEVAP Evet. Ayrıca ameliyatlar başarılı olduğu için caizdir.
Sual: Balık veya köpek şeklinde küpe takmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Caminin kıble duvarına nakış yapmak, ayet yazmak caiz mi? CEVAP Mekruh. Zihni meşgul eder. Mekruha caiz değil de denir
Sual: Şüpheli paradan kurtulmak için para değiştirsek olur mu? CEVAP Olur. Para değiştirmek de satıştır. Sahih olması için mal farklı olmalı. Mesela iki 5 binlik, bir on binlikle değişmeli. Hediye suretiyle de değiştirilirse aynı cins mal da olur.
Sual: Arkadaşla ceketleri birkaç günlüğüne değişmek mekruh mu? CEVAP Evet.
Sual: Gazete abone parası topluyorum. Hakkım olan maaş, geç verilince, topladığım paradan alıp harcamam caiz mi? CEVAP Hak başka, mülk olmak başka. Ücreti hak eden, eline almadıkça, buna malik olamaz. Yani harcamak caiz olmaz.
Sual: Fakire verilen hediye, mülkü olacağı için geri almak caiz mi? CEVAP Caiz olmaz.
Sual: Fazla para vererek süper emekli olmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ücretli çaycıyım. Misafirime ücretsiz çay verebilir miyim? CEVAP Patron izin vermişse caizdir.
Sual: Bir oyun düzenlenmiş. İsteyen listedeki birinci isme para gönderiyor. Liste başına gelen çok para alıyor. Bu oyun caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Küçük çocuğumun adına kredi alıp ev yaptırmam caiz mi? CEVAP Evet. Ev çocuğun olur. Ana-baba oturabilir. Kiraya verirse, ücreti çocuğun olur.
Sual: Küfr alametini, bilmeden, adet olarak kullanmak küfr mü? CEVAP Küfr olur. Müslümanlar arasında cehalet özür olmaz.
Sual: Alkol alevi ile kulak içindeki kılları yakmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: İthal tütünlerin alkol ile yıkandığı söyleniyor. Doğru mu? CEVAP Zan ile hükmolunmaz.
Sual: Kadın tırnak ve saçını gömmek zorsa, yakmak caiz mi? CEVAP Biriktirip gömme imkanı varken, yakmak caiz olmaz.
Sual: Sokmaması için bal arısını öldürmek caiz mi? CEVAP Eziyetsiz caiz. Mütteki olan cana kıymaz.
Sual: Para topladığım hasta öldü. Bu parayı ne yapayım? CEVAP Fakirlere vermek iyi olur.
Sual: Cami resmi bulunan havluları satın almak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Vakf için para toplayan, paraları birbirine karıştırabilir mi? CEVAP Verenlerin izni ile karıştırabilir.
Sual: Fakir bildiği halde haram para alsa, caiz mi? CEVAP Caiz olmaz. Helal ile karışık ise caizdir.
Sual: Üç ortak bir araba aldık. Kimimiz çok kullanabilir miyiz? CEVAP Diğerlerinin rızası olunca kullanmak caizdir.
Sual: Bir şirket, iki milyon yatırana, üç milyon veriyor. Faizden kurtulmak için vereceğim iki milyonu hediye ediyorum. Şirket de bana yıl sonunda üç milyon hediye edecek. Caiz mi? CEVAP Hayır. Çünkü hediyenin ikisi de peşin verilmiş olmalı!
Sual: Toplantıya geç gelene pasta getirme şartı koymak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Dini levhayı alkolle, kolonya ile silmek caiz mi? CEVAP Sabunlu su ile silinir. Buna imkan yoksa, caizdir.
Sual: Bedene değdiği için gömleğin yakası ipek olsa caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Camiden ayakkabımı çalmışlar. Yerine eskisini bırakmışlar. Fakirim, bu eski ayakkabıyı giymem caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: İşte, gözüm çıktı. Hakim tazminat bağladı, almam caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Tavuk yemine kan karıştırıp yedirmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Hz. Halidin türbesindeki suyu, zemzem niyetiyle içmek caiz mi? İçinde kurtçuklar var. İçilir mi? CEVAP Evet. Hayır.
Sual: Kiracı ev sahibinden izinsiz evde değişiklik yapabilir mi? CEVAP Yapamaz. Musluk gibi şeyleri değiştirebilir.
Sual: Maşaallah yazılı altını, erkek çocuğun yastığına veya beşiğine dikmek, üstüne takmak gibi günah olur mu? CEVAP Günah olmaz. Faydalı olur.
Sual: Kadına kürk caiz değilmiş. Kürkümü satmam caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: (Senin içki istihkakını biz alalım, bizim sigara ve çay istihkakımızı da sen al) deniyor. Razı olmam caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Odunlarda kurt var. Yere vurunca , düşmeyen de olabilir. Bu odunları böyle yere vurduktan sonra, yakmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Komşumuz, çıkış kapısının önüne su şişesi koymuş. Görmeden çarpıp kırdım. Ödemem gerekir mi? CEVAP Evet.
Sual: Ahmed, Ali gibi mübarek isim yazılı ayakkabıyı yere basmadan ayağımıza oluyor mu diye giymek caiz mi? CEVAP Hayır. Başka dükkandan bulunabilir.
Sual: Ayakkabıdan Elif ismini kazımadan giymek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bir hayır derneğinde, ekseriyetle alınan karar gereğince, çeşitli yerlere yardım ediyoruz. Oy vermiyenlerin hakkı geçer mi? CEVAP Ekseriyet umumu temsil eder.
Sual: Yönetici aidatı geç ödeyenden % 5 zamlı alabilir. Alsa caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ekmek kırıntılarını, yakmak caiz mi? CEVAP Hayır. Toplayıp denize atılabilir. Kuşlara verilebilir.
Sual: Altından veya gümüşten duvar saati caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Altından başka kravat iğnesi takmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Otobüs altındaki bagajda, paketle mushaf taşımak caiz mi? CEVAP Hayır. Otobüsün üstünde de taşımak mümkün.
Sual: İki katlı otobüsün, birinci katının rafında, mushaf taşınır mı? CEVAP Evet.
Sual: Kiracı, eskiyen banyo kazanını, satıp yerine yenisini alsa, ev sahibine haber vermesi gerekir mi? CEVAP Haber vermek iyi olur.
Sual: Ezan okuyan saatleri kullanmakta mahzur var mıdır? CEVAP Okunurken hürmet etmek şartı ile mahzuru olmaz.
Sual: Fakir iken, çocuğumun altınlarını alıp kullandım. Şimdi zengin oldum. Altınları geri vermem gerekir mi? CEVAP Evet.
Sual: Çocuğun bileziğini, anası taksa, birine ödünç versek caiz mi? CEVAP Evet, evet.
Sual: Tekelden hediye edilen içki yerine, çay almak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Gelin arabasının önüne geçip para almak caiz mi? CEVAP Rıza ile alınırsa haram olmaz.
Sual: Ada tavşanını evde beslemek caiz mi? CEVAP Evet. Serbest yaşamak adeti olan hayvanı evde beslemek caiz olmaz.
Sual: Poliklinik adına, sünnete gidince, ayrıca bana hediye veriyorlar. Bunu harcamam caiz olur mu? Mesai dışında, evlere giderek, iğne vurup aldığım para, benim hakkım mı? CEVAP Evet, evet.
Sual: İzinde olanın vergi iadesini kullanmam caiz mi? CEVAP Hayır. Kasada saklamak, aynen onu vermek gerekir.
Sual: Her tarafı akik yüzük erkeklere caiz mi? CEVAP Hayır. Sadece taşı akik olan gümüş yüzük caizdir.
Sual: İslam harfiyle (firmanın markasını) yazan sabunu kullanmak caiz mi? CEVAP El, yüz yıkanır. Beden ve ayağı yıkarken kazımalı.
Sual: Namaz kılan yoksa, evi kılmayana kiraya vermem caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Taksimetreli taksilere, pazarlıksız binmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Evde akvaryumda süs balığı bulundurmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Evde, karyolanın altına çuvalla un, pirinç koymak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Her hafta bir arkadaşın evinde toplanıyoruz. Evine gittiğimiz arkadaşa şart edilmeden, bir altın hediye ediyoruz. Diğer haftalar da, böyle evine gittiğimize, bir altın hediye ediyoruz. Caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Avcılığa çok hevesli bir zenginim. Etini, derisini fakirlere vermek gayesiyle avcılık yapmam caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: İspirtolu kalemle, dini yazı yazmak caiz mi? CEVAP Caizdir.
Sual: Evi korumak için köpek bulundurmak caiz midir? CEVAP Evet. Fakat köpek eve sokulmaz.
Sual: (Abdest havlumu herkes kullanabilir) dedim. Caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kadının, süs için, burnunu delip altın vs. takması caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Ayı oyuncağı da, bebek oyuncağı gibi caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kolay okunmayan Besmeleyi, duvara asmak uygun mu? CEVAP Uygun değildir. Kolay okunanı asmalıdır!
Sual: Her yeri akik yüzük, sıkıntıyı gidermek için takılır mı? CEVAP İlaç olarak caizdir. Süs için kadına da caiz değildir.
Sual: Komşum, bana hırsız diye iftira etti. Mahkeme, tazminat ödemesini kararlaştırdı. Bu tazminatı almam caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Özel halk otobüsüne, basın kartı ile ücretsiz binmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Kadınlara, cam veya naylon bilezik, kolye caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Altından şekil bulunan rozet caiz mi? CEVAP Şekil canlı resmi değilse, caizdir.
Sual: Evde, canlı hayvan biblosu bulundurmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Gümüş kabı madenlerle kaplatıp kullanmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Gümüş çay tabağı kullanmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Evde süs için küçük çan bulundurmak caiz mi? CEVAP Mubahtır.
Sual: Tutkallı hamurdan, ağaç gibi şekiller yapmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Mesciddeki halıyı, ayakkabıyla girilen yere sermek caiz mi? CEVAP Hayır. Ayakkabı ile girilmeyen eve sermek caiz.
Sual: Erzağın yanındaki, güvercin yumurtalarını atmamız caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Taze balık için, zenginin, olta ile balık tutması caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Bir velinin resmini albümde saklamak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Alkol olduğu için, kolonya koklamak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Mezar taşına Ali oğlu Veli ve miladi tarih yazmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Ziraatçı böcek kolleksiyonu yapabilir mi? CEVAP Evet.
Sual: İnek insülini var iken, daha tesirli domuz insülini caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Lokantada yemek fiatı maktudur. Pazarlıksız yemek yenir mi? CEVAP Evet. Maktu olanlar pazarlıksız alınır.
Sual: Hurma çekirdeğini çöpe atmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Genelev patronu olan anamın mirası bana helal mı? CEVAP Evet. Fakat habistir.
Sual: Saçın dökülmemesi için, erkek başına kına yaksa caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Müslüman kiralık ev ararken, İstanbula geldikçe kendim otururum diye evimi boş tutmam günah mı? CEVAP Evet.
Sual: Bekçinin izniyle H.Bağdadi türbesinden örtü aldım. Caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Çocuğumun parası ile ona bisiklet, ayakkabı almam caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Kardan adam yapmak caiz mi? CEVAP Evet. Çocuğun oyun için bebek ile oynaması caizdir.
Sual: Piyasadaki esansları kullanmak caiz mi? CEVAP Evet. Esans demek alkolsüz demektir.
Sual: Kolonyaya tuz katılmakla alkolü gider mi? CEVAP Tuz koymakla kolonya, kolonya olmaktan çıkmaz.
Sual: Zaruret halinde, gümüş yüzük altınla kaplatılabilir mi? CEVAP Elbette.
Sual: Namaz kitabı ile helaya girilir mi? CEVAP Hayır.
Sual: Resimler, yerde olsa oraya rahmet melekleri girmez mi? CEVAP Girmez.
Sual: Organ ve et nakli caiz mi? CEVAP Şifa kesin ise caizdir.
Sual: Organ naklinde ölüye narkoz vurulsa acı duyar mı? CEVAP Narkozun tesiri geçicidir. Tesiri geçince acı duyar.
Sual: Evdeki ağ yapan örümcekleri öldürmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Resimli gazete olan odaya, rahmet melekleri girer mi? CEVAP Girmez.
Sual: Rahmet meleği girmeyen oda, rahmetten mahrum kalır mı? CEVAP Hayır. Meleklerin faydalarından mahrum kalır.
Sual: Oyuncak bebek açıkta ise, oraya rahmet melekleri girer mi? CEVAP İmam-ı Ebu Yusüfe göre girer.
Sual: Kuduzu önlemek için başıboş köpekleri öldürmek caiz mi? CEVAP Hastalık ihtimali olunca caiz olur.
Sual: Düğüne, davete gidenin, başkasını da götürmesi caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Beyinin rızası yokken, kendi malını veren kadının davetine gidilir mi? CEVAP Evet.
Sual: Oyuncak bebekleri de, diğer resimler gibi örtmek lazım mı? CEVAP Kıble tarafında olanları örtmek farzdır.
Sual: Kelime-i tevhid yazılı takke ile helaya girmek caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Bal yememesi için erkek arıları öldürmek caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Gelen hediye ortak buyuruluyor.Görene vermek gerekir mi? CEVAP Teşvik, ihsan içindir. Mecburiyet yok. Göz hakkı gibi.
Sual: Ölmüş kadının başına kına koymak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Melek girsin diye, okunan gazeteyi kapalı yere mi koymalı? CEVAP Evet.
Sual: Takkeyi pantalonun cebine koymak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Âyet yazılı bozuk kitabı, yakarak veya kıyarak imha caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Cepte altın taşımak sıkıntıya iyi gelir mi? CEVAP Evet.
Sual: İslam harfiyle yazılı yazıyı karaladıktan sonra atmak caiz mi? CEVAP Evet.
Sual: Besmeledeki harfleri çok parçalayıp çöpe atmak caiz mi? CEVAP Hayır.
Sual: Teganninin haram olduğunu biliyoruz ancak mezarlık yanından geçerken çalan teybi kapatmamak halinde (merhuma saygı açısından) işlenen günahın artması mümkün müdür?
CEVAP
Mezarlıkta gülmek uygun olmadığı gibi kaset çalmak da uygun değildir.
Sual: Süs niyeti ile pastaya mum dikmek mahzurlu mudur?
CEVAP
Mum uygun değildir
Sual: Satın alınan hazır elbiseyi, yıkamadan giyip onunla namaz kılmakta mahzur var mıdır?
CEVAPEşyada esas olan temizliktir. Necis olduğu kati olarak bilinmedikçe hepsi temiz kabul edilir. Hatta gayri müslimlerin elbiseleri de temiz kabul edilir. (Hadika)
Sual: İşyerimizin mescidinde imamlık yapıyorum. Cemaat sıcaktan rahatsız olmamak için mescide klima koyduk. Klima ile cemaat oynayınca, arıza olabiliyor. (Görevlilerden başkası klimaya dokunmasın) diye bir yazı yazdık. Cemaatten biri, (Mescide Latin harfiyle yazı yazılmaz) diyerek yazıları söküp atıyor. Orada bulunan takvimi de alıyor. Bu şahsın yaptığı uygun mudur?
CEVAPYazdığınız yazıda mahzur yoktur. Faraza günah olsa bile, idarecilerden başkasının buna müdahale etmeye hakkı yoktur. Herkes, her suçu kendi eliyle düzeltmeye kalkarsa, anarşi çıkar. Hiç kimse, başkalarının işine karışmamalıdır! Camide yanlış bir iş yapılıyorsa, oranın idarecisi kimse, ona bildirilir.
Sual: Platin veya beyaz altın yüzük takmak erkekler için caiz midir?
CEVAP
Beyaz altın da altındır. Erkekler gümüşten başka yüzük takamazlar.
Sual: Çok bileziğim var, takmayı seviyorum. Yabancıların görmesi uygun mu? CEVAP Kadının, yüzük, bilezik gibi zinetlerini yabancılara göstermesi caiz değildir.
Sual: Günlük kullandığımız tıraş fırçalarının domuz kılından yapıldığını duydum, kullanmamız uygun olur mu ?
CEVAP Duymakla hüküm verilmez. Yani fırçaları kullanmakta mahzur yoktur.
Sual: Bana dendi ki: pastanede mallardan sorumlusun. Zarar ederseniz sizden alırım. Kâr ederseniz kârını siz alın. Daha önce zararımızı ödedik. Yapılan kârı alıp yememiz uygun mudur?
CEVAP
Elbette caizdir.
Sual: Ağıza altından diş yaptırılır mı? CEVAP Yaptırılır. Mahzuru olmaz.
Sual: Kurşun döktürmek caiz midir, ne için döktürülür?
CEVAP
Kurşun döktürmek caizdir, nazara iyi gelir.
Sual: Organ bağışı yapmak caiz midir? CEVAP
Organ kan gibi, idrar gibi mal değildir. Mal olmadığı için bağışı yapılmaz, satılmaz. Sadece verilir.
Sual: Çektiğimiz tesbihler bidat değil midir? Tesbihi numaratörle çekmek caiz midir?
CEVAP
Tesbih çekmek sünnettir. Tesbih çekmeye değil de, tesbihin kendisi bidat mı diye soruluyorsa, Peygamber efendimiz zamanında tesbihler, parmakla, çekirdekle, taşla sayarak çekiliyordu. Resûlullah efendimiz, bir kadının tesbîhleri, çekirdeklerle saydığını görmüş, fakat men etmemiştir. Alimler buradan tesbih kullanmanın caiz olduğunu bildirmişlerdir. Hesap makinası ile veya numaratör deline alet ile tesbih çekmekte caizdir. İslam alimleri de bu izne uyarak tesbih hazırlamışlar, tesbih bidat değildir.
Sual: Çocuk olmaması için tedbir almak caiz midir? Mesela prezervatif kullanılabilir mi? CEVAP Evet caizdir.
Sual:Adet olduğu için yeni doğan çocuğa hediye geliyor. Hediye getirenin çocuğu olduğu zamanda hediye götürülüyor. Çocuğa gelen hediyeleri kullanabilir miyiz?
CEVAP
Fakir iseniz kullanabilirsiniz. Zengin iseniz, ödünç alarak kullanabilirsiniz. Yahut bu parayı çocuğun lehine olabilecek yatırımlarda da kullanabilirsiniz. Çünkü siz onun velisisiniz.
Sual: Kâfirden kullanılmış ceket alınca yıkamak lazım mıdır, bunu yıkamadan giyinip namaz kılmak caiz midir? CEVAP
Yıkamak gerekmez.
Sual: Yeni doğmuş bebeğe altın künye takmak haram mıdır?
CEVAPHem lüzumsuz, hem de faydasızdır, caiz de değildir. Fakat Mâşaallah yazılı altını, erkek çocuğun yastığına veya beşiğine dikmek faydalı olur.
Sual: Bir kişi, sahip olduğu para, hisse senedi gibi varlıklarını tam miktarını bilmeden başkasına verebilir mi? Hediye edebilir mi? Yani, filan numaralı banka hesabımda bulunan paramı, filan aracı kurumdaki filan numaralı hesabımdaki hisse senetlerimin tümünü, o andaki kesin miktarlarını bilmeden başka birisine hediye edebilir miyim? CEVAP
Miktarını tam bilseniz bile, senin adına orada kayıtlı olduğu sürece hediye edemezsin. Diyelim ki senin şu bankada şu hesapta paran var. Onu sana hediye ettim demekle onu hediye etmiş olmazsın. Hediye ettiğin ona sahip olması lazım. Mesela onun hesabına havale edip, havale ettiğim parayı sana hediye ettim derseniz o zaman hediye sahih olur. Adam mala sahip olmadan kabzetmeden hediye sahih olmaz. Benim bankadaki param senin olsun demekle hediye olmaz. O paraları ona hediye etmişseniz, o nasıl alacak onları?
Sual: Almanya da içi buğday dolu yastıklar var. Görünümde bir torbayı andırıyor. Mikrodalga ile ısıtılarak kullanılması halinde eklemlere vs. şifalı olduğu iddia ediliyor. Böyle bir yastığı kullanmakta mahzur var mıdır? Yastığın içinde sadece buğday var.
CEVAPBuğday dolu yastıkları yastık olarak kullanmak caizdir, günah değildir.
Sual: Çocuklara oyuncak bebek almak caiz mi?
CEVAP
Oyuncak bebek almak caizdir.
Sual: Bir arkadaşım şafi mezhebinde bulaşık yıkarken ellerin bileklerle beraber bulaşık yıkanan suyun içinde olması gerektiğini dolayısıyla şafi mezhebine göre bulaşık makinası kullanmanın caiz olmadığını söyledi.
CEVAP Ne kadar yanlış... Bir zamanlar da çamaşır makinesine de öyle diyorlardı. Bulaşık makinesi de, çamaşır makinesi de şafii mezhebinde de caizdir.
Sual: Üzerinde Allah yazılı tesbihler satılıyor bunlar caiz midir? CEVAP Caizdir, fakat bunları yere atmak caiz değildir.
Sual: Bir kişinin haram para yediğini biliyorsam mesela faiz yiyen birinin çocuğuna kurs versem ondan alacağım paranın sakıncası var mı? CEVAP Hayır, siz emeğinizin karşılığını alıyorsunuz. Bir doktor sormuştu, genel kadınını muayene etmiş, kadının verdiği para bana da haram mı diye sormuştu. Hayır haram değil dedim. Bakkalınki de öyle. Neler gelip gidiyor oraya.
Sual: Bir ay kadar önce garajımızdan bir teyp çalındı. 10 gün kadar da önce de çalınandan daha basit (ucuz-kullanılmış) bir teyp bırakıldı. Şu an elimizdeki teybi ne yapmalıyız?
CEVAPBir fakire vermeniz gerekir.
Sual: Ankara da öğrenci bileti 200bin TL. kartla otobüse biniyoruz. (akıllı kart gibi bir şey) bazen kartı olmayan insanlar kendileri içinde bilet basmamızı istiyorlar ve bozuk paraları olmadığı için mesela 250bin TL veriyorlar. Ama biz 200bin liralık bilet atmış oluyoruz. Acaba bu durumdaki 50bin lirayı harcamamız helal mıdır? CEVAP 500 bin de verseler harcamakta mahzur yoktur. Fazlası hediye olur
Sual: 1-Nazar değmemesi için nazar boncuğu ve iğde dalı takmak doğru mudur?
CEVAPEvet öyle şeyler caizdir.
2-Genelde dilencilere para vermem. Bu yaptığım yanlış mı vermek gerekir mi?
CEVAP Yaptığınız doğru. Muhtaçlara vermeli.
Sual: Evde bir vakfa verilmek üzere sadaka kutusu bir cins kumbara koydum. Buraya zaman zaman para koyuyorum. Belli zamanlarda da biriken paraları alıp vakfa ulaştırıyoruz. Paraya ihtiyacımız olduğunda bu paradan ödünç alarak kullanabilir miyiz?
CEVAPVakfa vermediğiniz müddetçe para sizindir, istediğiniz gibi alıp harcayabilirsiniz.
Sual: Almanya'da resmi kurumlar, bazı yerlerde tabutsuz gömme izni vermiyor. Ölülerimizi tabutla gömmenin mahzuru var mı? CEVAP Toprak nemli ise, erkeği tabut ile koymak câiz olur. Toprak kuru ve sağlam ise, erkeği tabut ile gömmek mekruh olur. Tabut ile gömünce tabut içine biraz toprak konur. Kadınları, her zaman tabut ile gömmek efdaldir. Tabutsuz gömme izni verilmeyince, erkeği de tabutla gömmek mekruh olmaz.
Sual:1-Altın ve gümüş muhafaza içinde kibrit kutusundan küçük mushaflar satılıyor. Bunları kolye gibi kullanmakta mahzur var mıdır?
CEVAP Kur'an-ı kerimi okunamayacak kadar küçük yazmak, ona hakâret olur. Böyle mushafları almak, taşımak, altın mahfaza içinde boyuna takmak, faydasız ve çok günahtır.
2-Küçük kolye şeklinde yazılmış ayetel kürsiyi boyuna asmak ve onunla tuvalete gitmek caiz mi?
CEVAPOkunamayacak kadar küçükse caiz değildir. Abdestsiz harflere değmek de caiz olmaz. Tuvalete gidince bluzun içine koymalıdır.
Sual: Müslüman üstünde ne gibi duaları ve ne şekilde taşımasını tavsiye edersiniz?
CEVAPAyat-ı hırzı taşımalıdır.
Sual: Tam İlmihalden okuduğumuza göre kurşun dökmek caiz. Ama döken kişiye, döktüğü kişinin nazarının ağırlığı geçer mi? Ve nasıl dökülür? Neler okunur?
CEVAPGenelde geçmez. Bazen geçen de oluyor. Kurşun eritilir, bir leğene su konur, suyun içine dökülür. Su da nazar değen kimsenin üstüne tutulur, baş kısmına tutulur. Uygun şekilde tutulur. Dökerken kuleuzüleri okumak iyi olur.
Sual: Eve Ayet-el Kürsi, Fatiha-i Şerif, Yasin-i Şerif, Ayet-i Kerime yazılı bulunan levhaları asmak uygun olur mu? CEVAP
Uygundur.
Sual: Bazı arkadaşlarımızın boyunlarında üzerinde Arapça Allah lafzı ya da Ayet-el Kürsi yazan kolyeler var. Bunlarla tuvalete girilmesi caiz midir?
CEVAP Üstü örtülü olursa caiz olur. Eğer ayetel kürsi çok küçük yazılmışsa, yazılması ve taşınması caiz olmaz.
Sual: Zeka yarışmasında ödül kazanılırsa caiz olur mu?
CEVAP Caiz olur.
Sual: 1-Bebeğe muska olarak ayet-il hırz takmakta mahzur olur mu?
CEVAP Ayat-il hırz, yani koruyucu, muhafaza edici ayetler takmak çok iyi olur.
2-Altın maşaallah yazan nazarlık takmakta mahzur olur mu (erkek bebek)?
CEVAP Mâşaallah yazılı altını, erkek çocuğun yastığına veya beşiğine dikmek takmak çok iyi olur. Nazarlık olduğu için üstüne de takmak caizdir.
3-Böyle bir malzeme takılı iken bebek yerde bulunsa, aşağıda yer almasında mahzur olur mu?
CEVAP Mahzuru olmaz.
Sual: Bazen; Allah sıkıntı vermesin, Allah şaşırtmasın, Allah kalbimizi çevirmesin, Allah kolaylık versin, gibi sözleri dua niyetiyle, söylüyoruz. Söylerken aklımızdan Allahü teala işlerimizi kolay eylesin niyetiyle söylüyoruz, ama bu şekilde dua etmiş oluyoruz.Böyle söylemekte mahzur var mıdır?
CEVAP Mahzuru yoktur.
Sual: Kehribar veya gümüş tesbih kullanmak câiz midir? CEVAP Evet câizdir.
Sual: Mâşâallah yazılı altını, erkek çocuğun üstüne takmak günâh olur mu? CEVAP Günâh olmaz. Faydalı olur.
|